Perihan MAĞDEN
Ada atlarına merhamet eden yok mu?
21.07.2015
4926
1 ay kadar önce sevgili bir ahbabım, Büyükada'da yeni yaşamaya başladığı evinden Çankaya Caddesi'ne çıkıyor ki-
Sürücüsünün (artık ne oldu, neden korktularsa) zapt etmekte zorlandığı iki at son sürat giderlerken, karşıdan gelen faytonla şiddetle çarpışıyor!
Ve bir at anında ölüyor, diğeri ağır yaralanıyor; Fatoş o at da mutlaka ölmüştür kanaatinde.
Facebook'taki hayvanseverlerin sayfalarında çıkmış fotoğrafları o korkunç kazanın.
Bir hanımefendi canhıraşça bağırıp tepkisini ortaya koyuyor.
(Sonra da fotoğraflarını çekiyor.)
Fatoş sarsıla sarsıla ağlamaya başlıyor.
O kadar.
Kalabalık, merak duygusunu doyurmasının akabinde, sessizce dağılıyor.

Asıl vahimi, sitenin bekçisi daha sonra Fatoş'a adada yaşayacaksa, bu tarz fayton kazalarına, at ölümlerine alışmasını öğütlüyor!
Türkler'de adet olduğu, benim dehşete düşmeme mahal olduğu üzere.
Şimdi hakikaten merak ediyorum; adalarda fayton sürmek için ''kullanılan'' atların durumunu merak eden, dahası çalıştırılma, yaşama koşullarını sorgulayan hayvanseverler yok mu?
Onlara sesleniyorum: adadaki atların insanlıkdışı / hayvanlıkdışı koşullarda çalıştırılmasına, hayatlarının bir
eziyet silsilesinin ardından sonlanmasına bir DUR! demeli.
Fatoş o günden beri faytona binmiyor.
Haklı da.
Kendini Formula 1 yarışçısı zannedip muhtelif deparlara kalkan ''hız hasstası'' faytoncular da var.
(Aynen yolu boş bulunca manyağa bağlamakta beis görmeyen taksiciler misali.)
Adada yaygın olarak kullanılan / kiralanan bisikletlere ''kıl'' olup faytonlarını inadına bisikletçilerin üstüne süren, kaldırımlara filan çıkıp yayaları tehdit eden ''arıza ağbi'' faytoncular da.
Atların HANGİ koşullarda yaşatıldığı da, sorgulanmaya değer.
Yeterince sağlıklı besleniyorlar mı? Gereken aralıklarda su içmeleri temin ediliyor mu?
İyi koşullarda barınıyorlar mı? Gerektiği kadar dinlenebiliyorlar mı?
Bütün bunlar, çoğunlukla mükemmelen yerine getiriliyor da olabilir. Dilerim, öyledir.
Ama bu mühim konuda bilgilendirilmemiz şart.
Hesap verebilirlik, demokratik toplumun olmazsa olmazı.
Üstelik her konuda!
Bazı faytoncuların Büyükada caddelerini yalnızca kendi tekellerinde olması gereken pistler sanmaları; yayaların
haklarını hiçe sayma tercihleri, alışkanlıkları bir yana- (Ki, bu mevzu da NİYE bir yana olsun?)
Böylesine insan ve hayvan hayatına saygısız ve kaygısızca fayton sürenlerin, atlarına GEREKTİĞİ GİBİ
bakma ihtimalleri, nedir acaba?
Bir başka mevzu da, illa da Büyükada'da aradıklarını (her neyse, artık) bulan, akın akın gelen Arap turistler.
Ve de: yeşil- alan özürlü bir şehir olarak kurgulanan İstanbul'un muhtelif köşelerinde haklı olarak bunalarak,
adaya akın akın çıkartma yapan Yerli Turistler.
Gelsinler, gitsinler , pek tabiidir ki diyeceğimiz yok da-
Bir tarafa üç kişi, karşı tarafa üç çocuk, altı kişi bir faytona doluşup ücreti ucuza getirmek için, ada turuna çıkmalarına diyeceklerimiz var!
Aralarından bir kısmının hatırı sayılır kilolarda olduğunu da hesap ederseniz-
Yahu ''6 İncecik Kişi'' dahi doluşsa bir faytona, iki gariban atın onları ada boyunca çekip taşımasının nasıl
bir eziyet olduğunu / olacağını tahayyül edin.
Faytonlara binen kişi sayısına kısıtlama getirilsin.
Ve ASLA bu makul sayı aşılmasın: Pazarlık mevzusu yapılmasın!
Atların hayat koşulları iyileşecekse, (ki, şart bunun olması) fayton ücretlerine ciddi zamlar yapılsın.
Diyelim adada yaşayanlar, orda evi olanlar için ayrı bir tarife, yılda / ömürde bir kere gelecekler için ayrı bir tarife uygulansın.
Yarım ya da tam tur fiyatlarının oldukça yüksek tutulması , bir çözüm olabilir.
Mesela Venedik'te ne denli pahalı gondola binmek.
Ya da Central Park'ta faytonla şöyle bir gezinmek arzusu içini kaplıyorsa, acayip dolarlar bayılmak zorundasın.

Central Park'ta fayton çeken atların güçlülüğünü, kuvvetini, heybetini, bi de süslülüğünü gözünüzün önüne getirin bi.
Demem o ki: dünyanın her yerinde atların çektiği bir faytonla dolaşmak ciddi bir lükstür. Ve öyle olmak zorundadır.
Yani gerekirse az olsun, öz olsun adalardaki atlı faytonlar da.
Susuzluktan, açlıktan, yorgunluktan canı çıkmış atlar habire kırbaç yiyip fayton çekecek, Arap Aile de ucuza
ada turu yapmış olacak!
Burda, akülü fayton seçeneği de değerlendirilebilir.
Ancak bu seçeneğin ''suyunu çıkarma'' ihtimalimiz de, içimi korku dalgalarının basmasına neden oluyor!
İtiraf edeyim.
Sürat ve kaza yapan, saygısız, mütecaviz fayton sürücüleri uyarılsın, gerekirse meslekten men edilsin.
''E, giden at canıdır, kaza oldu öldü işte!'' kafasındaki rahatsızlar, faytonculuk yapamasın.
Çok çok hassas davranılması şart, kimlerin faytonculuk yapabileceği hususunda.
(Burada da, belediye otobüslerinin şoförlerini hatırlayıp ürpermeden edemedim.)
Atlarını canları, öz çocukları gibi gören faytoncular da, vardır eminim.
Adalardaki TÜM faytoncuların, kendini at babası gibi gören, hakiki hayvanseverlerden oluşması şart!
Merhamet sahibi hayvanseverlere sesleniyorum:
Adalarda (sabahtan akşama!) fayton çeken atların durumlarına bir bakalım.
Bize hangi koşullarda çalıştırıldıklarıyla ilgili, bilgileri / belgeleri versin Adalar Belediyesi.
İçimiz rahat etsin.
Adalarda yılda kaç at ölüyor? Çalışma koşulları kesin kurallara bağlı mı?
BU kurallara harfiylen uyulmakta mı?
Atların ağzı var, dili yok.
Onları bu güçlüklerle dolu hayatlarında çaresizliklerinin içinde yapayalnız, bırakmayalım.
O güzelim varlıkların haklarına sahip çıkalım.
Onlar için ve kendi iç huzurumuz için gerekli bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
5.02.2016
28.06.2016
21.06.2016
14.06.2016
6.02.2016
31.05.2016
24.05.2016
17.05.2016
26.04.2016