Şahin ALPAY
Çarşamba akşamları fırsat buldukça, artık sonuna yaklaşmakta olan, “Muhteşem Yüzyıl” dizisini izliyorum. Reji, oyunculuk, dekor, müzik, hepsiyle diziyi genelde çok başarılı buluyorum. Senaryosu tarih gerçeklere de çok ters düşmüyor; “ecdadımız”ın ahvalini oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtıyor.
Dizinin de dürtüklemesiyle olacak, geçen pazar eşimle birlikte, üç yıl önce tamamlanan restorasyonu sonrasında görmediğim Süleymaniye’ye gittik. Muhteşem Süleyman ile Hürrem Sultan’ın türbelerinin ziyarete kapalı olmasından hayal kırıklığına uğradık. Geçen yıl, babası tarafından boğdurularak öldürülen Şehzade Mustafa’nın Bursa Muradiye’deki türbesini ziyaret etmiştik. (Türbenin, dizide ileri sürüldüğü gibi annesi Mahi Devran Hatun tarafından değil, kardeşi II. Selim tarafından yaptırıldığını sonradan öğrendim.)
Süleymaniye’nin uhrevî ortamı, her zaman olduğu gibi derinden etkiledi. Düşündüm: Dinî inançların insanların ve toplumların hayatında oynadığı rolü, ancak otuzuna gelince de olsa anladığıma şükrettim. Koca camide kadınlara arka tarafta, daracık bir alan ayrılması ise her zamanki gibi son derece ters geldi. Kadınların bu denli geri plana itilmesi, Allah’a kulluk bakımından kadınla erkeği eşit gören Peygamber’in çağrısı mıdır, yoksa erkek egemen törelerin dayatması mı? Herhalde ikincisi.
Sonra külliye içinde yer alan Darüzziyafe lokantasında öğle yemeği yedik. Yemekler muhteşem değildi ama beş asırlık ağaçlarla dolu avlunun tarihî havası yemeğe başka bir tad kattı. Ecdadımızı yâd ettik… Sonra, yokuş aşağı Haliç kıyısına yürüyelim dedik. Anladığım kadarıyla kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılmış, harabeye dönmüş evler arasından yürürken, ters yönden gelen kimi turistlerin bize “No! No!” diye seslenmelerine anlam veremedim. Belki de bizleri karşılaşacağımız üzücü manzaraya karşı uyarıyorlardı. Şöyle ki, Süleymaniye’nin yokuşları, ev artıklarından geçim sağlayan yurttaşların karargâhı haline gelmiş. Bu çağda, bu şekilde geçinmeye çalışan yurttaşlarımızın varlığı vicdanları paralıyor. Öncelikle onların yaşamları ama Süleymaniye’nin yokuşları da ihya edilmek zorunda.
Haliç’e inerken niyetimiz bir taksiye binip Piyer Loti’ye gitmek ve kahveyi orada içmekti. Taksiyi bulabildik, fakat amacımıza ulaşamadık. Zira, şoförümüzün uyarısına rağmen gitmeyi denediğimizde Feshane trafiğinde tıkanıp kaldık. (Ders: Hafta sonları Piyer Loti’ye gitmeye asla kalkışmayınız!) Rotayı eve çevirdik. Yol uzundu ve şoförümüz Süleyman da Erganili olunca sohbet kaçınılmaz oldu. Bir gün olsun siyaset konuşmaktan kaçınamadım.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde “Kürtler oylarını Erdoğan’a mı verecek?” diye sordum. “Kürtler çok aptal, çoğu dindar belledikleri için Erdoğan’a oy veriyor…” dedi. (Onlardan olmadığını ima ediyordu.) “Türkler sanki daha mı az aptal?” dedim, sonra toparladım: “Verilen oylar aptallıktan değil. Vefa oyları. Bu hükümetin ilk iki döneminde yaptığı henüz unutulmayan hizmetlerin karşılığı…”
AKP oyları 2010’da yüzde 58,0’den, 2011’de 49,9’a, 2014’te de (YSK geçen gün açıkladı; öyle 45–46 değil) 43,1’e indi. Belli ki Tayyip Erdoğan, HDP’den ya da MHP tabanından oy almayı başaramazsa, cumhurbaşkanlığı hayal olabilir. Bu arada, Tarhan Erdem uyardı: Bütün kamu görevlilerinin adaylıkları kesinleştiğinde görevi bırakmaları kanuni bir zorunluluk olduğuna göre, Başbakan’ın da öyle yapması gerekmez mi? (Radikal, 5.5.2014) Kesinlikle gerekir. Şimdilik şu kadarını söyleyeyim: Cumhurbaşkanını halka seçtirmek öylesine sorunlara yol açacak ki, eminim ileride bundan vazgeçilecek.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020