Ömer F. Gergerlioğlu
Ha bire “kandırıldık” diyorlar, ya kandırmışlarsa?
Yıllarca Fethullah Gülen’le beraber yürüdüler, ortaklık bozulunca “kandırıldık” dediler, çözüm süreci yaptılar, süreç bozulunca “kandırıldık” dediler, Rusya krizinde aynısını söylediler, velhasılı saymakla bitmez, her duruma bir kılıf bulundu ve bağlılar da inandı. Ya kandırdıkları? Kandırılma mevzusunu tartışmayacağım, asıl mesele kandırma sorunu.
Ak Parti iktidarının ilk yıllarında AB’ye girmek için büyük gayret sarf etti, bunu vesayetçi askerlerden kurtulmak için yaptığı demokratikleşme konusunda çok samimi olmadığı yıllar sonra ortaya çıktı. Gücü eline geçirdiğinde çok kişiyi hayal kırıklığına uğratacaktı. Dindar entelektüeller, sosyal demokrat olmasına rağmen ve camiasının büyük baskısına rağmen “yetmez ama evet” diyenler, muhafazakar demokrat olup demokrasi bekleyenler, devlete son bir şans tanıdığı için Ak Partiye güvenen Kürtler, azınlıklar için demokrasi vaatlerine inananlar günün sonunda büyük hayal kırıklığına uğrayacaktı. Ak Parti yıllarca kendilerine vaatler etmiş, sonunda hoyrat bir tavırla onları ezip geçmişti. “Kandırıldık” söylemlerinin yoğunluğundan bu sorgunun yapılamadığını görüyoruz.
Kandıranlar nasıl oluyor da bu kadar pişkin? Nasıl oluyor da bu kadar rahat? Zira dev bir kutuplaştırma gayreti, fanatizm ağı var. Şu Ülker reklamı dolayısıyla demokrasi nöbetine koşanlar varken kandırmayı göstermeyip, “kandırıldık”ı anlatmak çok zor değil gerçi, ama öbür taraftan bu komplo komedisi bizim milletin ruh halinin hiç iyi olmadığını gösteriyor, bir doktor olarak bu hali hiç iyi görmüyorum, linç hastalığı çok vahim ve tedavisi zor derecedeyken toplumu kandırmak çok mu zor? Bir reklam filminden bu denli kurgusallaştırılmış anlamları çıkarmak, bir de bunu topluma önderlik eden kişilerin yapması fanatizmin, mantığı yok ettiğini ve daha büyük sorunların da kapıda olduğunu gösteriyor.
George Orwell’in başyapıtı, unutulmaz Stalinizm ve faşizm eleştirisi “Hayvan çiftliği” kitabında çok önemli olaylar vardır, insana günümüzü hatırlatır. İktidarı eline geçiren önder domuz Napoleon tabii bir afet sonucu hayvanların çok uğraş vererek yapmaya çalıştığı yel değirmeninin yıkılmasını yanlış uygulamalarını eleştirdiği için “çiftlik haini” ilan ederek köpeklerine kaçırttığı rakip domuz Snowbol’un üzerine atar. Kaçan dış güç hain bu olayı tezgahlamıştır(!), aslında kaçanın nerede olduğu bile belli değildir, ancak önder domuzun bu uydurmasına kanmaya hazır onlarca hayvan vardır. “Muhayyel düşman” kavramını buradan almışlar zahir, her kurguya inanan insan çokluğu vehameti gösteriyor.
Ucuz kandırmalara aldanmayan, ilkesel olarak yaklaştığı halde kananlar asıl meselemiz. Kandırma meselesinin asıl problemi buradadır. Yıllarca iyi niyetiyle, demokrasi umuduyla Ak Parti’nin yanında yer alan farklı kesimler büyük ihanete uğramış durumda, kimse bunun sorgulamasını bile yapmıyor, şu yaygaracı, şamatacı ortamda. Buna en son örnek geçtiğimiz günlerde yaşandı. Murat Aksoy Alevi bir düşünür olarak yıllarca camiasının baskısına rağmen Yeni Şafak’ta demokrasinin artması adına yazdı. İktidarın tüm yönelişlerini iyi niyetle yorumladı. Ama hükümetin demokrasiden sapmasını eleştirmeye başlayınca işten attılar, köşe yazarı olduğu gazete dolayısıyla “FETÖ” ilan ettiler. Murat Aksoy bir çok insan hakları aktivizminde ortak çalışma yaptığımız demokrat bir Alevi idi, yaşam tarzı da böyle bir iddiaya uygunluk arz etmezdi, ama çuvala doldurulanlardan olunca kimse bu durumu sorgulayamadı. 7 aydır tutuklu yargılamanın sonunda Aksoy hakkında tahliye kararı çıkmışken, yakınları sevinç yaşarken tekrar gözaltı kararı, yargının yargısal kriterler dışında yönlendirmelere maruz kaldığını düşündürüyor. 7 aydır tahliye bekleyen tutuklu ve yakınlarına tahliye kararından sonra tekrar gözaltı, korkunç bir şey..!, hiç mi vicdanınız yok, Bu nasıl cezalandırma..? 2 çocuk annesi eşinin dün cezaevi önünden attığı tweetleri okuyan her vicdan sahibi ağlar. insaf edin..!
Murat Aksoy’un uğradığı hayal kırıklığı büyük, kendisine bunu anlatması zor ama asıl zor olanı yıllarca gayret gösterdiğini mahallesine bir daha anlatabilme meselesi. “Kandırıldık” dene dene sonunda kandırdıklarına yaptıkları bu muamele, vicdanların kaldırabileceği bir yük değil, bu olay sadece bir örnek, binlercesi yazılabilir.
Dindar entelektüeller, sosyal demokrat olmasına rağmen ve camiasının büyük baskısına rağmen “yetmez ama evet” diyenler, muhafazakar demokrat olup demokrasi bekleyenler, devlete son bir şans tanıdığı için Ak Partiye güvenen Kürtler, azınlıklar için demokrasi vaatlerine inananlar hep gerçek kandırılanlar aslında. Kandıranların pişkin pişkin “kandırıldık” argümanını gayet rahat kullanmaları yok mu? Gerçekten toplum adına son derece hayal kırıklığı oluşturacak bir durum bu.
Kandırmanın bir başka kötülüğü ortak değerlere, paydalara olan inancın zayıflaması ki aslında en büyük kötülük bu. Yıllarca birbirine şüpheyle bakmış kesimlerin, güvenip yaklaştığı anda, en korunaksız bıraktığı yerinden hançerlenmesi kadar acı birşey var mıdır? Güven sarsan haller, tüm toplumu birbirinden uzaklaştırdığı gibi iyilleşmesi çok zor yaralar oluşturuyor.
Kandıranın kim ve ne olduğu farklı her kesim tarafından görülüyor. Ama akıl almaz iddialar birilerini hala kemik bir kitle olarak yerinde tutabiliyor. Gerçek kandırmayı göremeyenlere ne demeli? En vicdan sızlatıcı örneklerde bile tevil yeteneğini kullanabilenler, düşmanca argüman üretme becerisi gösterenlere birşey demek çok zor. Üzüntüm dar kafeslerinden kurtulamayan eski arkadaşlarıma, onlar ileride pişman olacaklar ve taraftar yaklaşımlarıyla çok vicdansızlığı görmediklerini anlayacaklar, inşaallah çok hata yapmadan bazı meseleleri görürler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018