Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi gelişmiş ülke merkez bankalarının kararları gelişmekte olan ülkeleri yakından ilgilendiriyor.
Niye yakından ilgilendiriyor bu kararlar gelişmekte olan ülkeleri?
Çünkü 2013’ün mayıs ayında Amerikan Merkez Bankası’nın varlık alımlarını azaltacağını söylemesinin ardından gelişmekte olan ülke piyasalarında şoklar yaşanmaya başladı.
İşte bu konuyu ele alan bir çalışma IMF internet sitesinde24 Aralık 2014’te yayınlandı. “Spillovers from United States Monetary Policy on Emerging Markets: Different this time?” başlıklı çalışma J. Chen, T. Mancini Griffoli ve Ratna Sahay tarafından yapılmış.
Bu çalışmaya göre; Amerikan para politikası gelişmekte olan ülkelerin sermaye akımları ve varlık fiyatları üzerinde şok etkisi yaratıyor. Ve uzun dönemli Amerikan bono faizlerinin etkisi gelişmekte olan ülke varlık fiyatlarında daha etkili oluyor. Yine gelişmekte olan ülke ekonomilerinin temel göstergelerinin tutarlı olması yani yüksek büyüme hızı, cari açığın olmaması, düşük enflasyon ve iç borçlanma içerisinde yabancıdan alınan borç oranının az olması Amerikan para politikasının şok etkisini azaltıyor.
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık çünkü, bu çalışmada 2015 içerisinde Amerikan Merkez Bankası faiz artırdığında temel göstergeleri tutarlı olmayan gelişmekte olan ülkelerin kısa vadeli tedbir olarak döviz kontrolü ve sermaye kontrolü yapması öneriliyor.
O hâlde Türkiye ekonomisine baktığımızda, düşük büyüme hızı, yüksek cari açık, yüksek enflasyon ve iç borç içerisinde yabancı borç payının yüksek olduğunu görüyoruz.
Demek ki Türkiye kısa vadeli önlem olarak döviz kontrolü ve sermaye kontrolü yapacak ülkeler arasına girebilir. Anlayacağınız önümüzdeki dönemde negatif sürprizlerle karşılaşabiliriz.
Yeni yılınız kutlu olsun.
***
Engin Ardıç Halide Edip’e niye düşman
Namaz kılmaz, oruç tutmaz, yaşı gelip geçtiği hâlde Hacca da gitmeyen, bu arada zekât da vermiyormuş, hem ateist hem İslamcı, Cem Uzan’ın Star gazetesinin 9 Kasım 2002 tarihli nüshasında dönemin siyasetçilerine orço Abdullah, pezo Vecdi, hibino Recep, beşlik Bülent, tekerlek Abdüllatif gibi sıfatlar takan, herkesin karısına kızına taciz yazıları yazan paralel Engin Ardıç Sabah gazetesinde 26 Aralık 2014 tarihli yazısında Halide Edip Adıvar’ı aklınca küçümsüyor. Çünkü Halide Edip İstiklal Savaşı’na katılıyor. İşte bu nedenle İstiklal Savaşı’na katılanlardan ve savaşın marşı İstiklal Marşı’ndan hiç hoşlanmıyor Engin. Biliyorsunuz, 28 Aralık 2014 tarihli yazısında marşın kaldırılmasını istiyor.
Gelelim Halide Edip’e niye düşman olduğuna?
Düşman, çünkü Halide Edip, işgale karşı halkı harekete geçirmek için Sultanahmet Meydanı’nda binlerce kişiye yaptığı konuşmada “milletler dostumuz hükümetler düşmanımızdır” diyerek cesaretini gösterdi. Yine “Sultan’da yürek Selanik” diyebilecek kadar cesur bir kadındı.
Ve hiçbir kitabını okumadan, herhalde birinden işitmiş olacak, şöyle söylüyor Engin Ardıç; “Halide Edip önemli bir yazar değildir. Sinekli Bakkal da kötü bir romandır.” Yani cahil cesaretiyle kestirip atıyor. Çünkü Halide Edip’in bütün kitapları okunduğunda “önemli değildir” türünden keskin bir yargıda bulunulamaz.
Tut ki öyle olsun. Ama Halide Edip’te sende olmayan mangal gibi yürek var. Niye mangal gibi yürek var? Çünkü Engin’in göklere çıkarttığı Halife Sultan’ın Kürt Mustafa Paşa mahkemesinin idam ilamı ve fetvasında İstiklal Savaşı’nı yaptıkları için idama mahkûm ettirilen ilk yedi kişiden biri Halide Edip oluyor.
Peki, kim bu idam mahkûmları?
İdam mahkûmları şunlar; Mustafa Kemal Paşa, Bekir Sami Bey, Dr. Adnan, Halide Edip, Kara Vasıf,Ali Fuat Paşa ve Ahmet Rüstem.
Ve o küçümsediği Halide Edip Sakarya Meydan Muharebesi’nde ateş altında siperden sipere koşuyor.
Ya sen! Sakarya’dan 93 yıl sonra, Avusturya’da televizyonda Gezi olaylarını görünce, bu ülkede devrim olduğunu düşünüp korkup iltica etmeye kalkıyorsun. Bir Halide Edip’e bak, bir de kendine bak.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016