Taha Akyol
İktidar bütün organlarıyla ayağa kalktı. Meclis Başkanı, CB Yardımcısı, başdanışmanlar, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Emniyet, Jandarma, AK Parti ve MHP açıklamalar üstüne açıklamalar yaptı, yapıyor…
Savcılar da tabii harekete geçti: Gözaltılar yapıldı… “İrtibatları” falan araştırıyor.
Muhalefet, amirallerin bildirisini yanlış bulmakla beraber, hükümetin bunu “kullandığını”, bir “kutuplaşma” daha yaratmaya çalıştığını söylüyor.
Bu sert siyasi kutuplaşmada, Yargıtay da iktidarın açıklamalar kervanına katıldı: “Anayasal ve yasal yetkiye dayanmayan ve milletin iradesini hedef alan hiçbir güç ve oluşum kabul edilemez.”
Yargıtay’ın muhtemelen önüne gelecek bir konuda böyle açıkça ihsas-ı reyde bulunması her şeyden vahimdir. Yargıtay, “yetki” kavramını da hukuken yanlış kullanmıştır. Bildiri yayınlamak ne zamandan beri bir “yetki-yetkisizlik” sorunu oldu?!
Yetki kavramı sadece kamu görevlileri için söz konusu olabilir, emekli amirallerin böyle bir durumu yok.
BİLDİRİNİN DİLİ
İktidarın Lozan ve Montrö konusundaki söylemleri yanlıştır. İdeolojik ve önyargılıdır. Bunu yarın yazacağım.
Emekli amirallerin bildirisinde ortaya koydukları dil ve tavır ise son derece sorunludur. Bildiride ifade edilen “Atatürk ilke ve devrimleri” de iktidarın “yerli ve milli” söylemi de elbette kişisel ve siyasi tercih konusu olabilir fakat bir anayasal devlette hukuki referans olarak kullanılamaz. Hukuk devletinde kamu kurumları ve herkes için hukuki referans kaynağı “anayasa”dır. Bizde bunun anlamı “değişmez” ilk üç maddedeki kavramlara hukuki anlamda sadakattir. “Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” kavramlarını evrensel hukuka göre tanımlarız.
Hukuki tanımları belli olan anayasal kavramlara değil de ideolojik kavramlara referans yapıldığında, hukuk belirsizleşir. Bildirideki kavramların da askeri müdahalelerde nasıl kullanıldığı bilinmektedir.
Bildiri bu yönüyle yanlıştır fakat bir hukukçu olarak belirteyim ki, Ceza Kanunu’na göre suç sayılabilecek bir ifade yoktur. Amiraller sadece Montrö’nün önemini ve değerini anlatan ve bir amiralin tarikat müridi olmasını eleştiren makul bir bildiri yayınlasalardı bu toz duman ortaya çıkmazdı.
Meral Akşener’in söylediği gibi, bildiri bir “zevzelik”tir ve işte iktidar “tepe tepe kullanıyor.”
İKTİDARIN TÜRKİYE TABLOSU
İktidar ve Türkiye’deki anayasal nizam, hiçbir “yetki”si olmayan 104 emekli amiralin bildirisiyle tehlikeye girecek kadar kırılgan mıdır?
Bu nasıl bir vehim böyle?
Resmi internet sitesinde yayınlanan ve iktidar medyasının manşetlerinde yer alan şu sözlere bakın:
“15 Temmuz’a 103 gün kala 103 hadsizin verdiği mesaj!..”
Sık sık söylenen gizli kaos planlarını, darbe hazırlıklarını, dış güçlerin saldırılarını, hainlerin komplolarını deşifre etmek için “ebced hesabı”na da başvursak nasıl olur?!
Yahut “remil” mi atsak?!
Bu ülkede “sübliminal darbe mesajı verdiler” denilerek yazılan iddianamelerle insanlar müebbed hapisle yargılandı, yıllarca tutuklu kaldılar!
İktidar bir taraftan böyle vehim ve komplo teoriyle, diğer taraftan kaybettiği oyları tutmak için Türkiye hakkında çok vahim bir tablo çiziyor: Beşinci kolların cirit attığı, dış güçlerin sürekli saldırdığı, ekonomisine sabotajlar yapılan, yedi düvelin saldırılarıyla boğuşan bir ülke!
Ve iktidar “zevzek” bir bildiriden “darbe tehlikesi” de üretip bu hazin tabloya ekledi!
Böyle bir ülkeye gelin de yatırım yapın!
NORMALLEŞMEK, SAKİNLEŞMEK
2010’ların başlarına kadar Türkiye hem hukuk yolunda gelişiyor hem bu sayede ülkeye 220 milyar dolar yatırım geliyordu. Ak Pati iktidarı o zaman dış güçler, yedi düvel, ihanet gibi laflar etmiyordu.
Ama hukuk sarsılıp tek kişilik yönetim ağır bastıkça işler bozuldu.
Yanlış politikaları düzeltecek reformlar yerine sorunları dış güçlere, yedi düvele, hainlere bağlamak rasyonel çözümleri gündemden düşürdü…
Kutuplaşmayı keskinleştirdi…
Ve dün açıklandı: Türkiye son yirmi ayın en yüksek enflasyon rakamına ulaştı! Hem de TÜİK’in ‘ayarlanmış’ verilerine göre…
Yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek döviz!
Nasıl bir beceridir bu!
Çözüm mü? Normalleşmek, sakinleşmek, hukuk, rasyonellik…
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026