Şahin ALPAY
2011 genel seçimlerinden, ama esas olarak da 17 / 25 Aralık 2013'ten bu yana Türkiye'ye giderek keyfîleşen bir yönetimin egemen olduğu herkesin malumu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen gün bir televizyon programında söyledikleri ise bunun açık itirafı. “Cemaat” ile ilgili bir soru üzerine şöyle diyor: “Onlar Tayyip Erdoğan'a ihanet ettiler, ben onlara ihanet etmiyorum. Sadece milletin hakkını onlardan geri alma mücadelesini veriyorum.”
Cumhurbaşkanı'nın sözlerinin akla getirdiği o kadar çok soru var ki. Başta gelenleri şunlar: Ceza hukukunda “Tayyip Erdoğan'a ihanet etmek” gibi bir suç var mıdır? Ceza hukukunda yeri olmayan “paralel devlet / legal görünümlü illegal yapı” kavramları yeterli olmadı, yerine “Tayyip Erdoğan'a ihanet” kavramı mı ikame ediliyor? Cumhurbaşkanı'na “milletin hakkını geri alma” yetkisini veren kim?
Cumhurbaşkanı “ihanet” ile herhalde “hükümete karşı darbe” olduğunu iddia ettiği 17 / 25 Aralık soruşturmasını kastediyor. Bir an için (hiç gerçekçi olmayan bir varsayımla) diyelim ki, bu soruşturmayı yalnızca “Cemaat”le ilişkili, yetişmelerinde “Cemaat”in katkıları olan yargı ve emniyet mensupları yürüttü. Peki, iddialar Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturması niteliğini taşımıyor muydu? Soruşturmanın sonuna kadar sürdürülüp, iddiaların gerçek olup olmadığının aydınlanması gerekmez miydi? Eğer söz konusu olan yolsuzluk değil de “darbe” ise, ilgili dört bakan niçin istifa ettirildi ve niçin bir daha milletvekili adayı yapılmadı? Niçin bunlara Yüce Divan'da yargılanarak kendilerini aklama fırsatı tanınmadı?
Demek ki, “Cemaat” denilen (sosyal bilimler açısından bakılacak olursa, inanç temelli bir sivil toplum hareketi olan) Hizmet hareketine karşı yürütülen cadı avının, açılan çeşitli davalarda yüklenmeye çalışılan suçların hukuki bir temeli yok, tümüyle siyasi gerekçelere dayanıyor. Demek ki, görevlerinden alınan binlerce, açılan çeşitli davalarda tutuklanan yüzlerce emniyet ve yargı mensubu, hukuki gerekçelerle değil, Cumhurbaşkanı kendisine “ihanet” ettiklerine inandığı için bu muameleyi görüyor.
Anamuhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Devlet yüzlerce kişi çalıştıran holdinglere hukuksuz şekilde kayyım atıyor… Dünya ekonomik kalkınma için büyük şirketlerini el üstünde tutuyor, Türkiye ise büyük holdinglerine dolgun maaşlı kayyım atıyor…” diyor. Anlaşılan, Türkiye'nin sermaye yapısı en güçlü bankası olan Bank Asya, Cumhurbaşkanı kendisine “ihanet” ettiğine inandığı için TMSF'ye devredildi. İpek Koza ve Kaynak holdinglere bunun için kayyım atandı. Samanyolu Yayın Grubu bunun için sansür ve karartma altında. İki medya mensubu, Hidayet Karaca ve Gültekin Avcı bunun için tutuklu.
Demek ki, dünyanın başına bela olan IŞİD'in temsil ettiği anlayışın tam zıddını, yani demokrasiyi, herkese inanç özgürlüğü anlamında laikliği, bilimin dinle çelişmediğini, herkesi olduğu gibi kabul etmeyi, halklar arasında karşılıklı saygıyı, barışı, her şart altında meşruiyeti savunan; şiddetin her türlüsüne karşı çıkan bir İslam anlayışını temsil eden, bu bakımdan dünyada bir eşi olmayan İslam bilgini Fethullah Gülen, bunun için PKK elebaşılarıyla birlikte “terörist” ilan edildi, bu nedenle dünyanın buna inanması bekleniyor.
O sıra ekonomiden sorumlu olan ANAP'lı bakan Güneş Taner, 28 Şubat 1997'deki MGK'da “yeşil sermaye diye nitelenen banka ve holdinglere el konulmasının” istendiğini ama hükümetin bunu reddettiğini söylüyor. Demek ki, AKP iktidarı 18 yıl önce alınan MGK kararını uygulamakta. Acaba Balyoz, Ergenekon, faili meçhul cinayetler davalarının beraatle sonuçlanması da, hukuki gerekçelere değil AKP iktidarının askeri vesayetçilerle girmiş olduğu ittifaka mı dayanıyor? Cumhurbaşkanı'nın açıklaması üzerine aklı başında herkesin sorması gereken sorular o kadar çok ki...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020