Umur TALU
1. Fakiri daha fakir yaptılar, zengini daha zengin.
(Çünkü…)
2. Kamu kaynaklarını israf ediyorlar.
3. İmtiyazlı holdinglere kaynak aktarıyorlar; 5 holdinge 10 senede 128 vergi muafiyeti sağladılar. İhaleler kapalı kapılar ardında.
4. IMF’den alacaklarından daha fazla ve yüksek faizle borçlandılar.
5. Yeni ekonomik program dediler, enflasyon yüzde 38’den 75’e çıktı. Akaryakıt 20 liradan 45 liraya, kur 10 liradan 34’e, faiz yüzde 8,5’ten 50’ye yükseldi.
(Ayrıca…)
6. Aslında 28 Şubat sürecini pekiştirdiler.
7. İsrail’le ticaret sürüyor, hatta Filistin’le ticaret 12 kat artmış gibi gösterip Filistin üzerinden İsrail’e mal sevk ediliyor.
Bunlar T24’te Cansu Çamlıbel’in, “iyi gazeteci soruları”yla Fatih Erbakan’ın “samimiyeti”nden aldığı cevaplar.
“Bir daha asla AK Parti’yle olmayız” diyen “ikinci kuşak Erbakan” yine de “bir kez” AKP’yle olmalarının halka ve ülkeye bedelini sıralıyor aslında.
Bunların içinde üniversitelerin, okulların, devlet kurumlarının, hatta sözde taptıkları ailenin çürümüşlüğü yok. AKP’nin “muhafazakarlık, din” adına yaptıklarını “muhafazakarlık ve din” açısından eksik, yetersiz, yanlış, ikiyüzlü buluyor zaten!
“Bir kez Ak Parti’yle olma”ya dair ciddi bir özeleştirisi yok aslında. Sadece pişmanlık! Yoksa sıraladığı maddeler bir yıllık hikâye değil. Bunları görerek, bilerek, halkın yoksullaşmasına tanık olarak, imtiyazları “10 senedir” tespit ederek ortak olmuşsun zaten.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan (solda), Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde, çevrelerinin “iktidarı CHP’ye vermeyin” kuşatmasından “psikolojik bagajımız” diye söz ediyor. Oysa babası, “iktidarı CHP’ye de vermişti” koalisyon yaparak. Ve Türkiye için o dönemde şanstı! Esas ABD müdahalesi onların gidişidir.
Çünkü arkasından yine babası, iktidarı “Milliyetçi Cephe”ye vererek Türkiye’nin en karanlık dönemine ortak olmuştu. Çünkü babası, evet nihayetinde “28 Şubat uzaktan kumandalı darbesi”yle de iktidardan gitti ama koalisyonu “Amerikancı ve Susurlukçular”la, Çiller, Ağar ve avaneleriyle, derin devletle kurmuştu.
Gayet güzel bir şekilde “28 Şubat müdahalesinin sebebi din, başörtüsü filan değil. ABD mesela S. Arabistan’la gül gibi geçiniyor” diyor Fatih Erbakan, ki doğru; asıl sebebi “ABD’nin Ortadoğu planları”nda görüyor.
Yanında Çiller Ailesi ile babasının “anti ABD” bir politika uygulayacağını sandığında daha küçük olmalı yaşı!
Kimse ona, Susurluk’ta patlayan “kirli, kanlı derin devlet” meselesinin, muhalefetin ve halkın bu konudaki tencere-tava isyanının birilerini ürküttüğünü söylememiş! Tencere tavanın nasıl saptırılıp manipüle edilip iktidarın Susurlukçu kanadı yerine, Erbakan’a yönlendirildiğini de! O Refahyol koalisyonu dursaydı, Cumhurbaşkanı Demirel’in bir ara, aslında Çiller’i hedef alıp kendini tutamadan “Gittiği yere kadar gitsin” diyerek ima ettiğinin gerçek olmasından korkanlar, yani Genelkurmay ve derin devlet yok tahlillerinde. Ağar ve benzerleri o koalisyonu neden sattıydı acaba, pek düşünmemiş!
Yine de öncelikle AKP’nin tam muhafazakâr seçmeninin, tabanının mutlaka okuması gereken bir “samimiyet” var işte!
Pek dindarların eleştirisinin çok dindarlar tarafından yapılması da önemli! Çünkü ikiyüzlülüklerin en azından o kısmına işaret ediyor. Ki Cansu Çamlıbel’in yerinde sorularıyla “Aile hatta köy boyu Narin cinayeti”ne dair de “bir tür dindarlık” tahlili yapıyor Fatih Erbakan.
Abartarak da olsa, “İktidarın uygulamalarını gören İmam Hatipli gençler deist, ateist oluyor” diyor ki, ne ilginç değil mi!
Burada da Hizbullah-Hüda Par ile seçim ortağı olarak, eller havaya, Erdoğan ve AKP’yi yine iktidar yapışlarına dair özeleştiri yok. Çünkü “pisikolojik bagaj!”
O “bagaj”dan Narinler çıktı, yoksullaşma çıktı, dayatmalar çıktı, baskı çıktı, daha da çok imtiyaz çıktı, daha çok yalan, daha çok talan çıktı oysa! Bir de “deist ve ateistler” çıkmış işte!
Elbette “asla”yı da kanıtladı Erbakan ve partisi: Yerel seçimlere “müstakil” girip AKP tabanını rendeleyerek birçok yerde CHP’nin kazanmasına “katkıda” bulunmuş oldu. Sahnede yerlerini aldılar, belediyeler kazandılar.
Lakin “iktidarın uygulamalarını gören” birçok Yeniden Refahlı belediye başkanı vb. “deist, ateist” çıkmadı, partiden çıkıp AKP’ye koştu. Demek ki “ahlak” öyle vaazla, bir tür muhafazakârlıkla olacak iş değil!
Zaten bunu tam kavramış olsalar…
28 Şubat sonrasında, babası “en mağdur” iken, partisi kapatılırken, “ABD filan desteğiyle” de “Milli Görüş bayrağını attık” diyerek ve “mağduriyet” kılığıyla AKP’yi kuranların Necmettin Erbakan’ı nasıl “sattığını” hiç unutmazdı 2023 seçimlerinde de. Babasını satanlar halkı da satmış olabilir mi!
Necmettin Erbakan
O gün Erbakan’ı “satan” ve yalnız bırakan kadro, misal Güller, Şenerler ve daha birçoğu da zaman içinde nasıl kenara atıldıklarını, nasıl kenarda satıldıklarını gördü zaten!
“Muhafazakâr nankörlük” diye bir şey de var! “Non coeur” Fransızca da “kalpsiz” manasında ya, tam öyle! Hem körlük hem kalpsizlik olmalı Türkçesi!
Okumadıysanız, okuyun lütfen. Hem iyi gazetecilik hem de özeleştirisi çok eksik de olsa, “samimi muhalif” bir söyleşi!
Not: Başlık, çok sevdiğim eski bir savaş parodisi filmden; “Savaşta ne yaptın baba”dan.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYABarış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası.. 31.08.2025 Tüm Yazıları
-
Umur TALUBir uğraktır sevgili… Bir durak olsa bile! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEÇözüm Süreci’nin künhüne vakıf kaç kişi var? 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan çok beğenmiştir… 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasLiderleri neden ‘insan üstü’ gibi görüyoruz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİPlazma Toplumu: Bir sinyal okyanusunda yüzen balıklar gibiyiz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalKızışan Ortadoğu ve Amerikan sağında ihtilaflar 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRAktaş serbest, Özer niye tutuklu? İşte skandalın kanıtı 3 rapor 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSurvivor entelektüel! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞSıfır oranlı gelir vergisi neden uygulanmıyor? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyaset kulislerinde konuşulan baskın seçim senaryosu… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYATürk futbolunun acı gerçeği: Kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunBarışın kaçınılmazlığı… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTasarruf edilecek makam aracı bulunamamış mı yani? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuAnkara neden huzursuz? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRCezaevinden yükselen çığlık: Yaşamak istiyorum! 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBüyük hesaplaşmaya doğru 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKomisyon yol temizliği için harekete geçmeli 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDemokratların çilesi 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİR"KILIÇ KININDAN ÇIKARSA!" 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANBasın Tarihi: Baba Evi’nde Yarenlik… 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gökçer TahincioğluGerçekten “adrese teslim” kadro ilanı, memurken başka yerde okuma rahatlığı ve yandaş medyanın “ezbe 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktanİslam ülkelerinin liderleri de acaba bir gün utanır mı? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciTefeci faizi gerçek ama nedeni ne? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞ“Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİsrail hedefine ulaşırken… 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNHepimize Yetecek Evrensel Bir Utanç 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKKM kasıtlı bir uygulamaydı, kastı da zengine servet transfer etmekti 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilTürkiye neden çürüyor ve çürüme neden durdurulamıyor? 27.08.2025 Tüm Yazıları
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
16.08.2025
29.07.2025
24.07.2025
22.07.2025
19.07.2025
15.07.2025
9.07.2025