Şahin ALPAY
Ana muhalefet partisi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 1 Kasım seçimlerinden sonra aralarında dört gazetenin genel yayın müdürlerinin de bulunduğu bir grup gazeteciyle sohbet toplantısı yaptı.
Bu sohbet sırasında Kılıçdaroğlu, “Göbels rejiminin başladığı”ndan söz etti. Diğer gazetelerde göremedik, ama Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Can Dündar, “Göbels rejimi başladı” başlıklı yazısında (6 Kasım) Kılıçdaroğlu'nun bu beyanını ve “Önümüzdeki süreçte baskının dozunu arttıracaklarını görüyoruz. Basın ödün vererek değil, dik durarak bu baskıların üstesinden gelebilir…” dediğini aktardı.
Dündar, yazısının sonuna bir kutu açarak Göbels'in, Almanya'da Nazi diktatörlüğünün “Büyük Yalan” tekniğiyle ünlü propaganda bakanı olduğunu hatırlattı: “Eğer yeteri kadar büyük bir yalan söyler ve bunu sürekli tekrarlarsanız, halk önünde sonunda buna inanacaktır…” Günümüz Türkiyesi'nde kullanılan “Büyük Yalan”ın “Paralel Yapı” safsatası olduğu muhakkak. Bunu ilk teşhis eden de, malum, Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk oldu.
“Paralel Yapı / Devlet” iddiasını önce AKP iktidarına karşı Balyoz ve Ergenekon darbe girişimleri davalarının sanıkları ortaya attılar. Savunmalarında, kendilerinin hiçbir suç işlemediklerini, Fethullah Gülen'in telkinleriyle gelişen Hizmet Hareketi'yle ilişkili emniyet ve yargı mensuplarının kendilerine “kumpas” kurduğunu, delilleri onların uydurduğunu ileri sürdüler. Evet, ne yazık ki, bu davaların çoğu sanığı haksızlıklara uğradı. Emir alan – veren ayrımı yapılmadan çok sayıda subay tutuklandı, çok uzun süre tutuklu kaldı, savunma haklarına saygı gösterilmedi. Soruşturma için verilen talimatlarının, “bu davaların savcısıyım” diyen dönemin başbakanından geldiği, soruşturmalarda görev alan emniyet ve yargı mensuplarının Hizmet Hareketi ile ilişkili olduğu iddia edilenlerden ibaret olmadığı herkesçe biliniyordu, ama bu hususları görmezden gelmek çoğu sanığın işine geldi.
“Paralel kumpas” safsatasına daha sonra, gerçek anlamda bir “paralel devlet” olan KCK davasının sanıkları, daha sonra da 17 / 25 Aralık Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının zanlıları sarıldı. O günden bugüne kadar da neredeyse şu veya bu nedenle suçlanan herkesin yakayı sıyırmak için kullandığı bahane haline geldi. Geçen hafta beraat eden faili meçhul cinayetler davası sanıkları dahi kendilerini bu şekilde savundular.
“Paralel Yapı” iddiası dallanıp budaklanıp “silahlı Fethullahçı terör örgütü” iddianameleri yazılmasına kadar uzandı. Ne yazık ki bu büyük yalan cadı avı yapmak; hukuk devletini yıkıp parti devleti kurmak; sivil toplumu yıldırmak; bankalara, şirketlere, medya kuruluşlarına el koymak; halka zulmetmek için kullanılıyor. Yüzlerce insan gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, mahkeme önüne çıkarılıyor. Ne yazık ki, zulme uğrayan bu insanlar arasında gerçekten bir suç işlemiş olan var mıdır, bunu da şimdilik öğrenmek imkanımız yok, zira söz konusu soruşturmaları, adil bir şekilde yargılamak için değil, mahkum etmek için kurulmuş Sulh Ceza Hakimlikleri yürütüyor. Ülkenin önde gelen hukukçuları birbirini denetleyen tek kişilik mahkemelerin, doğal hakim / mahkeme ilkesine, dolayısıyla hukuk devletine aykırı olduğunu bas bas bağırdılar, ama ülkenin Anayasa Mahkemesi bunları Anayasa'ya uygun görmekten hicap duymadı.
Tıpkı dış dünya gibi, toplumun büyük çoğunluğu Fethullah Gülen'in bir “terörist” olduğu, silahlı terör örgütü kurduğu iddialarının kuyruklu birer yalan olduğunu bilse de, bunu söylemekten kaçınıyor, çünkü bugün bu yalana sığınanların borusu ötüyor. Çünkü bu büyük yalan Türkiye'de temel hak ve özgürlüklere saygısı olmayan İslamcılar ile askeri vesayetçiler arasında giderek gelişen ittifakın temel taşı haline geldi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020