Şahin ALPAY
Selanik’te meslektaşlarla yaptığım sohbetlerin bir konusu da, krizin Yunanistan için yeniden yapılanmak, “Avrupa’daki son Sovyet ekonomisi” olmaktan kurtulup, devlet yerine piyasa ağırlıklı bir ekonomi kurmak için bir fırsat oluşuydu.
Muhakkak ki bu fırsatın değerlendirilmesi için güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç var. Yunanlı komşularımız, esas olarak devalüasyona değil kemer sıkmaya dayalı, çok çetin bir istikrar programını, meclisteki çoğunluğu çok sınırlı bir koalisyon hükümetiyle uygulamaya çabalıyor.
Tekrar bir erken seçim yapılması zorunluluğunun ortaya çıkması halinde, yoklamalara göre önde giden radikal sol parti Syriza’nın hükümeti kurması söz konusu olacak. Oysa kimi kendi sözcülerine göre dahi Syriza, bu sorumluluğu yüklenecek olgunlukta değil. Partiye, AB üyeliğiyle çelişen, devletçi (“kamu çıkarını devlet temsil eder”) zihniyet egemen olduğu gibi, parti safları Rosa Luxemburg, Troçki, Stalin, Mao, vesaire yandaşlarından oluşan bir düzine hizbe ayrılmış durumda. Hazineden alınan malî yardım bu hizipler arasında, güçleri oranında paylaşılıyor. Bu da hiziplerin varlıklarını sürdürmelerini güven altına alıyor. Dostum, profesör Dimitris Keridis’e göre, Yunanistan’ın asıl problemi, ırkçı Altın Şafak partisinin Mayıs’taki seçimlerde yüzde 7 oy aldıktan sonra yoklamalara göre oranını şimdilerde yüzde 12’ye yükseltmiş olmasından çok, sol’un eskide kalması.
Yabancıların ülkeden çıkarılmasını hedefleyen, ırkçı Altın Şafak partisi, muhakkak ki, ağır ekonomik krizin doğurduğu en vahim sonuç. Irkçılar bir yandan ülkede sayıları bir milyona yaklaşan yabancılara saldırılar düzenlerken, aldıkları hazine yardımının yarısını yoksullara erzak dağıtmak için kullanıyor. Erzak dağıtırken de, tabii, kimlik soruyor. İşverenlere yabancıları kovup yerlerine Yunanlıları istihdam etmesi için her türlü baskı uyguluyor.
Son seçimde (yarısının suç dosyası kabarık) 18 milletvekili çıkaran Altın Şafak’ın 2. Dünya Savaşı’nda Nazi katliamına uğrayan kimi yerleşimlerde bile ortalamanın üzerinde oy alması, büyük çoğunluk açısından üzüntü ve utanç vesilesi. Öyle ki, bu ay ortasında göçmenlere karşı saldırıları tel’in amacıyla düzenlenen bir açık oturum dolayısıyla yapılan kamuoyu yoklamasında “Yunanlılar ırkçı mıdır?” sorusuna % 70 olumlu cevap verdi. (Kathimerini, 16 Kasım) Selanik’in değil ama Atina’nın bazı mahallelerinde neo–faşist çeteler at oynatıyor.
Ekonomik krizin sadece Yunanistan ile sınırlı kalmayıp, İspanya, Portekiz, İtalya’yı da sarmış olması ve Fransa kapısına dayanması, AB için çalan tehlike çanlarının sadece biri. Malî birlik sağlanmadan, para birliğine geçişin doğurduğu sorunlar, iki dünya savaşından sonra Avrupa’da devletlerarası barışı güven altına alan AB’nin bugün elbette ki en büyük sorunu. Ne var ki giderek büyüyen öteki sorun, ırkçılığın yükselişi de sadece Yunanistan ile sınırlı değil.
Macaristan, tehlike sinyalleri veren başka bir AB üyesi. İktidardaki sağcı Fidesz partisi, bir yandan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran yasalar kabul ediyor, öte yandan açıktan ırkçı parti (“radikal yurtsever Hıristiyan partisi”) Jobbik ile aşırı sağ oylar için yarışıyor. (Bkz. “Avrupa’nın yeni faşistleri,” NYT, 17 Kasım.) İfade özgürlüğü adı altında yabancılara karşı nefret söyleminin, bu arada İslam düşmanlığının yayılması, ekonomik kriz yanında AB’nin acilen önlem alması gereken başka bir vahim gelişme. Bunlar AB’nin bugüne kadar karşılaştığı en büyük güçlükler.
Selanik’ten bakınca Türkiye nasıl görünüyor? Gelecek yazıda.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Fark, karizma olabilir mi?
14.06.2023 - Harikalar diyarında
21.12.2020 - Kaçık Radyo'ya uzun ömürler
6.02.2020 - Kemalizmin amaçlanmayan sonuçları
18.11.2020 - Darbecilikle boğuşurken popülizme yakalanmak
30.09.2020 - Assar Lindbeck ve liberal sosyal demokrasi
24.09.2020 - Yeni dünya görüşüm
20.07.2020 - Kadri bilinmemiş bir şah-eser
8.05.2020 - Trump'ın dünyaya verdiği dersler
29.04.2020 - Ne umduk, ne bulduk
21.04.2020
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları









































lucy
sayin alper gormus son derece duyarli bir arastirma yazisi olmus elinize saglik lutfen usanmadan yazin cunki bu memlekette sizler gibi aydnlara ve yazarlara cok ihtiyac var
lucy
sayin alper gormus son derece duyarli bir arastirma yazisi olmus elinize saglik lutfen usanmadan yazin cunki bu memlekette sizler gibi aydnlara ve yazarlara cok ihtiyac var