Namık ÇINAR
Atak gazeteci Mehmet Baransu, bu defa, zenginliklerini hangi usullerle edindikleri bir gün olsun sorgulanamamış doymak nedir bilmeyen İstanbul dukalıklarının dünyasındaki bir bombanın pimini çekerek, gene yaptı yapacağını.
Yatırımları, daha ziyade mutfak tüpü olarak da bilinen LPG piyasasında yoğunlaşan Demirören’lerin,Arşimidis şirketinin malvarlığını cinayete kadar varan polisiyelik yöntemlerle nasıl ele geçirdiklerinin hikâyesini cesaretle haber yapınca; beni de tam kırk yıl öncesinin artık iyiden iyiye küllenmiş hatıralarına götürüverdi birden:
12 Mart faşizminde teğmenken, komünizm propagandası yapmakla suçlanarak atıldığım orduya, yargı yoluyla tekrar döndüğümdeki zaman aralığına rastlayan o berbat iki seneyi, İzmit Yarımca’da bir LPG dolum tesisinde çalışarak geçirmiştim.
İstanbul Sıkıyönetim Komutanı işkenceci Faik Türün’ün, benim gibi anarşistlerin(!) işe alınmalarını özel sektöre bile yasakladığı bir dönemde, memleketlim olan rahmetli Orhan Öztrak’ın torpiliyle ve Türk Petrol Madeni Yağlar Şirketi’nin patronu rahmetli Ahmet Aydın Bolak’ın da beni ancak sota bir noktaya göndermesi sayesinde iş bulabilmiştim.
Çalıştığım şirketin ne bir dolum tesisi vardı, ne de sevkiyat yapacağı tankerleri.
Bütün diğer firmaların da yaptığı gibi Ankara’nın siyasal mahfillerinden kopartılmış imtiyazlarla, artık yüz bin ton mu olur, beş yüz bin ton mu olur, Allah ne verdiyse, Petkim ve İpraş’tan kendisine tahsis edilmiş kapasitedeki LPG’yi, o rafinerilerin etrafına doluşmuş anlaşmalısı olduğu irili ufaklı mutfak tüpü dolum tesislerine üleştirerek sevk ettiriyor, Anadolu kent ve kasabalarından gelen kendi bayi kamyonlarına oralarda dolum yaptırıyor; ben de bu ilişkileri gözetip, girenin çıkanın muhasebesini tutuyordum.
O yüzden, firmam adına kapısından geçmediğim dolum tesisi yok gibiydi.
Ekonominin enflasyonist politikalarla götürüldüğü o günlerde, sık sık petrol ürünlerine de zam yapılır; dönemin devletçi anlayışları gereği satışlar durdurularak, maliyecilerin gelip stok tesbiti yapmaları beklenirdi.
Daha doğrusu, devreye rüşvet müessesesi girer, var olan stoklar tam manasıyla gösterilmezdi.
Para sadece burada işe yaramaz; firmaların İpraş ya da Petkim’den, tankerlerle yahut boru hatlarıyla mal çekmeleri esnasında, vananın başında duranın avucuna bir miktar sıkıştırıldığında, sayacın da sıkışmasına yol açan bir özelliğe ve güzelliğe de sebep olurdu.
O devasa tesisler, hani gece gündüz durmadan yanan upuzun bacaları vardır ya, depolanamayan üretim fazlaları zaten oralara aktarılıp yakıldığından olmalı; fiyatlar düşmesin diyerek patlıcanların Haliç’e döküldüğü, sanki biraz bir zamanların Unkapanı Hali’ni de andırmaktaydılar.
Ama bu alandaki ticareti cazip kılan, böyle sıradan şeyler değildi.
Asıl tatlı kârlar başka noktalardaydı.
Piyasada daha ziyade 12 kg. olanları kullanılan bu mutfak tüplerine, her sefer 12 kg. parası ödenmekte; ama gene her sefer, ne yazık ki sadece 10 kg.’ı kullanılmaktadır.
İç basınçla dış basınç eşitlenince artık dışarıya çıkamaz olduğundan, bitti zannıyla iade ettiğimiz o tüplerin içinde, dolum tesisine kıyak geçtiğimiz hâlen iki kg. kadar daha LPG vardır.
Bu düzen yarım yüzyıldır böyle işlemiş, tüpleri kullanılan mutfak gazı markalarına her defasında 12 kg. parası ödenip, gazın ise ancak 10 kg.’ı tüketilebilmiştir.
Son elli sene zarfında bu sektörde çalışan ne kadar firma varsa, haksız kazanç sağlamışlar; Karun kadar zengin olmuşlardır.
Bizim firmanın dolum tesisi ve LPG depolama üniteleri olmadığından, kendi müşterilerinden güya boş olarak dönen tüplerdeki tatlı kazançları anlaşmalı firmalar gövdeye indirmekte; meselâ giriş çıkış kayıtlarına göre kâğıt üzerinde stokta malımız kalmadığı görüldüğü hâlde, dolum yaptırdığımız tesisin silindirik ya da küre şeklindeki o devasa tanklarında, tüp başına iki kg. hesabıyla fiili olarak akıl almaz bir “artık” birikmekteydi.
Durumu kavrayıp, hemen Aydın Bey merhuma ilettiğimde gülümsemiş, “Bizim LPG’mizi boşuna mı stoklayıp, dolumda kahrımızı çekiyorlar? Bal tutanlar, kendi tesisimiz yapılana kadar parmaklarını yalayacaklardır” diyerek sükûnet tavsiye etmişti.
Nitekim ben orduya dönerken, onların tesisi de açılmak üzereydi.
İşte Demirören’lerin ve başkalarının da, sanayiciymiş gibi geçindikleri bir alan olarak bu LPG sektörü, yarım yüzyıllık vurgun ve soygun düzeni demektir.
Esasen buna sanayi de denemez.
Hani bir vakitler sokak başlarında çakmak gazı dolduran tezgâhlar vardı ya, bilesiniz ki bunlar onların alabildiğine irisidirler; o kadar!
Netice olarak diyeceğim odur ki, Orta Doğu’ya münhasır, klân düzeyinde kalmışlığın ürettiği anakronik problemlerden ve o düzeyin yansıttığı çağdışı inanç kavgalarından başımızı kaldırıp da, toplumsal hayatı inşa eden gerçek sorunlara gelemeyişimizin aymazlıklarından, korkarım kurtulamayacağız bu gidişle.
Çünkü baksanıza, bunlarla ilgilenmiyor hiç kimse.
Bu yazının bile, şüpheliyim reytingi olacağından.
http://www.taraf.com.tr/namik-cinar/makale-icinde-demiroren-lerin-de-oldugu-tupgaz-piyasasi.htm
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016