Süleyman Seyfi Öğün
Türkiye’de Dolar ile alâkalı yaşanan son gelişmeleri değerlendirdiğimizde bunun “ekonomik” sâiklerle bağlantısının hemen hemen “sıfır” derekesinde olduğunu görüyoruz. Vakt-i zamânında Schumpeter, “ekonomi asla ekonomiden ibâret olamaz” derken çok mühim bir husûsa işâret ediyordu. Her ne kadar günümüzün ekonomizmi bunun tam tersini iddia ediyorsa da , Schumpeter haklı çıkıyor.
Aslında ekonomi, ekonomizmin anlattığının tam tersine ekonomi dışı (meta-ekonomik) bir dünyânın yansıması. Bir zamanlar Marx’ı eleştirmek için söylenenler; nedense günümüz ekonomizmi için söylenmiyor. Dahası var; Marx’ın tekmil dünyâyı veyâ hayâtı “üretim tarzları”na indirgemesini o vakitler eleştirenler, döndüler dolaştılar, ekonomizmde karâr ettiler. Ne tuhaf değil mi?
Türkiye’nin Dolar üzerinden, bayramsız seyransız pres yemesini “ekonomik “ değişkenlerle açıklamak çocukluktan başka bir şey değildir. Dünyâ çok sayıda yapının karşılıklı ve hayli karmaşık etkileşiminin doğurduğu “durumlar” türetiyor. Modern dünyâda “ekonomi” bu yapılardan sâdece birisi olarak tecessüm etti. Ekonomizm, târihsel olarak mümkün değildir. Eğer yapılar arası bağımlılık ilişkilerine bakacak olursak, meselâ zannedildiği gibi, siyâsâl sâiklerin ekonomik doğrultuları belirlediği durumlar, tersinin; yâni ekonomik sâiklerin siyâsal doğrultuları belirlediği durumlara baskın gelecektir. Buna şaşırmayalım; dünyâ hâlâ Ricardo ve Marx’ın ekonomi-politik dünyâsı değil; Adam Smith’in “politik-ekonomik” dünyâsı…
Ekonominin târihi, içinde “ekonomik akılcılık” olarak tanımlanan ilişkilerin kurduğu son derecede “akıldışı” bir alan aslında. Ekonomizm sâdece bir yerde işe yaradı; bunu açığa çıkardı. Dünyâyı ekonomiden ibâret görmek ve göstermek çok “akıllı” bir bakış değildir. Ama bu akılsızlığın zirve yaptığı yer ekonomiyi de “para”dan ibâret görmekti. Üstelik kalpazanlık derekesinde; yâni karşılığı olmadan basılmış paralarda..
ABD hegemonyası, “Dolar”, “Silâh” ve “Teknoloji “üzerinden yapılandı. Bu iki unsuru diğer bir yapı olan “kültür” yapıştırdı. Dolar ekonomizmi, silâh militarizmi, dijitalleşme ise teknolojizmi doğurdu. Bu tehlikeli ilişkileri; başta Hollywood olmak üzere, popüler Amerikan kültür endüstrileri sayısız göz ve akıl alıcı kod ve form üzerinden yumuşatıp, estetize ederek yeniden üretti ve bütün dünyânın tüketimine havâle etti.
Paranın serencâmını, evden kaçan bıçkın delikanlının dışarıda edindiği yeni dostlarıyla çevirdiği dolaplar -kalpazanlıklar- olarak görmek çok da abartılı olmasa gerekir. Bu işler baba devletlerin irâdesini ve kontrolünü aştı. Devlet ve uluslara ağır bir yük bindirdi. Şimdi yaşanan bu. Onun için dünyâyı karşılıksız, sözde varlıklar çöplüğü olmaktan çıkarmak gerekiyor. ABD , yıpranan hegemonyasını ihyâ etmek için Doları, devlet mârifetiyle geri çekmeye karar verdi. Gâliba kafaların biraz karıştığı nokta da burasıdır. Nasıl geri çekecek bu kağıtları? Dengeyi nasıl kuracak? Bunları toplayıp, karşılığı olan stokları bırakıp; olmayanları dev fırınlarda yakıp, etrâfında ateş dansı yaparak mı? Elbette değil..Kolay kazanmaya alışmış parasal sermâyeyi yeniden bir üretim disiplinine çekmek kolay olmasa gerekir. (Onun için parasal sermâye ile devletler çatışıyor zâten). Para, gel deyince gelmiyor. Ona bir karşılık bulmak zorunda. Bu iş zaman alacak. Bu da çok açık. Pekiyi, bu süreci hızlandırmak mümkün mü? İşte bu mümkün. ABD‘nin elindeki ikinci âlet, yâni silâh işte tam da burada devreye giriyor. Dünyâdaki karşılıksız fazlaya bir karşılık kazandırarak onu içeriye çekmek için savaş çıkarmak veyâ çıkması muhtemel bir savaş ihtimâlini körüklemek yeterli olacaktır. Bugün Trump ile Pentagon arasındaki gerilim, Başkan’ın ilk başlarda bu işin kendisininde iddialı olduğu müteahhitlik alanlarıyla başarılabileceğini düşünmesiydi. Olmayacağını gördü. O da topa girmek zorunda kaldı. Hâlâ performansından çok memnun değiller.
Irak, Libya ve Suriye’yi bu savaş senaryosuna dâhil etmek zor değildi. Acımadılar….Gelin görün ki, İran, Türkiye ve Rusya için ise aynı senaryo işlemiyor. Devlet geçmişleri olan daha donanımlı sert zeminleri yumuşatmak gerekiyordu. Bunun ilk ayağı, bu güçleri Suriye ve Irak’da müdahil kılmak ve yormaktı. Bu oldu. Ama, bu strateji, hiç ummadıkları bir şekilde bu üç gücü yakınlaştırdı.. Şimdi ise onları çeşitli “ekonomik” preslerle daha da çâresiz hâle getirmek. Rusya ve İran’a uygulanan kesinti ve kısıtlamalar ortada. Sırada Türkiye vardı. O da oldu. Bu raundda , yine ilk âlet, yâni para oyunları devrede. Türkiye için bu presler hayâtî bir rol oynuyor. Yeni bir sayfa açıldı..Bunun altından kalkmanın en kısa vâdede güçlü bir siyâsal -toplumsal direnç koymaktır. İkinci olarak, ilk etapta AB , Rusya, Hindistan, Çin, İran, Türkiye ve Lâtin Amerika memleketlerini içine alacak; ama daha sonra Afrika’yı da ihmâl etmeyecek; geliştirilmiş ilişkiler üzerinden yeni bir ekonomik alan açmak ve bunu dolar dışı işletmek çok hayâtî gözüküyor. Yeniden IMF kapılarında sürünmemek için….
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019