Yasin AKTAY
İslam'ı bir kimlik olarak önemseyen insanlar arasında etnisiteye dayalı bir kimliğin tutunması genellikle imkansız değilse bile zordur. Olduğu kadarıyla da İslam'ın insanı eşrefi mahlukat düzeyine yücelten davetinden bir sapma töhmetinin baskısı altında olması mukadderdir.
Kişi gerçekten etnik kimliğinden dolayı bir aşağılamaya, haksız bir saldırıya, bir zulme maruz kalmışsa bu temelde bir savunma refleksi sergilemesi gayet doğaldır, haktır, adalettir. Ama bunu yapmak için bile kimliğin ve haklılığın temeli olarak etnik unsurun benimsenmesi gerekmiyor. O yüzden ister Türk milliyetçiliğinin, ister Arap milliyetçiliğinin isterse de Kürt milliyetçiliğinin her zaman İslam'la bir derdi olmuştur, olacaktır.
Bugün dindar Kürtlerin kardeşlik edebiyatından tiksiniyor olduğu iddiası da büyük ölçüde milliyetçilerin kendi kimlik projeleri önünde en büyük engel olarak gördükleri dine karşı kurgulanan bir fanteziden ibarettir. Onlar gerçekten İslam'ın kardeşliği tesis eden, edebilen mucizevi boyutunun işlemiyor olmasını özlüyorlar. Tıpkı yıllarca Türk milliyetçilerinin Arapların, Acemin veya başka Müslüman milletlerin Türklere karşı hiç de kardeşçe duygular içinde olmadıklarını ispatlamaya çalıştıkları gibi, Kürt milliyetçileri de Müslümanlığın Türklerle Kürtler arasında bir kardeşlik bağı oluşturmakta aciz kaldığını ispatlamaya çalışıyorlar.
Oysa İslami değer ve duyguları alabildiğine ciddiye alan AK Parti iktidarı zamanında Kürt meselesi karşısında sergilenen yaklaşıma kalp gözlerini açarak bakarlarsa, bütün yapılan açılımların tam da o kardeşlik bağının ve duygusunun çalışıyor olmasına dayandığını göreceklerdir. Bu dönemde kardeşliğin edebiyatı yapılmadı, aksine hukukunun gereği yerine getirilmeye çalışıldı. Bunun için 80 yıllık ırkçı-milliyetçi, inkarcı ve asimilasyoncu paradigmaya karşı mücadele edildi ve o paradigma devre dışı bırakıldı. Kürt, ismiyle, onuruyla, şeref ve haysiyetiyle tanındı ve itibar gördü. Dili de devletçe tanındı ve dilinde yayın ve eğitim yapılmasının önü açıldı.
Bütün bunlar ırkçı örgütün şiddetine taviz için yapılmadı, aksine bütün bunların yapılacağı daha AK Parti'nin kurulduğu 2001 yılında parti programında açıkça, altında yatan felsefeyle ifade edilmişti. Halen yapılması gereken herşeyin yapılmış olduğunu tabii ki söyleyemeyiz, ama bütün bunların muhafazakar,mütedeyyin birileri tarafından yapılıyor olması milliyetçi nefret fantezisini altüst ediyor. Orada yaşanan duygusal kırılma, doğrusu biraz da psikolojinin işi.
Milliyetçi fantezi Müslüman Türkler arasında bu şekilde kırılmaya uğrarken, Kürtler arasında da durum hiç de bundan farklı değildir. Müslüman Kürtler için İslam halen etnik kimlikten önemlidir ve bu da kardeşliğe karşıt söylemlerin sadece dar çevrelerde fantezisi kurulan bir hayal olduğunu gösterir. Eğitim Bir-Sen'le yaptığımız Türkiye'de Ortak bir Kimlik Olarak Ötekilik araştırmasında istatistik rakamlarla ortaya çıkan tablo bunu net bir biçimde gösteriyordu.
Araştırmada cevap verenlere kimlik olarak kendilerini birinci, ikinci ve üçüncü derecede ne olarak gördüklerini sormuştuk. Böylece kimliklerin aslında ne kadar dinamik süreçler olduğunu ve duruma göre değişebildiğini, ayrıca verili olmadığını, tercihe bağlı boyutunun daha baskın olduğunu görebildik. Kendini ilk planda Türk sayanların oranı oranı (yüzde 52,6 ile) ilk planda Müslüman sayanlardan (yüzde 32,9) daha fazla. Ancak ikinci planda kendini Müslüman sayanların oranı yüzde 48,4'e çıkarken Türklerinki yüzde 25,5'e geriliyor. Burada bir Müslüman-Türk sentezinde ziyade Türk-Müslüman sentezinin çıkıyor olması tabii ki ilginç. Aslında daha ilginç olan oransal olarak Türklere nazaran Kürtlerin daha büyük çoğunluğunun ilk kimlik tercihlerinin Müslüman olması. 311 Kürtten, Kürtlüğünü birincil tercih olarak ifade edenlerin oranı 111 kişi ile yüzde 32 dolaylarında kalırken, Kürtlüğünü ikincil ve üçüncül kimlik olarak ifade edenlerin oranı yüzde 68. Bu yüzde 68'lik oranın büyük çoğunluğu birincil kimlik olarak Müslümanlığını ifade ediyor.
Bu tablodan Kürtlerin büyük çoğunluğunun İslam'ın kardeşlik bağına, bazılarının hayal ve temenni ettiği gibi tiksinerek bakan tutumu bir yana, Türkler Müslümanlık veya kardeşlik bağının gereğini yerine getirmese bile bunu terketmeye hiç de niyetli olmayan, bunda sebat eden bir Müslüman-Kürt gerçekliği çıkıyor.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.06.2020
6.01.2019
16.10.2019
14.10.2019
9.09.2019
8.07.2019
8.07.2019
22.04.2019
1.02.2019
25.02.2019