Şahin ALPAY
Mehmet Ali Birand, Türkiye medyasında haberciliğin tartışmasız bir numarasıydı.
Muhabirliği, köşe yazarlığı, kitapları, belgeselleri, televizyon programları ve haber sunuculuğu, kariyeri boyunca yanında yetişmelerini sağladığı gazetecilerle bu sıfatı fazlasıyla hak etmişti. Birand’la yollarımız fazla sık kesişmedi, ama benim için anlamlı olan anıları var.
1982 yazından itibaren Cumhuriyet’te tam-zamanlı çalışmaya başlamıştım. Anlamlı bir iş olarak haftada bir yayımlanan “Yayın Dünyasında İnceleme ve Araştırma” başlıklı kitap sayfasını hazırlıyordum. Birand’ın yazdığı haberlere dikkat ediyordum. 1985’te, o zamanların yegâne televizyon kanalı TRT’de yayınlanmaya başlayan ve dünyayı Türkiye’nin ayaklarına getiren “32. Gün”ü eşim ve bazen çocuklarımla birlikte, ilgiyle izliyorduk, ama kendisiyle şahsen tanışmış değildim.
Şahsen tanışmam, Kasım 1986’da yayımlanan “Emret Komutanım” başlıklı kitabı vesilesiyle oldu. Kitabın hemen bir nüshasını edinip, yutarcasına okuduğumu hatırlıyorum. O güne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, komutanların izniyle kışlalara giderek, subaylarla konuşarak inceleme konusu yapan bir kitap yazılmış değildi. O günden bugüne yazılabilmiş de değil. O sıra kitabın bir klasik olarak kalacağı aklıma gelmemişti, ama olağanüstü değerde olduğunu görüyordum. Birand’ı telefonla aradım ve bu önemli çalışması üzerine bir mülakat yapmak için kendisini ziyaret etmek istediğimi söyledim.
Birand, bütün şöhretine karşın her zaman tevazuuyla davranan, gerçek bir centilmendi. Hemen “Ben size gelirim…” dedi ve ertesi gün Cumhuriyet’e, (Hasan Cemal’in beni rahmetli İlhan Selçuk’un gözlerinden uzak tutmak için hapsettiği) gazete arşivi içindeki özel bölmeye geldi. Gülümseyerek kapıdan girişi hâlâ gözümün önündedir. Ölüm haberi geldiğinde, onunla yaptığım ve gazetede 4 Aralık 1986 günü yayımlanan mülakatı, arşivimden çıkarıp, içim burkularak yeniden okudum. Soruların cevaplar kadar geniş yer tuttuğu bu mülakatta Mehmet Ali Bey’e maalesef hayli ukalalık etmişim… Ama mülakat, kitabın değerini yansıtıyordu.
Birand şunları söylüyordu: “Subayın inandığı demokrasi ile bizim inandığımız demokrasi arasında farklılıklar var. İki kesim arasındaki fark, demokrasinin tanımlanmasında çıkar. Bugüne kadar yaşadığımız müdahalelerin her birinde, sivilin rolü askerinkinden fazla değilse bile, ona bazı açılardan yaklaşır. Türkiye’de darbelerin artık bitmesini arzuluyorsak, öncelikle biz sivillerin kendimize çeki düzen vermemiz gerekir…” Çok haklıydı.
Onunla 1993-94’te kısa bir süre Sabah’ta, sonra 1999-2002 arasında CNNTürk’te aynı çatı altında çalıştım. “Entelektüel Bakış” adlı haftalık televizyon mülakat programının deneme çekimleri yapılırken Birand’ın muzipçe, “İşte bir Larry King doğuyor…” diyerek beni cesaretlendirmeye çalışan sesi hâlâ kulaklarımda. Bu programa hayatın her kesiminden temayüz eden kişileri çıkarmamı öneriyordu. Bu açıdan onu hayal kırıklığına uğratmış olabilirim. Birand’ın yakınında hiç olmadım. Benim ona duyduğum yakınlık sadece, yıllar boyunca izlediğim, işini olabildiğince iyi yapmak için (ölümcül hastalığının son günlerine kadar) gösterdiği titizliğe, vesayet düzeninin getirdiği kısıtları aşmak için sergilediği cesarete, Türkiye’nin demokratikleşmesi mücadelesine yaptığı katkıya duyduğum takdir ve hayranlıktan kaynaklandı. Birand cesaret ettiklerinden dolayı az hakarete uğramadı, az sıkıntı çekmedi, ama bugün bütün Türkiye onu mesleğinin bir abidesi olarak anıyor ve hep öyle anacak. Nur içinde yatsın.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020