Şahin ALPAY
Türkiye’nin önde gelen Kürt siyasilerinden biri olan Kemal Burkay, Hak–Par’ın 6. Büyük Olağan Kongresi’nde son iki yıldır sürdürdüğü başkanlık görevine veda etti.
Burkay, Kürtlerin kimlik haklarını savunduğu için otuz yıl İsveç’te siyasi mülteci olarak yaşadıktan sonra 2011’de yurda dönmüş ve 2012’de Hak–Par’ın genel başkanlığına getirilmişti. Veda konuşmasında Burkay, “çözüm süreci”nde gelinen noktayla ilgili haklı tesbitlerde bulundu. Özetle şunları söyledi:
“MİT ile Abdullah Öcalan arasındaki görüşmelerle gündeme gelen ‘çözüm süreci’, çatışmaların sona ereceği, ülkeye barış geleceği umudunu doğurdu. Ne var ki, PKK güçlerinin ancak küçük bir bölümünü sınır dışına çekmekle yetinirken, amacı PKK’ya silah bıraktırmaktan ibaret olan hükümet de çözüme yönelik ciddi adımlar atmaktan kaçındı. Sorun, PKK’nın silah bırakmasıyla değil Kürtlerin temel haklarının tanınmasıyla çözülebilir.”
Burkay, kongreden birkaç gün önce Bugün TV’ye yaptığı açıklamalarda da yıllardır koruduğu temel bakış açısını tekrarladı: “Türkiye’de federal bir sistem oluşabilir. Kürt halkının çoğunlukta olduğu bölge, federal bir bölgeye dönüşebilir… Biz bunu istiyoruz. Biz ayrıca demokrasi istiyoruz. Başımıza PKK gibi bir örgüt gelsin, bize adeta geçmişi aratsın istemiyoruz. Çünkü PKK demokrasiyi bilmiyor. PKK’nın halka ve diğer siyasi örgütlere yaklaşımı demokratik olmadı hiçbir zaman.” (Bugün, 22.10.2014)
Burkay’ın dile getirdiği Türkiye Kürtleri arasında “PKK vesayeti” korkusu, hiç şüphe yok ki, Türkiye’nin Kürt sorununun çözümünde hiçbir şekilde görmezden gelinemeyecek hususlardan biridir. PKK’nın Kürt kimliğinin yegane temsilcisi olma iddiasıyla ve silahlarıyla iradesini dayatma politikalarının Türkiye Kürtleri arasında yaygın bir korku kaynağı olduğu muhakkak. Bu korku nedeniyle Türkiye Kürtlerinin en az yarısı, Kürtlüğün ifadesi üzerindeki engelleri kaldırmakla yetinen AKP iktidarına oy vermekte. Bu yüzdendir ki, başta Hak–Par, KADEP ve Hüda–Par olmak üzere Kürt partileri, PKK’ya karşı tavır almakta.
Ne var ki PKK’nın Türkiye hükümetlerinin asimilasyonu baskı ve şiddetle sürdürme politikalarının bir sonucu olarak Türkiye Kürtlerinin geri kalanının desteğini kazanmış olduğu da bir gerçek. Burkay ve başkalarının iddia ettiği gibi, PKK’nın kuruluşuna Kürt siyasi hareketini kontrol altına almak amacıyla Ankara öncülük etmiş olabilir. Ama herhalde kimse bugün gelinen noktada PKK muhatap alınmaksızın Türkiye’ye ve Kürtlere barış getirmenin mümkün olabileceğini söyleyemez. Burkay’la birçok noktada benzer düşünen rahmetli Şerafettin Elçi’yi, PKK’nın desteğiyle BDP’den milletvekili seçilme tercihini yapmaya götüren gerçek de buydu.
Açıktır ki Türkiye Kürtleri üzerinde “PKK vesayeti” korkusunu ortadan kaldırmanın iki temel gereği var: Birincisi, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının PKK dahil bütün Kürt siyasi partilerinin ortak oldukları temel talepleri karşılaması. Yani Türkiye’nin bir yurttaşlar devleti olarak yeniden tanımlanması, anadilde eğitim hakkının tanınması, idari yapının merkeziyetçilikten kurtarılarak yerinden yönetim temelinde yeniden örgütlenmesi. İkincisi ise ayrılıkçılığı terk eden, taleplerinin karşılanması halinde şiddeti de terk edebileceği işaretlerini veren PKK’ya demokratik, barışçı, meşru, yasal siyaset yapma yolunun açılması. Bunun için siyasi af ve PKK militanlarının normal hayata kazandırılmalarını sağlayacak öteki önlemlerin alınması.
Evet, Ankara bu yönde adım atmakta geciktikçe, ne Türkiye şiddetten ve bölünme tehlikesinden kurtulabilir, ne de Türkiye Kürtleri “PKK vesayeti”nden... Burkay haklıdır: “Oyalama politikalarıyla bir yere varılamaz…”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020