Gökhan BACIK
1979 yılında Humeyni önderliğindeki devrim ile İran'da yeni bir rejim kurulmuştu.
Ancak bu rejim kısa zamanda uluslararası sistem tarafından izole edildi. Bir bakıma 1979 yılından itibaren hiçbir zaman, sistem İran'a meşru olarak ‘oyuna geri dönme' imkânı tanımadı. Dahası İran, sistematik ekonomik ve politik ambargolar ile uğraşmak zorunda kaldı. Önceleri genel bir şemsiye gibi uygulanan ekonomik ambargolar zamanla çok sistematik hale geldi. Mesela çeşitli araba yedek parçaları, elektronik aksam gibi pek çok ürün konusunda İran pazarı ambargo altında tutuldu. Bundan birkaç yıl önce gittiğim Tahran'da önemli otellerde bile örneğin sürekli olarak elektrik kesintisi yaşanıyordu. En kötüsü kapsamlı ve iyi ayrıntılandırılmış teknik ambargolar yüzünden İran en çok sahip olduğu doğal enerji kaynaklarını pazarlamaya dönüştürecek teknolojik altyapıyı kuramamaktaydı.
1979 sonrası dönemde eski Cumhurbaşkanı Hatemi döneminde olduğu gibi İran zaman zaman uluslararası sistem ile yeniden meşru ilişki geliştirmeyi denedi. Ancak bu hem sistemden hem İran'ın iç dinamiklerinden kaynaklanan engeller yüzünden gerçekleşmedi. İlginç biçimde İran'da bugünkü duruma gelinen yolun taşlarını bir önceki Cumhurbaşkanı Ahmedinejad döşemiştir. Ahmedinejad döneminde o kadar yanlış politikalar uygulandı ki bazı İranlılar dahi ‘devrim elden gidiyor mu?' sorusunu sormaya başladılar. Ahmedinejad yönetiminin başta dış politikada kullandığı dil ve nihayet iç politikadaki buna paralel popülist tutumu İran'da zaten kötü olan ekonomik sorunları derinleştirdi. Bir İranlı uzmanın özel sohbette bana söylediği haliyle ‘Ahmedinejad İran 1979 devriminin paçoz bir devamıydı'.
Kanaatimce İran devlet düzeni şimdiki Cumhurbaşkanı Ruhani ile bir tür yeni içtihat geliştirdi. Buna göre İran'ın büyük nüfusuna ve artan ekonomik ihtiyaçlarına yönelik sağlıklı bir strateji gerekiyordu. Ancak bunun için artık İran'ın Ahmedinejad dönemindeki gibi yöntemlerle yolunda ilerlemesine imkan yoktu. Bir bakıma İran siyasal düzeni, ihtiyaçlarına uygun ancak bu ihtiyaçları dünya sisteminden meşru bir şekilde sağlayacak bir siyaset geliştirmeye karar vermiştir. Nitekim Ruhani ile özdeşleşen bu siyaset geçen hafta içinde önemli bir eşiği başarı ile aşmıştır. Uluslararası toplum İran'a yönelik ambargolarını kaldırma kararı vermiştir.
İran'ın bu noktaya gelişinde iki dış etken de rol oynamıştır. Bunlardan birincisi neredeyse İran ve Küba gibi geleneksel sorunlu ülkelerle normalleşmeyi bir saplantı gibi kendine hedef kabul eden Obama yönetiminin varlığıdır. Belli ki Obama kendi mirası içinde ‘İran ile normalleşmeyi' mutlaka bırakmak istiyor. Bu o kadar belirgin ki Obama yönetimi yakın zamanda İran ile neredeyse savaşa tutuşacak geleneksel müttefiki Suudi Arabistan için ciddi hiçbir şey yapmadı! Geleneksel müttefiklerinin kriz anında kendilerine destek vermek yerine İran ile ilişkilerini pekiştirmek için uğraşmasına Suudiler mutlaka çok alınmıştır.
İkinci dış etken ise Sünni dünyanın içinde bulunduğu derin ve tarihsel krizdir. Sünni dünyanın krizi, İran gibi sorunlarına rağmen istikrarlı ve etrafında etkili bir ülkeyi bütün önemli aktörler için kaçınılmaz bir olası müttefik haline getirmektedir. Sadece ABD değil Rusya gibi önemli ülkeler de İran ile ilişkilerine artık büyük önem veriyor. Lübnan'dan Yemen'e büyük bir coğrafyada etkili olmanın önemli bir şartı da artık İran ile işbirliği yapmaktan geçiyor. Sünni dünyanın büyük aktörlerinin istikrarsızlaşması Ortadoğu'nun genelinde İran'a büyük bir etki alanı sunmakta. Yaptıkları konuşmalara bakacak olursak İranlı siyasal elitler ellerindeki tarihsel fırsatın farkında görüntüsü veriyorlar.
İran'ın sisteme geri dönüşü ilk olarak ekonomik sonuçlar üretir. İran pek çok alanda büyük bir pazar. Dahası pek çok önemli markanın İran üzerinden bölgeyi dağıtımı şeklinde bir yeni pazarlama yapısı ortaya çıkacaktır. İç politik açıdan önemli olan ise şu olacaktır: Ambargonun kalkması ile içte bazı malların bollaşması ve ucuzlaması, İran ekonomisinin canlanması halk üzerinde büyük bir rahatlama meydana getirecektir. Bu rahatlama İran toplumunun rejime desteğini artıracaktır. 1979 yılından beri İran rejiminin en büyük yumuşak karnı ekonomik sorunlardır. Eğer bu sorunlar bir ölçüde hafiflerse İran devrimi en büyük sosyolojik pekişmesini yaşamış olacaktır.
İran'ın yeni pozisyonu dış politikada Tahran üzerinde türlü etkiler doğurur. Bir kere İran elde ettiği ekonomik ve diplomatik kazanımlarını riske etmek istemeyecektir. O nedenle İran'ın özellikle Devrim Muhafızları gibi çeşitli aktörler üzerinden geçmişte sergilediği agresif siyaset bir ölçüde azalabilir. Ancak öte yandan Ortadoğu'nun yaşadığı çöküntü İran'a bu konularda büyük alanlar açmaktadır. Bir bakıma İran'ı bu konuda örtülü faaliyetlerinden dolayı eleştirenler bugün onu teşvik bile edebilir. Arap isyanları ile karşımıza bir tür canlanmış Şii dünya çıktı. Bu dünyanın kaçınılmaz başat aktörü İran'dır. O nedenle bundan sonra İran'ın yürüyüşündeki yöntem ve istikameti, ideoloji ve çıkar arasında nasıl bir denge kuracağı belirleyecektir.
Yazarlar
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; Jin Jiyan Azadî ve Kadın Özgürlükçü Paradigma... 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİMilliyetçilik Fransız Devrimi ile mi başladı? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaşın mertlikle ilgisi yok… Haberler yalan, operasyonlar çakma… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol21. Yüzyılın Hitler’i 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciBu ülke bu pahalılığı taşıyamaz 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKToplumsallaşmayan süreç enfekte olur 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYEmperyalist Savaşın Gölgesinde 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' Projesi 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRSiyanür faciasına yol açan madeni 1.5 milyar dolara Cengiz alıyor 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMolla rejiminde hırsızlık olur mu? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANPKK yine çark edebilir! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNVaroluş savaşı! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye nerede duruyor? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
31.01.2026
25.01.2026
20.01.2026
13.01.2026
7.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
21.12.2025
7.12.2025