Süleyman Seyfi Öğün
Trump'ın beklenmedik bir şekilde seçilmesinin küresel etkilerinin neler olabileceği konusunda kafalar halâ karışık. Şurası açık ki, pek çok şeyi zaman gösterecek. Seçim sırasında Trump'ın söylediklerinin birebir hayata geçeceğini kimse beklemesin. Hatta zaman ilerledikçe Trump'ın söyledikleri ve vaad ettiklerinin çok dışında sayılabilecek bâzı işlere imza atabileceği de bir ihtimâl olarak elde tutulmalı. Buna rağmen kimi eğilimlerin ağırlık kazanacağını şimdiden söylemek mümkün
Bahsedeceğimiz genel eğilimlerin başlıcası Trump'ın Amerikan iç siyâsetini hedeflediğini gösteriyor. Bu da “tecritçilik” siyâsetinin baskın olacağı anlamına geliyor. Aslında bu da garip bir şekilde de olsa, Obama dönemi ile Trump dönemi arasında bir süreklilik olacak demektir. Obama döneminin baskın niteliği, Bush ve Clinton dönemlerinde izlenen yırtıcı siyâsetlerin yolaçtığı , ABD'nin dünyâda uğradığı prestij kaybını bertaraf etmekti. Önce rakibesi, daha sonra da bir süreliğine Dışişleri Bakanı olan Hillary Clinton ise bu yırtıcı siyâsetlerin devâmından yanaydı. Neticede uzlaşamadılar. Clinton bir sonraki döneme hazırlanmak üzere geri çekildi.
Pekiyi Obama ne yaptı? Obama, seçim kampanyası sırasında “Değişim” iddialı bir hikâye anlattı. Bu, büyük ölçüde alt ve orta-orta sınıfların içine alan “içeriye” anlatılan bir hikâye idi. Öznel açılımı çok kültürlülüğün derinleştirilmesi, cinsel ayırımcılık ile mücâdele, çevre hassasiyeti vb; nesnel açılımı ise toplumsal bâzı dengesizlikleri giderici siyâsetleri hayata geçirmekti. İlki orta-orta sınıflara; diğeri ise alt-orta sınıflara hitap ediyordu. Öznel-kültürel açılım, çok renklilik temelindeki bir çoğulculuk hayli etkili işledi. Ama daha sonra “biz” duygusunu kaybettirerek buharlaştı. Nesnel açılıma gelince, sigorta sisteminin iyileştirilmesi konusunda yasa çıkarırken olduğu üzere çok zorlandı. 2008 krizi ve üretimdeki kayıpları gidermek konusunda ise başarılı olamadı. Amerika'nın artık çok eskimiş olan alt yapısını yenilemeyi sağlayacak bir adım atamadı. Bir süre sonra “idâre-i maslahat” güden; kendisine “topal ördek” yaftası kazandıran aktüalist bir siyâsetçi profili vermeye başladı. Prestijini, zaman zaman verdiği renkli profillerle ayakta tutmaya çalıştı. Hâsılı büyük bir lâf etti; ama küçük işler yaptı.
Obama döneminde ABD'nin izlediği dış siyâsetler ise tam bir savrulma gösterdi. CIA, NATO, FBI bildiğini okumaya başladı. Obama bütün bunları koordine edebilecek bir irâde ve performans ortaya koyamadı. Deyim yerindeyse, kaosun derinleşmesini sâdece seyretti. Rusya, İsrâil, Çin ve Avrupa ile ABD'nin ilişkileri istikrarsızlaştı ve yer yer gerildi.
Eğer Hillary Clinton gelseydi, bu belirsizliğe bir son verecek ve izleyeceği “şahin” siyâsetlerle ABD'nin ağırlığını arttıracaktı. Bunu da İsrâil ile ilişkileri düzelterek, Avrupa'yı NATO üzerinden disipline ederek ve nihâyet Rusya-Çin-Hindistan aksındaki Asya güçlerine karşı geliştireceği çıkışlarla yapacaktı.
Hillary'nin kaybetmesi aslında NATO ve CIA'nin kaybetmesi; bir bakıma ayağının boşta kalması anlamına geliyor. NATO, artık eski NATO değil. Sert çekirdeğine dönmüş, çok daha operasyonel bir NATO bu. İçine Avrupa'yı; özellikle de Doğu Avrupa'yı alan; Türkiye gibi eski gözdelerini kolaylıkla gözden çıkaran bir NATO'dan bahsediyoruz. Almanya-Rusya târihsel yakınlığının sona ermesi, AB'nin zayıflaması; hattâ çözülme beliritileri göstermesi ; Avrupa'nın süper gücü olan Almanya'nın Volkswagen, Deutsche Bank üzerinden diz çöktürülmesi, Avrupa'yı NATO'ya daha bağımlı bir hâle getirdi. Trump'ın Avrupa ve NATO'ya eş anlı olarak soğuk bakan tavrı, NATO-Avrupa denklemini boşa çıkarıyor. Gerek NATO gerek Avrupa'nın Trump'ın seçilmesinden duydukları ve hayli güçlü tonlarla ifâde ettikleri endişeler boşuna değil. Trump'ın söylemi, Rusya-Çin-Hindistan eksenli Asya Blokunu hayli rahatlatıyor. Arada güme giden ise İran. Trump'ın, doğrudan bir anti-İran söylemi kullanmasa da; İran'ı rahatlatan ve Şii hilâlini yer yer açıktan, yer yer ise kapalı olarak destekleyen NATO siyâsetlerini sürdürmeyeceğini anlıyoruz. Bu, önümüzdeki dönemlerde İran'ın Ortadoğu'daki atılganlığını hayli sınırlandıracak gözüküyor.
İsrâil elbette ki Hillary'yi tercih ederdi. Ama Trump'ın seçilmesi İsrâil için herhalde bir felâket olmasa gerekir. Özellikle İran'ın Ortadoğu'da artan gücü İsrâil'in sonuna kadar hoşuna gidecek değildir.
Görünen o ki, sırtını bir yerlere vermeye bayılan PKK bu işten çok kayıplı çıkacak. Trump'ın Türkiye'yi kaybetmek pahasına PKK'nın bölgesel ağırlık kazanmasına pek hoş bakmadığı ortada. Trump'ın NATO-Avrupa denkleminin bunalttığı Türkiye'ye en azından bir nefes aldıracağı kuvvetle muhtemel. Asya aksına yakınlaşan bir Türkiye, NATO-Avrupa aksını en azından başıboş bırakmayan ve kışkırtmayan Trump'ın döneminde daha rahat siyâsetler ve tercihler geliştirebilecek; târihsel dezavantajlarını giderme fırsatı yakalayabilecektir.
Hâsılı Trump'ın gelmesiyle birlikte işleri zora girenler ile görece rahatlayanlar belli oluyor. Bu yazıdaki ihtimâllerin sağlamasını 2017'den itibaren yapabileceğiz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019