Ufuk COŞKUN
İnsanlığın kaygı ve ölüm arasına sıkıştırıldığı bir dünyada nefes almaya çalışıyoruz. İnsanlık trans hümanizm, post hümanizm ve terörizm kıskacında çaresiz bırakılmaya çalışılıyor. Yeni Dünya Düzeni için sözde Armageddon savaşının planlandığı buna mukabil finansal tefeci sistemin spekülasyonlarıyla, terör örgütleriyle, anatomik, biyolojik, nörolojik, fizyolojik ve psikolojik yollarla da insanlığın dönüştürülmeye çalışıldığı acayip bir çağ bu!
Bugün ahir zamanda kopması beklenen kıyamet savaşlarının yapılacağı yer olan Afrin üzerinden bu büyük projeye çomak sokuyoruz. Yahudi/Hristiyan değerlerinden beslenen seküler siyasi/ekonomik/ dini projenin İslam milletine enjekte edilmesi tehlikesine karşı ciddi bir mücadele ortaya koyuyoruz.
Pragmatizm felsefesinden mülhem ortaya atılan davranışçı psikolojinin teknolojiye uyarlanması suretiyle, davranışları değiştirerek bilinci dizayn etmek ve piyasaya programlanmış robotlar imal etmek gibi şeytanca planları var. Teknoloji, medya ve film endüstrisiyle de insanları topyekûn ‘steryotip’lere dönüştürmeyi hedefliyorlar.
Dünya böylesi yeni bir din ve siyaset haritasına doğru itilirken bu mevzu, kayıkçı kavgası yapan İslamcı camianın ne kadar gündeminde bilemem ancak mesele çok mühim.
Evangelistlere göre dünya beşinci döneme doğru gidiyor. Bunun anlamı; Tanrı imparatorluğu yolunda planlanan Armageddon savaşının biyolojik, kimyasal ve nükleer yollarla yapılacak olmasıdır. Yani apokaliptik ya da post-apokaliptik kehanetlere bağlı çıkarılmak istenen Armegedon tehdidinin tam ortasındayız.
Bilindiği gibi 1. Dünya Savaşı’nda sadece imparatorlukların kellesi alınmadı “millet” olma vasfı da ortadan kaldırılmak istendi. Bilhassa İslam milletinin bir daha ayağa kalkmaması içindi o savaş. 2. Dünya Savaşı ise doların hâkimiyetinde milletlerin yerine şirketlerin devreye sokulduğu, konuşulduğu, var edildiği bir savaşın adıdır.
Öyle ki o dönem iki kutuplu dünya palavrasını tüm dünyaya yutturdular. Oysa perde arkasında milletlerin olmadığı/olamayacağı bir dünyanın uygun yöntemlerle paylaşımı gerçekleşiyordu. Kısacası dünya, başrolü milletlerin oynamadığı örgütlerin oynadığı bir sahaya dönüştürüldü.
Örneğin Roger Garaudy, 29 buhranının asıl nedeninin siyasi ve dini içerikli olduğunu ve bunun aynı zamanda tarafımızı seçmek anlamına da geldiğini söyler.
Türkiye’nin tarafını seçmesi ve durumunu netleştirmesi için son yüz yıldır başına gelenleri söylememize gerek yok sanırım. Yıllardır darbelerle, darbe zihniyetinin ürettiği düşünce kalıplarıyla, uşak ruhlu ezik aydınlarıyla, satın alınmış siyasetçileriyle bu topraklarda yaşayan insanların millet olma vasfı ellerinden alınmak istendi.
Çünkü dünyada iki millet/şirket vardı Rockefeller ve Rothschild. Bu iki şirketin rekabetinde Türkiye’nin bir millet olarak yeniden tarih sahnesine çıkma imkânı elinden alındı. Buna “toprağının şuurunda olma imkânı” desek daha doğru olur.
İhsan Fazlıoğlu’nun dediği gibi; “Bir ülkeyi yıkmak demek o ülke halkını yok etmek demektir. Yok etmek ise ya bedenî olarak insanları katletmek ya da o halkı o halk kılan örf ve âdetleri, kısaca halkın bağımsızlık ve özgürlük taleplerini yasladığı tarihi öldürmektir. Bir ülke maddî olarak elde tutulmak isteniyorsa maneviyatı, yani özgürlüğü, yani tarihi zayıflatılmalıdır.” Tam olarak bu yapıldı.
Bin yıldır bu topraklarda yürütülen savaş Türk/İslam milletinin ayağa kalkmaması içindi. Bugün de temel korku şudur; Türkiye, bugün -dünyada terör örgütleri marifetiyle yok edilmek istenen ve yerine şirketlerin konulacağı- bir millet olarak yeniden çıkabilir mi? 15 Temmuz’da çıktığını gördüler.
Dünya sistemini örgütlerin ve şirketlerin hegemonyasıyla ayakta tutanların temel endişesi, bunu bir milletin yıkacağı endişesidir. İsmet Özel’in ifadesiyle söyleyeyim; Velhasıl bugün dünyadaki gelişmeler dünya sistemine karşı bir milletin çıkıp çıkmayacağı sorusunu anlamlı kılıyor.
Türkiye, bugün Erdoğan liderliğinde millet olarak yeniden tarih sahnesine çıkmıştır. Ve dünya sistemini ayakta tutmaya çalışan örgütlere ve şirketlere karşı mücadele etmektedir. 200 yıldır olunmasına müsaade edilmeyen büyük bir engeli yararak geldik bu noktaya. Ortak akıl, ortak vicdan ve ortak idrak ayarlarımıza geri döndük.
Erdoğan’ın dediği gibi; “Bu topraklarda ümitsizliğin, yeisin, pes etmenin yeri yoktur. İslam coğrafyası Türkiye'ye bakıyor. Milletimiz dimdik ayaktadır.” İşte bugün Afrin’de dünya sistemi ile bir milletin savaşı vardır.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019