Şahin ALPAY
Demokrasinin sadece seçimden ibaret olmayıp yurttaşların hiçbir hükümet tarafından çiğnenemez temel hak ve özgürlükleri de içerdiğinin bilincinde olanlar, fiilen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından yönetilen AKP hükümetinin Türkiye’yi hızla bir tek–adam, tek–parti yönetimine doğru götürdüğünün farkında. Türkiye’nin önündeki temel soru, bu gidişin nasıl önlenebileceği.
Seçmen kabaca eşit büyüklükte iki kamp arasında kutuplaşmış durumda. Bir tarafta, esas olarak, Milli Görüş geleneğine bağlı İslamcılar, muhafazakâr Kürtler ve ekonomik çıkarlarının AKP iktidarının devamına bağlı olduğuna inananlardan oluşan Erdoğan taraftarları var. Öte yanda da, esas olarak, CHP ve MHP’ye oy verenler, Aleviler, özgürlük yanlısı Müslümanlar, Kürtler ve diğerleri bulunuyor. Rejimin geleceği bakımından hayati önem taşıyan önümüzdeki genel seçimlerde dengenin ne yönde değişeceğini, başlıca PKK ve HDP tarafından temsil edilen milliyetçi Kürtlerin belirleyeceği söylenebilir.
Milliyetçileri, sosyalistleri ve liberalleri kapsayan Kürt siyasi hareketinin Kemalist asimilasyoncu politikaları sorgulayarak Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli bir katkı yaptığı yadsınamaz. PKK’nın 1980’lerde başlayan ayrılıkçı silahlı isyanının ise, Kemalist tek–kültürcülüğe sıkı sıkıya bağlı TSK’nın vesayeti altında olan hükümetlerin demokratikleşmeye karşı direnmelerine yol açtığı ve başta Kürtler olmak üzere halkın büyük acılar çekmesine neden olduğu da bir gerçek.
Evet, PKK giderek Marxizm–Leninizm’i, sonra ayrılıkçılığı terk etti; yasal siyasete katılmasına kapıların açılması ve Kürt bölgesine özerklik verilmesi talebinin karşılanması karşılığında silahları terk edebileceği mesajını verdi. PKK’nın İmralı’da hükümlü lideri Abdullah Öcalan, Mart 2013’te silahlı mücadeleye son çağrısı yaptı ve hükümetle gizli yürütülen barış görüşmelerine başladı.
Göründüğü kadarıyla PKK, özellikle de Kandil’deki askeri liderliği, hükümete güvenmiyor, oyalama taktiği uyguladığını düşünüyor. Bu yüzden PKK bir yandan görüşmeleri sürdürürken, öte yandan talepleri en geç haziranda yapılacak genel seçimden önce karşılanmayacak olursa silahlı mücadeleye dönme tehdidinde bulunuyor. AKP iktidarı ise, muhtemelen, vereceği tavizlerin seçmenlerinin bir kısmını kendisinden uzaklaştıracağı ve TSK ile gerginliğe yol açabileceği endişesiyle görüşmeleri seçim sonrasına kadar uzatma taktiği uyguluyor.
PKK, AKP iktidarı ile bir anlaşmayı tehlikeye sokmamak için Gezi Parkı protestolarına katılmadı; Kobani krizinin, Erdoğan’ın PKK’yı IŞİD ile aynı kefeye koymasının görüşmeleri raydan çıkarmasına izin vermedi. HDP, 4 eski bakanla ilgili yolsuzluk iddialarını araştıran meclis komisyonundan temsilcisini çekti; yakınlarda da % 10 barajına takılma riskine rağmen seçime parti olarak katılacağını açıkladı. Bu adımları, taleplerin karşılanması halinde, HDP’nin Erdoğan’ın istediği başkanlık sistemine destek vereceğine dair spekülasyonları tetikledi.
Elbette ki PKK ile hükümet arasındaki gizli görüşmelerde ne gibi al–ver pazarlıkları yapıldığı spekülasyona açık. Ne var ki, PKK–HDP’nin asgari taleplerin karşılanması halinde Erdoğan’ın istediği başkanlık sistemine destek vereceği, aksi takdirde buna karşı çıkacağı anlaşılıyor. KCK-PKK’nın geçen mart ayındaki yerel seçimler öncesinde yaptığı açıklamayla kesinlikle hemfikirim: Demokrasi olmadan Kürt sorunu çözülemez, Kürt sorunu çözülmeden demokrasi yerleşemez. Ne var ki, PKK’nın bu düşünceye bağlı olduğundan ciddi kuşkum var.
Türkiye’de özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin yerleşmesi, muhakkak ki hem Türklerin hem de Kürtlerin çıkarınadır. Otokratik bir rejime doğru gidildiğine göre, buna Türkler kadar Kürtlerin de karşı çıkması gerekir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020