Ömer F. Gergerlioğlu
Gezi parkı eylemleri Türkiye'deki değişimin son göstergesidir. Artık insanlar haklarını aramayı öğrendi. Ağaçların kesilip yerine AVM dikilmesi gibi bir karar karşısında toplumsal vicdanın ayağa kalkacağı belliydi. Zira bu, ideolojisi olmasa bile tüm insanların vicdanını sızlatacak bir karardı.
Sabahın beş'inde bir yeşil alanı korumak için evlerinden uzakta zor koşullarda orada bulunanlara yönelik bir polis baskını ve ardından çadırlarının da yakılması toplumsal vicdanı daha da sızlatan bir olay oldu. Çevrecisi, solcusu, anti kapitalist müslümanı ile azınlık da olsa vicdani bir duruşu sergileyen aktivistler olayın kahramanıdır. Rachel Corrie gibi dozerlerin karşısına çıkan Sırrı Süreyya Önder ise olayın ayrı bir kahramanıdır.
Gelinen noktada en başta olması gereken aklı selim Arınç Ve Gül'ün gayretleri ile oluşmuştur. Devleti yönetmenin sadece sert bir yönetici eliyle olması gerektiği düşüncesi artık yerini halkın tepkisini dinlemesi gerektiğini düşünen idareciye doğru yön değiştirmeye başlamıştır.
Ulusalcı güçlerin, CHP'nin durumdan vazife çıkarıp demokrasiyle oluşmuş ortamı sabote etme girişimleriyse başarılı olamamıştır, olamayacaktır. Bu durumdan seçilmiş hükümete karşı bir ayaklanma çıkacağını vehmeden Ak Parti'liler çok endişelenmesin zira Türk baharı oluşturacak bir toplumsal istek, yöneliş yoktur. Halk idarecilerin "ben yaptım oldu" tavırlarına karşı bir ciddi tepki göstermiştir. Bunu görmeyen için ise daha ciddi toplumsal tepkiler olasıdır. Zira sosyal medya imkanlarıyla örgütlenmeyi öğrenmiş insanlar bundan sonra daha rahat tepki verebilecektir.
Her kesimden demokrat kişiler daha dün barış sürecini başlatması karşısında Erdoğan'ı ayakta alkışlamıştı. Müzmin Erdoğan alerjili fikirdaşlarının yoğun eleştirilerine rağmen hakkaniyet ekseninden sapmamışlardı. Şimdi de bu kişiler hep birlikte otoriterliği, halkı küçük görmeyi eleştiriyorlar ve yine doğru bir yerde duruyorlar.
Bazıları birisinin kazanımından hep rahatsız oluyor. "Biz dindarlara da çok zulüm edildi ama ayaklanıp da cam çerçeve indirerek hak aramadık" diyorlar. Olayların içeriğindeki şiddeti ayrı tutarak söylemek gerekirse bir diğerinin elde ettiği hakkı kıskanarak bir yere varamayacağımızı görmemiz gerek. Bu anlayış barış sürecinde de olmuştu. İslamcılar veya Aleviler "biz de PKK gibi şiddet mi uygulasaydık, şiddet uygulayan kazandı, bak görüyor musun?" demişlerdi. Bir hak gasp edilirse meşru veya gayrı meşru metodlarla direnme hakkı doğar. Başarıya ulaşıp ulaşmaması önemli değildir, önemli olan orada bir hak arama eyleminin belirlenebilmesidir. Hakkını elde edeni kıskanmak yerine insanlar kendine uygun metodlarla hak aramanın yolunu, faziletini düşünmelidir.
Erdoğan karşısındakileri hep kötü niyetli görüyor. Hak arama eylemlerinin altında başka şeyler arıyor. Oysa zamanında kendisi de polis işkencesinden geçmiş biri olarak mazlumun ruh halini unutmamalı. İslami hassasiyetler açısından baksa da bu böyledir. Hz. Peygamber yanına gelen bir bedevi Arap'ın heyecandan tir tir titremesi üzerine "ey adam korkma heyecanlanma ben kurutulmuş et yiyen bir annenin oğluyum, çekinme sakin ol" demiştir. Hz. Peygamberi en çok öfkelendiren kişiler kibirli, mağrur kişilerdi. Halife seçilen Hz. Ebu Bekir'in ilk sözü "aranızda en iyi ben olmadığım halde beni bu göreve getirdiniz" demek olmuştur. Hz. Ömer her insanın en hoşuna gitmeyeceğini uygulamış, iktidar kibrine kapılmamak için parayla adam tutarak her gün kendisine öleceğini hatırlatmasını istemiştir. Yine Hz. Ömer geceleri Medine sokaklarında dolaşıp fakir ve muhtaçları gizlice tespit etmeye, yanlışları düzeltmeye çalışırdı. Bir keresinde şehrin dışında yetim torunlarını doyuramayan, onları içine taş koyduğu tencereyi kaynatarak kandırıp uyutmaya çalışan bir nineye neden halife'ye durumunu arz etmediğini sorar o da "madem durumumuzu bilmeyecekti Ömer, niye halife oldu, Allah onu kahretsin" demesi karşısında kimliğini gizleyerek şehire koşup devlet hazinesinden bir çuval unu alıp gecenin o saatinde sırtında taşıyarak o mazlumlara getirmişti. Yaşlı kadının sert eleştirilerini büyük bir ders çıkararak dinleyen dindar bir idareci vardı karşımızda. Ama şimdi en ufak eleştiride çok öfkelenen "üç beş çapulcu" diyen bir yönetici var karşımızda. Güçlü bir gösteriye karşı "daha büyük gücü ben gösteririm" diyen bir mantık var karşımızda.
Erdoğan endişelenmesin, tabii ki halen çok güçlü ama onu güçsüz kılacak olan tarih boyu kendilerine gönderilen peygamberlere " biz seni güçsüz görüyoruz, sen kim oluyorsun da bizim gücümüzü tehdit ediyorsun" diyen güce ayarlanmış zihinlerin hastalığına düşme tehlikesidir.
www.omerfarukgergerlioglu.blogcu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018