Şahin ALPAY
Dost ve yakınlarım son zamanlarda beni kızgın ve öfkeli görmekten yakınıyor ve alıştıkları, olaylara serinkanlı, olabildiğince nesnel bakabilen tavra dönmeye davet ediyorlar. Doğrusu, onlara hak veriyorum. Ama gerçekten üzgün, kırgın ve kızgınım. Niye?
Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu AKP hükümetinin iktidardaki ilk iki döneminde, Türkiye’nin artık bir eşiği aştığı, askerî vesayet dönemini geride bıraktığı, özgürlükçü demokrasiyi yerleştirme yolunda ilerlediği kanısına varmıştım. Bazı sorunlara rağmen gerek ekonomi, gerek demokratikleşme, gerekse dış politika alanlarında daha önce hiç görmediğimiz kadar başarılı bir hükümetle karşı karşıya idik. Artık uluslararası toplantılarda göğsümüzü gere gere konuşabiliyorduk.
Bu hükümete, Türkiye’nin önyargılarla malul olmayan bütün insanları gibi ben de genelde destek verdim. Ona çelme takmak isteyenlere karşı tavır aldım. Bundan dolayı hiç pişman da değilim. Zira, AKP’nin ilk iki iktidar döneminde Türkiye’nin tümüyle geri çevrilemeyecek kazançları oldu. Zenginleşti, demokratikleşme ve iç barış yolunda ilerledi ve değeri bütün dünyada daha iyi anlaşılır oldu.
Ben 27 Mayıs 1960 ile başlayan bugüne kadarki hemen bütün askerî darbelere ve darbe girişimlerine tanık olmuş bir kuşağa mensubum. Görece kısa süren askerî yönetim dönemlerini bir kenara bırakırsak, sivillerin işbaşında olduğu Türkiye’de bugüne kadar bu denli otoriterleşen ve gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşan başka bir hükümet görülmedi. AKP iktidarının üçüncü döneminde doğru yolda ilerlediğine inandığımız Türkiye rüyasından uyanışımız, çok acı oldu. Meslek hayatımın son döneminde görece huzurlu bir ortamda çalışabileceğimi düşündüğüm bir sırada, otoriterleşme ve yozlaşmaya karşı özgürlük ve hukuk devleti mücadelesi vermek zorunda kalmak, kolay sindirilebilen bir durum değil.
Adalet ve Kalkınma Partisi’ni Türkiye’nin dünyaya bir armağanı olarak görmüştüm. Türkiye’nin kendine özgü İslamcı akımı içinden, kültürel değerleri itibarıyla muhafazakâr, ama siyasî ve ekonomik değerleri itibarıyla liberal bir kadro ve partinin ortaya çıkmasını Anadolu’nun mucizelerinden biri olarak nitelemiştim. AKP’yi bir lider, kişi partisi olarak değil bir kadro ve idealler partisi olarak anlıyordum. Üçüncü iktidar döneminde bu partinin, başına çöreklenen Erdoğan ve kliğine hâlâ, hemen tümüyle katlanıyor olması; AKP’nin kurucu babalarının “özgül ağırlıklarını” partiden ve ülkeden bu denli esirgiyor olmaları bana inanılır gibi gelmiyor.
“Sevr sendromu”nun bunca eleştirisinin yapıldığı bir toplumda, okumuş yazmış, belirli bir eğitimi olan insanlar arasında dahi, komplo / kumpas teorilerinin hâlâ beyinleri bu denli zehirliyor olmasına, yutturulabiliyor olmasına şaşıyorum.
Askerin siyasî rolünün son bulması için verilen mücadelede aynı saflarda yer aldığım kimselerin, arkadaşlarımın, “hem darbe var, hem yolsuzluk…” deyip, temel sorunun otoriterleşme, hukuk devletinin ayaklar altına alınması olduğunu görmekten kaçınmalarını, Erdoğan’ı aklamak için binbir dereden su getirmelerini gördükçe canım fena halde sıkılıyor.
Meşruiyeti sorgulanır hale gelmiş bir başbakanın meydanlarda sağa sola “vatan hainliği” suçlaması yağdırması, belki paçayı bu yolla kurtarırım diyerek Hizmet Hareketi’ne iftiralar ve hakaretler yağdırması, nefret suçunun dik âlâsını işliyor olması vicdanımı sızlatıyor.
Evet, üzgün, kırgın ve kızgınım. Ama asla karamsar değilim. Türkiye Erdoğan ve kliği tarafından yönetilmeye mahkûm olacak kadar ilkel bir toplum değildir. Önümüzde bir değil üç seçim var.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020