Mustafa Karaalioğlu
Seçim kampanyalarından akılda kalan, insanların hayatlarını iyileştiren veya iyileştirecek ekonomik vaatlerdir. Özellikle dar gelirli kesimlerin, emeklilerin, işçilerin, ücretlilerin maaş ve haklarındaki gelişmeler yahut da orta sınıfın vaziyetini koruma umudu işe yarar. Genel olarak da bir iktidar bu sınıfların ekonomik konumlarını ayakta tuttuğu müddetçe destek görmeye devam eder. Sadece ideolojik güç veya siyasal kimlik aidiyeti “yüksek destekli” iktidar gücü elde etmeye yetmez.
***
AK Parti’nin ve Erdoğan’ın başarısı öncelikle bu alanlardaki üstünlüğünden gelmektedir. Tek başarı mı, değil tabii... Eş zamanlı olarak demokratik hayatın gelişmesi, temel hak ve özgürlüklerin zenginleşmesini de sağlamışlardı. AK Parti’yi farklı kılan ve bizzat Erdoğan’ı sıradışı bir lider konumuna yükselten şey esasen ekonomik olduğu kadar demokratik başarı öyküsünü temsil etmesidir. Üst başlık olarak vesayetle mücadele olarak tarif edebileceğimiz bir kavgadan üstün çıkmış olması şüphesiz en bariz özelliği olmuştur. Demokrasinin gelişmesi ve hukuk sisteminin geçmişe nisbetle öngörülebilir olması istikrarı ve tabiatıyla da ekonomideki gelişmeyi temin etmiştir. Karın doyuran demokrasi, diyebileceğimiz sürecin kısa özeti budur.
Bir süredir demokraside ve hukuk sisteminde yaşanan sorunlar ile temel hak ve özgürlüklerde geri gidiş olmasına rağmen özellikle düşük gelirli sınıfların ekonomisinde hissedilir sorunlar olmaması iktidarın gücünü diri tutmasını sağlamaya yetiyor. Demokratik reformların yerine de 15 Temmuz direnişi ve sonraki dönemde mücadele ikame olmuş durumdadır. Sonuçta milyonlarca insan 15 Temmuz’u önlemek gibi övünülecek bir çabanın parçası olmuşlardır.
Yine de iktidar icraat ve vaatleriyle insanların gelirlerini artırma konusunda geçmişiyle çelişecek kadar hayli cömert davranıyor. Muhalefet de kazandığı takdirde daha fazlasını vermek konusunda oldukça istekli bir kampanya yürütüyor.
Seçim ve sandık gündelik hayatın gerçeğine saygı göstermek demek. Ve vaat yarışı yarış bir kez başladı mi durdurmak imkansızdır. Bugün olduğu gibi…
Yarış ekonomide olsa da demokrasinin ve reformların değerini hiçbir şey düşüremez. Nitekim, hem Erdoğan hem re rakipleri daha şimdiden OHAL’in sonunu getirdi bile… Oysa ülkenin sorunları listesinin ilk 10’unda böyle bir talebin adı bile geçmiyor! Geçmiyor ama herkes biliyor ki demokrasinin eksik olduğu bir Türkiye tablosu esasen ekonominin ve bütün o vaatlerin de eksikliği ve sürdürülemezliği demektir. Ekonominin bugün üzerinde durduğu yapı da demokrasinin yıllar içinde birikmiş kazanımlarıdır neticede…
***
Asgari ücretten emekli ikramiyesine, imar affından maaş katsayısına kadar her alanda iyileştirme adımları veya vaatleri seçim gerçeği olabilir ama demokrasiyi geliştirmek seçimli- seçimsiz bütün zamanların değişmez gerçeğidir.
Meydanlarda demokrasi yarışı olmamasına, vaatlerin bu alanda yarışmamasına aldanmayın… Tercihleri küçümsenen seçmenin bir gözü de hep daha fazla özgürlük ve daha çok demokrasidedir.
Demokrasinin eksik olduğu hiçbir sürecin kalitesi ve huzuru olamaz. Kim kazanırsa kazansın 25 Haziran sabahından itibaren acilen restore edilmesi gereken bir numaralı saha da burasıdır. Ki, ekonomi ve sosyal problemler hal yoluna konulabilsin.
Hafta sonu yapılacak seçimler ekonomi ve demokrasi ünitelerinin gücünü göstermek bakımından gerçekten “tarihi” bir öneme sahiptir.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025