Namık ÇINAR
Bundan bir süre önce, biliyorsunuz bizim gazetede bir deprem olmuştu.
Başta Markar Esayan olmak üzere, yazarların büyük bir bölümü köşelerini terk etmişlerdi.
Geride kalan biz birkaç kişi de, olmadık tarzda suçlanarak, okuyucuların indinde karalanmıştık.
Markar Esayan o esnada Taraf’ın yayın koordinatörüydü. Genel Yayın Yönetmeni Oral Çalışlargörünse de, Âkil Adamlar’dan olduğu için Anadolu’da dolaşıyor, gazeteyi aslında Esayan çıkarıyordu.
Onu herkes vakur ve mazbut bilir.
Belki de öyledir.
Ama benim için değil!
Bir gün, kafaya takmış bir vaziyette kendisini arayarak, “Neden meselâ kendi yazılarını ön sayfada hiç sektirmeden anons ediyorsun da, aynı şeyi bana gelince yapmıyorsun” diye soracak oldumdu da, “Bir de sana hesap mı vereceğim” diyerek telefonu pat diye yüzüme kapatmıştı.
Meğer mutfaktakiler, makalelerinin vitrininde göründükleri gibi öyle demokrat memokrat olmazlar, gazeteyi babalarının çiftliği gibi yöneterek çıkarırlarmış; adap ve teamül o yönde imiş, bunu da böylece öğrenmiştim.
Ben bu yazıyı, Esayan’ın internet ortamında dolaşan ve bir hayli de saflaşmaya yol açan, “Gezi”ye dair bir makalesi nedeniyle kaleme alıyorum.
Bir kere yazısına, Atatürk’ün malum nutkuna ironik bir göndermeyle “Ey Gezi gençliği!.. birinci vazifen...” diye başlayarak, o çocukları daha lâfın başındayken, eski düzenin unsurlarıymışlar gibi göstermekten çekinmemişti.
Böylece, “sana haksızlık yapılıyor, ama bunu kafana takma, bu işler hep böyledir” diyerek, haksızlığa ilk adımı önce kendisi atmıştı.
Yazısındaki hâkim vurgu, gençlerin nasıl ulusalcı bir tuzağın içine çekildikleri olup; amacı da onlarıErdoğan’ı desteklemeye çağırmaktı.
“Gezi olaylarında ölen insan sayısının on bin katı, yani kırk bin kişinin hayatını kaybettiği PKK sorunu”nun büyüklüğü karşısında dört kişinin ölmesini, âdetâ devreye soktuğu kerrat cetvelinden giderek esamisi okunmaya değmeyecek miktardaymış gibi duyumsatacağı bir üslupla anlatıyordu.
Kürt meselesinde “En ciddi açılımı bu hükümet yaptı. İlk aşama tamamlandı ve PKK’nın silahlı güçleri sınırlarımızı terk etti” diyerek, olmayan şeyleri ne kadar da kolay olmuş gibi gösterebiliyordu.
Oysa Başbakan’ın Âkiller’le yaptığı dünkü toplantıda “PKK’nın henüz yüzde on beşinin çekildiğini” söylemesiyle, daha yazısının mürekkebi bile kurumadan, Allahtan doğru söylemediği ortaya çıkacaktı.
Yeri gelmişken, Erdoğan’ın, onun yandaşı yazarların ve tabii ki işine öyle geldiği için de Kandil’in, bu geri çekilme safhasını hem anlayamadıklarını hem de akıl almaz abartarak kamuoyunu yanılttıklarını bir kez daha yinelemeliyim.
İlkin anımsatalım ki, geri çekilme, giderek eksilmeye ve o nedenle de zafiyete yol açacak bir harekât olduğundan, hızla icra edilmesi gereken bir muharebe şeklidir. Sallanmaya hiç gelmez.
Bin beş yüz kadar adam, sanki üniformaları, harp silah ve araçları ve ağırlıkları olan düzenli birliklermiş de, Anadolu coğrafyası boyunca yaya olarak intikal ediyorlarmış gibi bir izlenim verilmektedir.
Genelkurmay Başkanlığı’nın çeşitli kereler, “biz çekilen hiç kimseye rastlamadık” demesi boşuna değildir.
PKK’lı unsurların birerli ikişerli gruplar hâlinde, bir yerden bir başka yere normal insanlar gibi otobüslere binip gitmelerinin ne gibi bir engeli vardır?
Yeniden konumuza dönersek...
Esayan gençlere, “ikinci aşama olan demokratikleşme ve özgürleşme dönemi başlamak üzere”.
“Ama”, diyordu, “sizin yaptığınız şu Gezi olayları çözüm sürecinin altını oyma potansiyelinde”.
“Gezi rüzgârını arkasına alıp, onu bu hükümeti yıkma payandasına dönüştürenler, daha ileri bir demokrasi mi kuracaklar zannediyorsunuz?” diyerek, onları, yerine gelecek zihniyetin o eski derin devlet olacağıyla korkutmaktaydı.
Ve hemen, “Acıları kaşımak yerine, hükümetin atacağı adımları desteklemez gerekmez mi?”yi gediğine yerleştirmekten de geri durmuyordu.
Erdoğan’ın reformculuğundan çok emindir. Sanki Ay’dan gelmiş de gelişmelerden bîhabermiş gibi sorgulamaya gerek dahi duymadan, hâlâ “yiğidin hakkını yiğide vermekten” dem vurmaktadır.
Tek seçenek Erdoğan’dır.
Daha doğrusu, Mustafa Kemal ve ardılları, tek parti dönemi vs. sanki bugün ha geldi, ha gelecek gibidirler de, “Erdoğan’ı benzettikleri Hitler’e daha çok uymaktadırlar”.
O yüzden, hangisi Hitler’e daha az benziyorsa, tercihin ondan yana kullanılmasını tavsiye ediyor.
Meselâ, “Başörtülü bir kadının hâlâ kamuda çalışamaması beni kahrediyor” diyor, ama “Erdoğan’ın elini tutan mı var”, kendisine sormuyor.
“Bir başörtülü, bir Atatürkçü, bir solcu, bir Alevi, bir Ermeni, hepsiyle eşitiz. Kimseye tepeden bakmıyoruz.”
“Biz” dediği kim, bilmiyorum.
Ama heterojen diye küçümsediği Gezi’deki o gençler, bunu zaten fiilen sergilememişler miydi?
Erdoğan’ın medyayı bir bir ele geçirme oyununu her kuşun eti yenmez diyerek bozmasaydık, şimdi halâ Taraf’ı işte bu zihniyet yönetiyor olacaktı.
Şimdi anladınız mı bari, Taraf depreminin altında nasıl bir gerçeğin yattığını?
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016