Ömer F. Gergerlioğlu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son yaptığı açıklamayla ‘silahların susması değil, silahların bırakılıp gömülmesi ve sınırlar içinde silahlı bir güç kalmayıncaya" kadar süreci başlatmayacağını, buzdolabında bekleteceğini söyledi. Bardağın hangi tarafından bakacağınız önemli, demek "süreç bitti, masa devrildi, artık muhatap Kürt halkı" vb. diyenler yanıldı, muhatap yine PKK olacak. Ama bardağın bir de boş tarafı var, Kürt meselesinin can alıcı noktası olan demokratikleşme gerçek ve tam anlamıyla sağlanmadan, Suriye ve Irak'ta yaşanan son gelişmelerden sonra PKK'nın bu şartları nasıl yerine getireceği sorusu.
Şu anda iki taraf arasında ipler kopmuş durumda ancak ip ortada halen duruyor ve bağlanmayı bekliyor. Bunu iki taraf da görüyor ve bir gün yine bu noktaya gelineceğini, ipi bağlayacaklarını biliyorlar.
Tayyip Erdoğan öne sürdüğü bu şartlar tam olarak gerçekleşmeden barış masasına oturacağını çok iyi biliyor, bu şartları pazarlıkta bir ileri koz olarak ileri sürüp avantajlı pozisyon kazanmaya çalışıyor. Kandil de bu durumu görüyor. Ancak "dağa piknik yapmak için çıkmadık "diyen Kandil yöneticilerinin de bu şartları şimdilik kabul etmeyeceği ortada. Ancak ilk saldırıyı başlatanın PKK olduğu görüntüsü ve A.B.D'nin Türkiye'nin savunma hakkı olduğu açıklamalarından dolayı elleri zayıf.
Erdoğan'ın Kandil'i güçsüzleştirdikten sonra yeni bir yol haritasıyla yeniden masaya oturacağı bellidir. Soru şudur? Erdoğan'ın planları tutacak ve Kandil güçsüzleşecek ve ardından Öcalan'ın her zaman olduğu gibi bir kurtarıcı olarak devreye girmesiyle yeni bir yol haritası oluşturulabilecek midir?
Erdoğan şu an Obama ile yaptığı anlaşmaya güvenmektedir ama bu anlaşma Ortadoğu'nun kaygan dengelerinde ne derece uzun vadelidir? Çatışmalı dönemlerde PKK'nın gücünün azaldığına dair belirti veren bir döneme 30 yıldır rastlamadık. 1984'ten beri PKK kendi zaaflarına ve değişen Türkiye politikalarına rağmen istikrarlı bir şekilde gücünü arttırdı. İllegal ve legal gücünün arttığını son gelişmeler ve seçimlerle gördük. PKK'nın güçsüzleştirilmesi planı tutmayacaksa Erdoğan'ın stratejisi bir intihar planı mı, yoksa bağımsız Kürdistan'a vize mi?
Gaybı bilecek değiliz ama halihazırdaki şartlarla mantıklı öngörüler oluşturabilirsek bu soruların doğru cevaplarını bulabiliriz. Güçsüzleştirmenin, tutması zor bir plan olduğu bellidir. Zira Kürtler arasında artık eski dönemlerdeki ruh hali yoktur. Kürtlerin T.C. tarihinde en güvendiği liderlerden Turgut Özal şu an hayatta değildir. Ondan sonra önemli bir prestij kazanmış olan ve bunu çözüm sürecini başlatarak devam ettiren Erdoğan ise sürekli baş aşağı inen bir imaj kaybı yaşamaktadır. Roboski katliamının sümenaltı edilmesi, Kobani söylemleri, "Kürt sorunu yoktur" söylemleriyle oluşan imaj kaybı çatışmanın devam etmesiyle artacaktır. Kaybedilmiş ruh hali ve derinleşen toplumsal yarıklar Kürtler için Erdoğan'dan uzaklaşmayı hızlandıracaktır. Ak Partili Kürtlerin son seçimlerde yoğun bir şekilde HDP'ye kaydığını gözlemlemiştik. Aslında bu kayma kalıcı bir mahiyet arz etmiyordu, Ak Parti Kürtlerin kalbini kazanacak politikalar oluşturması halinde bu oyların kendisine tekrar döneceğini bilmeliydi. Ama çatışmanın devam etmesi, tansiyonun artmasına, hararetin yükselmesine ve HDP'ye dolayısıyla Kandil'e yönelik desteğin artışını getirecektir.
Erdoğan çok riskli bir kumar oynuyor. Kaybedeceği çok şey var, kazanma ihtimali de var ama bu çok küçük bir ihtimal. Oslo sürecinden sonra da Öcalan'a muhtaç kalınması oyunu oynanmıştı ve öyle olmuştu ancak sonrasında bu hesapçılığın tutmadığını, Kandil'in buna direndiğini ve sürecin bu yüzden yürümediğini gördük.
Bu hesapçılıkları bıraksak ve kalıcı anayasal değişikliklerle demokratikleşme adımlarını atsak en kuvvetli hesapçılığı yapmış olmaz mıyız? İnsan canı iki taraf için de hesaplara kurban edilecek kadar ucuz demek. Büyükler, küçükler üzerinden maalesef acımasız hesaplarını rahatça yapıyor. Bir taraf güçsüzleştirme için öldürecek, diğer taraf da güçsüzleşmediğini göstermek için vuracak. Sonuçta farklı ihtimaller olsa da hemen hemen aynı şartlarda tekrar masaya oturmak, ihtimallerin en büyüğü ise bu canların hesabını kim verecek? Sürecin buzdolabında geçici olarak kalacağı bellidir ama anayasal değişikliklerin buzdolabında kalıcı olma ihtimali bu tavırlarla daha da artmaktadır.
Bu ara herkes imtihan oluyor aslında. Türkler çözüm sürecinin bozulmasıyla artan milliyetçilikleriyle, Erdoğan ve Kandil güç hesapçılıklarıyla, Kürtlerin her kesimi ise umutlarının kim olacağı ile imtihan ediliyor. En ağır imtihan dindar Türklerde ve en çok kaybedenler de onlar sanırım. Zira inanılmaz bir şekilde bilinç altlarından fışkıran milliyetçilik duygularıyla Kürtlerin umudu olma ihtimallerini kaybediyorlar.
Eğer Erdoğan'ın istediği çözümsüzlük, bölünmeye yol açma ve Kürdistan'ın kuruluşu ise bu da ayrı bir seçenektir. Bu bölgede yeni bir devlet ve bir çözüm alternatifi demektir ve gelinen noktada çok anormal bir durum değildir. Ama bu Türkiye toprakları içinde daha da büyüyecek bir Kürt sorunu anlamına gelir. Zira iç içe geçmiş bir yapının arasına kalıcı ayrılık duygusu ve ardından çatışmanın girmesinin sonucunu kestirmek zordur.
@gergerliogluof
www.omerfarukgergerlioglu.com
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018