Verda ÖZER
“50 yıldan fazladır üye olduğumuz NATO’dan ayrılmayız! Bu kadar açık!”
“Rusya’dan aldığımız S-400 füzeleri bir seçim değil, mecburiyet.”
Başbakan Binali Yıldırım’ın sarf ettiği bu iki cümle, hafta başında yaptığı İngiltere ziyaretinin özeti mahiyetinde. Başbakan bu mesajları önce Londra’da bulunan en önemli düşünce kuruluşlarından Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’ndeki (IISS) konuşmasında verdi. Sonra da dönüş yolunda bizlere verdiği röportajda tekrarladı.
İşte bu iki cümle, Ankara’nın şu anki stratejik okumasının bire bir yansıması.
Gezinin hedefleri
Rusya ve İran’la yürüttüğümüz Astana süreci ve eşzamanlı olarak Rusya’dan S-400 füzesi almamız... Buna mukabil ABD ve NATO ile yaşadığımız krizler ve Avrupa’yla aramıza giren gerilimli mesafe... Tüm bunlar Türkiye’nin Batı ittifakını sorgulamaya açtı. Ve Rusya’nın kanatları altına girdiğimiz endişesi yarattı. Sadece dışarıda değil, içeride de öyle. EDAM’ın (Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi) yaptığı son araştırmaya göre, toplumun yüzde 68’i Türkiye’nin Batı ittifakından kopmakta olduğunu düşünüyor. Başbakan’ın Londra ziyareti işte tam da bu endişelerin zirve yaptığı zamana denk getirildi. Yıldırım, art arda Batı’ya yönelik yapıcı mesajlar verdi. “Türkiye ve ABD’nin orta ve uzun vadede daha çok birlikte hareket etmesi gerekir” dedikten sonra, NATO üyeliğimizi üstüne basa basa vurguladı. S-400 füzeleriyle ilgili soruya karşılık da “Biz füze alımını NATO ile yapmak isteriz. Bunun için de çok gayret ettik” diyerek, gezinin 3 hedefini belli etti.
1.si; Rusya’ya bağımlı olduğumuz algısını kırmak. 2.si; Batı ittifakına bağımızın kalıcı olduğunu ve Rusya ile işbirliğinin buna alternatif olmadığını vurgulamak. Belli ki bölgemizde sınırların değişmesine varacak ölçüde derin kırılmalar yaşanırken, Ankara NATO gibi kitlesel bir güvenlik örgütünü bir çıpa ve güvence olarak görüyor.
Batı’ya yönelik yapıcı mesajın arkasındaki bir diğer sebep de, DAEŞ-sonrası döneme geçilmesi. Ankara DAEŞ’le mücadele gerekçesiyle YPG ile işbirliği yapan ABD’nin yavaş yavaş örgütten desteğini çekmesini bekliyor. Dolayısıyla, bu yeni dönemi bir fırsat olarak görüyor.
Bekleyen badireler
Bununla birlikte, Batı’ya verilen mesajlar sadece ABD değil, Almanya ve İsrail’i de kapsadı. Başbakan’ın “Almanların seçim öncesi gergin tutumu müspet bir yöne doğru gidiyor. Biz de ‘Tamam, artık normal hayata dönelim’ diyoruz” sözleri, bunun en iyi örneği. Yine IISS’teki konuşmasında İsrail ile ilişkileri düzelttiğimizi kendiliğinden hatırlatması da önemliydi.
Ancak ziyaretin asıl stratejik hedefi ABD ve Rusya arasında dengeleyici bir tutum ortaya koymaktı.
Türkiye uçak krizinde Rusya’ya fazla bel bağlamanın riskli olduğunu gördü. Diğer yandan, ABD ile yaşadığımız krizlerin YPG meselesi başta olmak üzere- kısa vadede aşılamayacağı da ortada (Washington’daki parçalı yönetimin de bunda payı var). Bu yüzden iki tarafla da konu bazlı işbirliğini sürdürerek, bu ikiliyi dengelemek istiyor.
Ankara Rusya-Batı dengelemesini ise, iki tarafın birbirine rakip olmadığını söyleyerek temellendiriyor. Yıldırım’ın IISS konuşmasındaki “ABD ve Rusya Ortadoğu’da birbiriyle rekabet etmiyor” sözleri bunu ortaya koyuyor.
Ne var ki bu taktiği bekleyen 3 sıkıntılı alan var. 1.si; Rusya ve ABD’nin birbirine rakip olduğu gerçeği. Bu yüzden söylemde de ikisi arasındaki dengeyi gözetmemiz gerekiyor. Mesela bir Batı başkentinde “Aslında füzeleri NATO’dan almak isterdik” demek, Rusya’yla aramızda orta vadede sıkıntı yaratabilir.
2.si; ABD DEAŞ sonrasında da YPG politikasını değiştirecek gibi durmuyor. Politikamızı buna göre şekillendirmekte fayda var.
Diğer dikkat etmemiz gereken şey ise, Batı’ya karşı kullandığımız söylem. İngiltere’de verdiğimiz ılımlı ve yapıcı mesajların karşılığını alabilmek ve Rusya-Batı arasında manevra alanımızı mümkün olduğunca geniş tutabilmek için, Batı’ya karşı kullandığımız sert söylemi yumuşatmamız elzem. Aksi takdirde, hem verilen mesajlar havada kalır hem de güvenilirliğimiz yara alır.
Umuyorum Türkiye’nin elini güçlendiren “İngiltere hamlesi”nin devamı bu 3 noktayı gözeterek getirilir.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
28.11.2019
22.10.2019
20.06.2019
8.06.2019
5.06.2019
1.06.2019
29.05.2019
26.05.2019