Şahin ALPAY
Hayli zamandır, bırakın bu gelişmişlik düzeyindeki Türkiye'nin, AKP'nin bile bu yönetim zafiyetine katlanamayacağını yazıyor, söylüyorum.
Türkiye'de giderek ülkeyi bir kan gölüne çevirmekte olan bir zafiyet varsa, bu esas olarak başında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın olduğu, giderek keyfîleşen, otoriterleşen ve yolsuzluğa boğulan AKP iktidarının yönetme zafiyetidir. Hak ve özgürlüklere saygı göstermeyen, demokratik haklarını kullanan muhaliflerini “ihanet, alçaklık, casusluk, vesaire” ile suçlayan, susturmaya çalışan bir iktidar, yönetemez hale gelmeye mahkumdur.
Gidişatın bu yönde olduğunu, başka kimse değil, o sıra başbakan yardımcısı olan, AKP kurucusu Bülent Arınç uyarmıştı: “Yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat geriye kalan yüzde 50'de bir nefret söylemine dönüşüyor. Bu bizim yüzde 50 oyumuza engel olmaz. Ama Türkiye yönetilebilir bir ülke olmaktan çıkabilir.” (08.02.2015) Aradan geçen süre içinde AKP iktidarının yönetme zafiyeti iyice ortaya çıkmış olduğu gibi, oyları da hızla erimekte.
“Bu yönetime AKP bile katlanamaz” dediğimde elbette ki kariyerlerini tümüyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iradesine bağlamış olan siyasileri kastetmiyorum. Onlar dışında kalan, gözleri menfaatle kör olmayan AKP üyelerini ve esas olarak da AKP seçmenini kastediyorum. AKP kurmaylarının 1 Ekim 2015'te yaptıkları seçim stratejisi toplantısında parti için kamuoyu araştırmaları yapan şirket yöneticilerinin söyledikleri bunu açıkça gösteriyor. (“AKP Günlükleri, Nokta dergisi, 12 Ekim 2015.) Araştırmacıların ana bulguları şöyle özetlenebilir:
AKP kadın seçmen avantajını uzun süre elinde tutmuştu, artık kaybediyor; bunun temel sebebi ‘hayat tarzı' kaygısıdır. Kürt seçmen ayrılık sinyalleri vermeye başlamıştı, fakat parti yönetimi bunu görmezden geldi. Yüksek öğrenimliler ve gençler arasında başarı oranı çok düşük. AKP yeni seçmenler arasında da ortalamanın altında oy alıyor. Bunda öncelikle partinin yolsuzluğa bulaştığı algısı, AKP kadrolarının “kibir, israf ve gösteriş” ile anılması, hükümet icraatlarındaki yetersizlik, Cumhurbaşkanı'nın kutuplaştırıcı tarzı, Kürt sorununa yaklaşım rol oynuyor. Bütün bunların siyasi açıklaması AKP'nin “soyunun kuruması”dır. Bu gidişle AKP İç Anadolu ve Karadeniz'e sıkışan bir bölge partisine dönüşebilir.
AKP kurmaylarının bu olgulardan çıkardıkları sonuçlar arasında yegane gerçekçi olanı şöyle dile geliyor: “Her ne kadar yüzde 41 oy almış olsak da biz aslında yüzde 25'lik bir partiyiz. Biz istikrarı temsil ettiğimiz ve merkez sağ, muhafazakar bir alternatifimiz olmadığı için yüzde 41 oy aldık. Son 4 yıl içinde lale devri yaşıyoruz ve toplumsal olanı gözden kaçırıyoruz.”
Nereden nereye geldik? AKP, ilk iki iktidar döneminde Türkiye'yi daha zengin ve özgür kıldı; bölgesinde bir istikrar adası, İslam dünyasına örnek gösterilen bir demokrasi haline getirdi. Kürt sorununun çözümü ve ülkede kalıcı barış yönünde adımlar atıldı. Bu politikalar sürdürülseydi, önce başbakan sonra cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Nobel barış ödülünü alabilirdi. Mimarlığını yaptığı “komşularla sıfır problem” politikalarında ısrar edilseydi önce dışişleri bakanı sonra başbakan Ahmet Davutoğlu da bu ödüle ortak olabilirdi.
Ne yazık ki, iktidar yozlaştırıyor, mutlak (yani denetlenmeyen) iktidar ise mutlak olarak yozlaştırıyor. 2011'den bu yana yaşanan bu. Nobel barış ödülüne layık görülebilecek siyasiler, bugün maalesef ülkeyi iç kargaşaya doğru götürüyor; gidişatın sorumluluğunu kendilerinde arayacaklarına, olan bitenden ders çıkaracaklarına, “iç ve dış düşmanlar” bahaneleriyle kendilerini aldatmaya devam ediyor. 1 Kasım tek başına AKP iktidarına son ve AKP'ye aklını başına toplama fırsatı vermeli.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020