Perihan MAĞDEN
2006 yılında “Vicdani Red bir insan hakkıdır!” yazım nedeniyle, Genelkurmay Başkanlığı “halkı askerlikten soğutmaktan” hakkımda şikâyette bulundu ve Sultanahmet Adliyesi’nde yargılandım.
Mahkemeye çıkmak üzere adliyenin ferah fücur koridorlarında saatlerce bekletilirken, 40-45 kişilik bir kalabalık tarafından kuşatıldım, mütemadiyen tehdit edildim, dehşete düşürüldüm.
Ellerinde “PKK’nın fahişesi!” “Eroin Tüccarı!” “Deniz Anası!” gibi laflar yazılı pankartlar vardı ve yanlarında getirdikleri iskemleye çıkmış bir şehit annesi (oğlu askerliğini yaparken trafik kazası geçirip ölmüş) yine yanlarında getirdikleri bir megafondan BU lafları sürekli bağırıyordu.
Herhalde mühim olan; mahkeme çıkışı pankartlarıyla benim üstüme yürüyebilmeleri ve akşam ana haberlerde bu görüntüleri izleyecekler milyonlarca kişiden en azından bir kısmının, benim “Eroin Tüccarı!” “Deniz Anası!” “Apo’nun Fahişesi!” vesaire olduğumu görüp, kabul etmelerini temin edebilmekti.
Sonra sokakta öfkeden gözü dönmüş bir kurmay sever tanır, üstüme yürür, filan felan. Maksat, vatan sağolsun; değil mi ama?
Kürt Hareketinden hiçbir grubun mahkememe gelmediğini, yanımda yer almadığını söylememe gerek yok esasında.
Kürt Hareketi, çocuklarının TSK’da askerliğini yapmasını, ya da (ve de) PKK saflarında çarpışmasını tercih ediyor; Vicdani Red gibi anti-militarist hareketleri desteklemek yerine. Pek tabiidir ki, yanımda yer alacakları yoktu, olamaz da.
Benim vicdani red hakkını savunmak üzere o yazıyı kaleme almama neden olan Mehmet Tarhan, Kürt. Yani, vicdani redci Kürtler de var pek tabii ki. Belirteyim.
Ergenekon Çetesinin pankartlarıyla/ bağırtı, çağırtılarıyla beni yaftalamaya çalıştığı isimlerin, etiketlerin NE kadar hakikatten uzak, hatta muaf olduğunu anlatmaya çalışıyorum yalnızca. Yanlış Etiketleme Sanayii, iş başında.
Cem Garipoğulu’nun kendini öldürmesinin ardından kaleme aldığım yazı üstüne, Twitter’da düzenlenen sürek avında bana yapıştırılmaya çalışılan etiketler/ yaftalar da aynen öyle.
Amerika’da biliyorsunuz, kimi eyaletlerde idam cezası hâlâ var ve 4-5 kişiyi öldüren kadın ya da erkek katillerinin idam edilmesi söz konusu olduğunda dahi, sabahlara kadar cezaevlerinin etrafında nöbet tutarak, ellerinde idam karşıtı ya da yanlısı pankartlarla bekleyen, konuyla ziyadesiyle ilgili insanlar mevcut.
Orada eksik olan, yani Türklerin akıl edip de onların düşünemediği, birbirlerine ya da içlerinden birine hakaret/ küfür eden pankartların varlığı!
Ben artık taraftarlık krizi esnasında TERCİHEN, özellikle, kasıtlı olarak yazılanı/ söyleneni/ savunulanı ANLAMADIĞIMIZI (kıçından anladığımızı?) yalnızca birbirimize saydırmanın şehvetini, sürü tatminini, “siyaseten doğruculuk” (sahte) erdemini yaşayabilmek üzere, Twitter’da, Facebook’ta filan linç ayinleri düzenlediğimizi düşünüyorum.
Garipoğlu yazımdan iki-üç alâkasız tasviri/ lafı cımbızlayarak, nasıl da kadına şiddeti savunan dilin yanında yer aldığıma dair kısa ve özensiz bir yazının, beni sazanlık/ trollükle suçlayan Müneccim 1 Köşe yazarının dışında; yazı da yok!
Hakaret var, karakter suikastı var, hatta “kızım parçalanırsa” günümü göreceğime dair beddua (latan istek) var!
Benim politik, sosyolojik ve psikolojik olarak hiçbir gruba dâhil/ ait olmamamın yanı sıra, bu yazının Taraf okumayı tercih eden siyasi duruşta/ görüşte olanların okuması kastıyla yazılmış bir YAZI için, haddinden fazla görünürlük kazanmasının DA, bir sorun (yani, bir cazibe merkezi) oluşturduğunun farkındayım.
Medya siteleri üstüne atlayıp “Perihan Mağden’den OLAY yaratacak yazı!” başlığıyla sundukları anda, ne Taraf’ta çıkan haberlerle, yazılarla, ne benim görüşlerimle/ yazılarımla, söz konusu yazının DİREKT konusuyla alâkası olmayan güruhların harekete geçip mevzuya musallat olma zorunluluğunu iliklerinde duymaları, kaçınılmaz hale gelebiliyor.
Ayrıca 140 harf midir, Twitter’da anında bir boşalma yaşamak; vurup takipçilerini ya da (ve de) takip ettiklerini tatmin edip kaçmak da (zaten ya ofisindesin, ya salonundasın, ya metrodasın filan) çok kolay, çok kullanışlı; pratik.
Yazının TAMAMINI kaç kişi okudu, bundan emin olmadığım gibi, bu kadar oyunsuz, dantelasız farbelasız yazılmış bir yazının SÖYLEDİKLERİNİ kaç kişi anladı/ algıladı (katılır, katılmaz; o ayrı) bundan da emin değilim.
Bir acullük, bir telaş, bir kitle histerisi, aceleciliği, toptan yargılama arzusu hâkim Twitter Linç Girişimleri’nde.
İşaret etmek istediğim en mühim husus ise: Saldırgan’ın diline olan düşkünlük, nefret ettiğin/ siyaseten tam da karşısında durduğunu “farz” ederek tüm gün saydırdığın Lider’e benzeme halleri(n).
Düşmanının, karşı taraf olarak lanse ettiğinin, ZIDDIN olduğuna inanmak istediğinin zımni rol modelin olması hakikati. Bırrrr!
Onca karşı durduğunla, aynı zihinsel hamurdan/ çamurdan yoğrulmuş olduğun (asla yüzleşmek istemeyeceğin) ihtimali.
Gücün, güçlünün dilinden/ üslubundan Twitter’ın kullanışlılığında, anonimliğinde beslenme, faydalanmadan da öte, o üslupla özdeşleşip çok muhalifi olduğun inancıyla yanıp kavrulduğun kişinin/ tarafın izansızlığından, algı oyunlarından, mantık ve kavrama yoksunluğundan aynen mustarip olma durumu/ hastalığı.
Yani tamamen düşmanının alet ve edevatıyla fanatikçe kişilere/ mevzulara saldırarak/saydırarak sürek avı düzenlemenin ısrarcı körlüğü, grup dinamiklerinin her tarafı aynılaştırmasının dehşet vericiliği.
Hiçbir mevzuyu tartışmanın, anlaşamasak da, “karşı” tarafın söylediğini dinlemenin/ anlamanın/ algılamanın hiçbir ihtimalini, bırakmıyoruz artık Bu Topraklar’da. Anında (140 harfle filan) bombalıyoruz!
Böylece de giderek içine battığımız hukuksuzluk, adaletsizlik, mantıksızlık diktasını/ batağını HAK EDER hale mi geliyoruz, kendimizi getiriyoruz?
Nedir bu trajedi?
Saydırın 140 vuruşluk yiğitler!
Bu konuyu da, tartışmayalım.
Hiçbir mevzuyu da, tartışmayalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
5.02.2016
28.06.2016
21.06.2016
14.06.2016
6.02.2016
31.05.2016
24.05.2016
17.05.2016
26.04.2016