Mustafa Karaalioğlu
Neredeyse seçimle ilgisiz bir günümüz geçmiyor ama en nihayet resmi takvim işlemeye başladığı için gerçek seçim sürecine girdik demektir. 31 Mart mahalli seçimleri atmosferi bugünden sonra daha da hareketlenecektir. Kampanya, mitingi ve propaganda faaliyeti bilindik temposuyla arz-ı endam edecektir. Ki, mesele de zaten bu bilindik tempo… Eğer bu kez de meydanlarda, ekranlarda ve gazetelerde yine gergin, çatışmacı ve ayrıştırıcı bir dil galip gelecekse alışkanlığımız değişmemiş olacak ve canımız sıkılmaya devem edecek demektir.
Demokratik usüllere uygun bir kampanya ve atmosfer ancak yerel seçimle genel seçimi ayırabilmekle mümkündür. Her ikisinde aynı dilin hakimiyeti olması, bu ayırımın yapılamadığını gösterir.
Yerel seçim; belediye başkanları ve belediye meclisi üyelerini seçmek kararıdır ve tabiatıyla yerel hizmette yarışın adıdır.
İyi ve modern şehirleşme…
Kültürel ve çevresel hizmetlerin kalitesi..
Şehir estetiği… Bilhassa kaçak yapılara izin verilmemesi ve kanunlara uyanla uymayan arasında eşitsizliğe yol açan fırsatçılığın önlenmesi…
Temizlik ve benzeri hizmetlerin aksamadan temini…
Kamu kaynaklarının verimli kullanımı ve bilhassa yolsuzluk ve usulsüzlük yapılmaması…
Şehirde farklı etnik, siyasi ve ideolojik kimliğe sahip insanlara ayırım uygulanmaması…
İlçe ve şehirlerin bölge içinde ve ülke içinde rekabet edebilir şekilde yönetilmeleri… Yani cazibelerinin artırılması…
* * *
Yerel yönetimler için bütün bu kalemler ve yerine göre diğer hizmet unsurları ana kriterlerdir. Tayin edici olan, belediye başkanının becerisi, kaabiliyeti ve vizyonudur. Adaylar serbestçe yarıştıktan ve halkın tercihiyle seçildikten sonra koltuğa oturanın kimliğine bağlı olarak ne ilçe, ne vilayet ne de ülke tehlikeye girer. Aksine hizmette rekabet etmek, daha kaliteli ve modern projelerle yarışmak kazanan kim olursa olsun güvenlik kaygısı azaltır.
Bugüne kadar söylenen söylendi tamam ama şimdiden sonra 31 Mart’ın bu kalite yarışının seçimi olması ülkeye kazandırır. Demokrasiye katkı sağlar ve en önemlisi de epeyidir kaybedilen huzuru geri getirir. Siyasetin merkezindeki keskin dilin aksine, yerelde gerilimden arınmış bir rekabet büyük ve iddialı laflardan daha çok fayda sağlar. Türkiye gibi, merkezden taşraya, yukarıdan aşağıya ileri düzeyde politik bir toplum için yerelde hizmet kalitesini oylayabilmek aynı zamanda bir fırsattır. Böyle bir baskı, hem iktidar adaylarını disipline eder hem de muhalefet adaylarını daha iyi oymaya zorlar.
Dil, üslup ve projelerle hep birlikte seçim demokrasinin kalitesinin göstergesidir. Yerelde sahici bir demokratik yarışın ülke için hayati öneme sahip olduğunu akıldan çıkarmayalım. Bu yoldan yürümek mümkünken, hamaset ve millete şirin görünerek kolaya kaçmak, hep birlikte siyasetin seviyesini düşürmekten başka işe yaramayacaktır.
Siyasi kalite için iyimser olabilmek zor ama temenniden zarar gelmez. Yerel seçimin yerelle akalasını güçlendirmek zorundayız.
Daha sakin ve daha çok hizmet odaklı bir rekabetin yaşadığımız şehirlere ve ülkeye kazandıracaklarını düşününce temenninin ötesine de geçmek gerekir. Siyaset kendisini bu yarışa motive edemiyorsa seçmen neden zorlamasın?
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025