Mustafa PAÇAL
Son günlerde KCK operasyonları üzerinden yapılan tartışılmalarda aslında kısaca bu soru sorulmak isteniyor.
Kimden yanasın?
Söyle devletten ya da hükümetten yana mı? yoksa PKK’dan yanamısın?
Aşağı tükürsen sakal,yukarı tükürsen bıyık misali bir şey bu…
Benim bu soruya cevap vermemin ne kadar önemi var bilmiyorum.
Ama bu konu üzerinden yapılan tartışmalar beni irite ettiği için bu konuda bir şeyler söylemek gereğini duydum.
Önce süreçle ilgili bir “açılım” yapmak istiyorum.
Küyerel’de son çıkan yazımda mealen Devlet-Öcalan görüşmelerinde ortaya çıkan “çözüme yönelik iyimser hava” ile seçim sonrası kurulan hükümetin açıklanan “umut var” programı ve Kıbrıs sorununda tarafların yıl sonuna kadar “çözüm için” bir araya geliyor olmasını puzzle’ın parçaları gibi bir araya getirdiğimde, gerek yeni anayasa ve Kürt sorunu ve gerekse de tıkanmış olan Türkiye-AB üyelik ilişkilerinin normalleşmesine önemli katkılar sağlayacağını yazmıştım.
Ay yazmaz olaydım.
Hemen bunun arkasında Silvan’la başlayan,Çukurca ile devam eden PKK saldırıları geldi.
Ve oluşan ılık siyasi iklim gitti ve yerine kış kıyamet boran bir hava geldi veya getirildi.
Aslında ne oluyor? Sorusu bu gelişmelerden sonra uzun,uzun tartışıldı yazıldı ve çizildi.
Evet aslında ne oluyordu,ve hala neler oluyordu?
Benim kafamdaki soru şu idi?
Devlet-Öcalan görüşmelerinde çözüm için tarihi bir etap geçilmişken ve yeni anayasa ve demokratikleşme sürecinde çok önemli bir toplumsal fırsat yakalamışken ve buna bağlı AB üyelik sürecinde tıkanıkların aşılması gibi çoklu siyasi momentin zemini belirgin hale gelmişken bu sürecin sabote edilmesini kim veya kimler istemiş olabilirdi?
Bu gelişmelere bu soruyu sorarak baktığımda ben PKK’yı sorumlu görüyorum.
Çünkü anormalleşmenin şimdiki devlet aklına ve çıkarına ve hükümete hiçbir ideolojik ve siyasi yararı olamaz diye düşünüyorum.
Neden öyle düşünüyorum şunun için öyle düşünüyorum.
Türkiye gerek bölgesel ve gerekse küresel düzeyde pek çok sofistike sorun yumağının olduğu bir dönemden geçiyor.
Türkiye, küresel ekonomik durgunluğun ve AB ekonomileri içinde özellikle euro bölgesi (17 ülke) içinde baş gösteren krizlerin ekonomisi üzerine yapacağı olumsuz etkiler varken,diğer yandan Arap baharının bölgesel etkilerinin yanı sıra Suriye’de Esat rejiminin sallanıyor olması yetmiyormuş gibi İran karşı nükleer silahlanma gerekçesiyle askeri müdahale dahil her türlü seçeneğin BM,ABD ve AB’nin masasında olması ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin bu gündeme hiç uymayan boyutlara varması gibi nedenlerle devlet aklı ve hükümet,içerde güçlü olmak için daha istikrarlı bir siyasi,ekonomik bir suhulet ortamı olmasını ister diye düşünüyorum.
PKK aklı ve KCK’da Ortadoğu da kartlar yeniden dağıtılıyor diye, ben daha “ucuz” sonuçları olacak pazarlıklara girerek olası bu gelişmeler sonucunda daha “pahalı” avantajları kaybedebilirim diye düşünüyor olabilir ve bunun yanı sıra her ne kadar Öcalan ile yapılan görüşmelerde Kürt sorunu için olumlu adımlara atılmış olsa da bunun Öcalan’nın “özel” koşullarını iyileştirmek adına verdiği kimi tavizler olarak görebilir.Ayrıca PKK liderleri kendi özgün koşullarının iyileştirilmesi bakımından gelinen noktanın yeterli olmadığını söyleyebilir.
Devlet veya hükümet ile PKK’nın bu gerekçelerden hareket etmiş olabilmesi her ikisinin de konumu itibarı ile böyle düşündüğü söylenebilir.
Ancak benim farklı gördüğüm nokta şu; Kürt sorununun çözüm sürecinde tüm zamanlarda “ilk kez” devlet ve hükümet tarafının diyalog ve işbirliği açısından “PKK’ya göre” daha hazır ve daha olumlu noktaya geldiğini görüyorum.
Bu fırsatın sadece Kürt sorununun çözümünde değil,yeni anayasa ve genel demokratikleşme ile sosyo-ekonomik gelişme sürecine yapacağı katkıları olacağını ayrıca düşünüyorum.
Bu nedenle PKK liderlerinin niyeti Kürt sorunun çözümü ise bu fırsatı yaptıkları son saldırılar ile feda etmemeleri gerekiyordu.
Ancak böyle yapmadılar ve süreci sabote etmeyi tercih ettiler.
Peki bunun Kürtler dahil kime ne yararı oldu. Bu toz duman ortamından işe yarayacak ne çıkar? Hayatını baharında kaybeden gençler çıkar yani acı ve hüzün çıkar.Kırk yıldan bu yana olduğu gibi yetmedi mi insaf ya!!!
Bence bundan başka bir şey daha çıkar PKK Kürt sorununun çözümünü gerçekten istiyor mu diye başka ancak anlamlı bir soru daha ortaya çıkar.
Bence olan bitenlere baktığımda PKK sorunun çözümünü “sanki” istemiyor.Çünkü bunun siyasi sonuçlarının kendisinden çok Ak Partiye yarayacağından çekiniyor.Belki başka bilmediğimiz meşru olmayan nedenleri de olabilir.
Bence doğru düşünmüyorlar.
Çünkü Kürt sorununun çözümünde PKK yapıcı bir rol oynarsa bunun siyasi karşılığını hem bölgede ve ulusal düzeyde fazlasıyla alır diye düşünüyorum.
Gelelim şimdi benim bu tartışmada kimden yana olduğum meselesine… Ben peşinen söyleyeyim ne Devlet veya hükümetten ve/veya nede PKK’dan yana olanlardan değilim.
Ben tüm insanların özgürlüğü,mutluluğu ve iyi ve sağlıklı yaşamasından yanayım.Ben bu gerçeklere kimin olumlu katkısı varsa onun yaptıklarına bakarım.
Dava konusu ne olursa olsun ister Ergenekon davası ister KCK davası olsun ben devletin veya hükümetin ve de yargının insan hak ve özgürlükleri açısından hukuk devletine göre mi davrandığına bakarım.
Ergenekon davası da olsa KCK davası da olsa insanların adil yargılanma haklarına uygun davranılıp,davranılmadığına bakarım.
TMK ve TCK 301.madde uygulamalarının insan hakları ve özgürlüğüne aykırı olduğunu söylerim.
Kürtlerin ve topraklar üzerinde yaşayan her insanın kendi inancı ve düşüncesi ile kendi etnik kimliği ve ana dilinde eğitim hakkı ile özgürce yaşamasını isterim.
Herkesin insan olmasından dolayı kazandığı tüm evrensel haklarının eksiksiz yerine getirilmesini isterim.
Yani üçüncü gözle bakıyorum olaylara bu gözün adı sivil bakış açısıdır.
Yani angajmanı olmayan bir gözle olaylara bakmaya çalışıyorum.
Şimdi öneri anlamında düşüncelerimi şöyle özetlemek istiyorum.
PKK liderleri için çözüm fırsatı hala kaçmadı.
Kürt sorunun çözümü için özgürlükçü demokratik sürece katkı vermek için diyalog ve işbirliği fırsatı hala masada duruyor.
Bunun için PKK sivil siyasi meşru alandaözgürlük ve demokrasi mücadelesi vermek koşulu ile silahlara veda etmeli,evlerine yurtlarına dönmeliler bunu özgürlük ve demokrasi mücadelesine katılmak için yapmalılar diye düşünmekteyim.
PKK’nın mevcut durumunu sürdürmesinin ne bölgesel ne de küresel karşılığı kalmadığını görüyor olması lazım.Artık günümüz dünyasında sorunlar siyasi,sosyal mücadele ve müzakere ile çözülüyor. (Bkz; ETA ve IRA örneğine)
Bu söylediklerim bilmem kaçıncı baskı, söylenen konular yani kısacası artık silah elde siyasetle yapılmıyor artık sonuç vermiyor.
Ne askeri darbelerin,ne işkence ve ne faili meçhul cinayetlerin sonuç vermediği gibi…
Tüm bu objektif değerlendirmeler içinde BDP siyaset kurumu ve parlamento içinde kalarak yeni anayasa ve özgürlükçü demokrasi mücadelesine katkı vermelidir.
Yetmez KCK ve PKK’ya karşı silahsız,şiddetsiz siyasetin yanında olduğunu tavizsiz savunmalıdır.Hatta Kongre Partisi girişimi paydaşlarıyla birlikte bunu yapmalıdır diye düşünmekteyim.
Son olarak devlete her zaman karşı olmak lazım ve devlet her zaman yanlış yapar saplantısının yaratacağı siyasi körlüğün tedavide optik karşılığı yok diye düşünüyorum.
Olaylara birde üçüncü gözle bakmayı tavsiye ediyorum.
Dostça kalın
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020