Ufuk COŞKUN
İslam kültür ve sosyal hayatında önemli bir yere sahip olan tekke ve zaviyeler, 30 Kasım 1925’te yürürlüğe giren 677 sayılı kanun ile kapatılmış, şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, üfürükçülük gibi unvanlar da yasaklamıştı.
Oysa gerçekte bin yıllık, kültür, eğitim, tasavvuf, edebiyat, musiki ve tarih mirası ortadan kaldırılmak istenmişti. İslam medeniyetinden kopuşun önemli bir adımıydı bu uygulama.
Bin yıllık gönül mekânları yasaklandı
Eleştirerek de olsa bir hakikati dillendiren Şevket Süreyya, “Bu kanunla yani türbelerin kapatılması ile Doğu’nun ruh ve kültür bağıntılarının son ocakları da silinmiş oluyordu ”der.
Mevzu Meclis’e geldiğinde bazı vekiller kendilerini çoktan hazırlamışlardı bile. Örneğin Rize mebusu Ekrem Bey; “Tekkeler şimdiye kadar en iğrenç içtimaî sahnelere yuva olmuş, memleketin en buhranlı zamanlarında meşum ve siyasî tahribat yapmışlar, roller oynamışlardır” diyerek bir bakıma tarihinden ne denli uzaklaştığını ilan etmekteydi.
Yasa çıktı ve 1925 yılında ıslah edilmeden kapatılan türbelerden mimari ve tarihi değeri bulunan 127 türbe müze olarak dönemin Evkaf İdaresi’nden Maarif Vekâleti’ne geçti ve bu bakanlık adına İstanbul Müzeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlandı.
Padişahların türbeleri de kapatıldı
Sadece türbeler değil Gazi Osman Paşa, Fatih Sultan Mehmed, Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim gibi Osmanlı sultanları ve büyüklerinin de kabirleri halkın ziyaretine kapatılmıştı.
Hamdullah Suphi bir ara İstanbul’da misafir ettiği Yugoslav şaire türbelerin neden kapatıldığını; “Bir müddet mazi ile alakamızı kesmek istedik, onun için türbeleri kapattık” diyerek açıklamıştır. Asıl hedef; bu gönül mekânlarını seküler bir mekân olarak müzeleştirmek ve milletin gönül dünyasını karartmak, tarihini birikimini hafızadan silmekti.
Mevlana Türbesi de kapatıldı
Kanun kapsamında, Mevlana Türbesi de üç yıl kadar kapalı tutuldu. Sonra 2 Mart 1927 tarihinde dergâh, Konya Âsâr-ı Atika Müzesi adı altında törenle ziyarete açıldı. 1954 yılında yeniden gözden geçirilip, düzenlendi ve adı da Mevlâna Müzesi olarak kaldı.
1950’de ülkede çok partili hayata geçiş ile birlikte bir politika değişikliğine gidildi. 1 Mart 1950’de, 677 sayılı kanunda değişiklik yapılarak bazı mekânlar ancak o tarihte ziyarete açılabildi. Bu sürede mal varlıklarına ne kadar el konuldu, ne denli hırsızlık ve kaçakçılık hadiseleri yaşandı tam olarak bilmiyoruz.
Bilindiği gibi tekkelerin kuruluşu 8. yüzyıla kadar uzanır. Osmanlı döneminde dergâh olarak da adlandırılmışlardır. Tekkelerin küçük olanlarına da zaviye denilmektedir. Tasavvuf ehlinin şeyhlerin, pirlerin, mürşitlerin, dervişlerin ve müritlerin barındıkları, hizmet ve ibadet ettikleri tekke ve zaviyeler aynı zamanda medreselerin ulaşamadığı yerlerde de -vakıflar eliyle- eğitim işlerini üstlenmişlerdir.
Zaviyeler de benzer fonksiyonlara sahip mekânlardır. Buralarda da yoksul insanlara giyim ve yemek yardımı yapılıyordu. Hatta zamanla zaviye çevresinde küçük yerleşim birimlerin oluştuğu bilinmektedir. Düşüncesi, ırkı, dini ve mezhebi ne olursa olsun herkese kapısını açan tekkeler bu yolla toplumdaki sevgi, huzur ve barışın yaygınlaşmasında da etkili olmuşlardır. 13. yüzyılda tekke şiirinin en ünlü temsilcisi sayılan Yunus Emre bunun en güzel örneklerinden biridir
İstiklal Harbi’ne katıldılar
İstiklal Harbi’nde de tekkeler savaşa katılmışlardır. Tekke ve zaviyelerle ilgili bir çalışma yapan Mustafa Kara’ya göre; ülkenin işgale uğradığı dönemde de tekkeler üzerlerine düşen görevi yaptılar. İstiklal Savaşı’na büyük destek veren tekkeler bu mücadelenin başarıya ulaşmasında önemli bir rol oynadılar.
Üsküdar’daki Özbekler Tekkesi, Hatuniye Dergâhı, Taceddin Dergâhı Milli Mücadele’de önemli yeri olan belli başlı tekkelerdi. Ancak Kurtuluş Savaşı’nın başarıyla sonuçlanmasının ardından yeni rejimde bu kurumların varlığı istenmedi. Ve kapatılarak mal varlıklarına el konuldu.
Kılıçdaroğlu takiyye yapıyor
Dün, ilim, irfan sahibi gönül insanlarına ve tarihi mekânlara yasak koyan CHP, bugün Mevlana üzerinden seçim propagandası yapıyor! Öyle ki Kılıçdaroğlu karşımıza bir derviş olarak çıkabiliyor. Ve bize mana âleminden sesleniyor. Takiyye yapıyor!
Siz bu dünyaya, bu dile yabancısınız Kemal Bey. Bu milletin değerlerine, ülkenin tarihine ve gönül dünyasına, bu coğrafyaya yabancısınız. Sizin evvela bu millete bir özür borcunuz var.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019