Gökhan BACIK
Türkiye’de tipik idari hatalarından birisi şudur: Yerellik önemli değildir. İç Anadolu’nun ortasındaki bir kent ile Suriye sınırında türlü dış etkilere açık bir kentin Türk idari modelindeki yeri aynıdır. Türkiye Cumhuriyeti için Yozgat ne Kilis de odur.
IŞİD’in Kilis’e füze atışları ile ortaya çıkan manzara aslında ihmal edilen karmaşık konulara işaret ediyor. Türkiye’nin Suriye ile ilişkilerinin zirve yaptığı dönemde Gaziantep’te yaşıyordum. Bölge, Suriye başta olmak üzere Irak da dahil yeni ekonomik ve siyasi dinamiklerin etkisindeydi. Ama devlet “lafta bazı söylenenler hariç” bölgenin Arap coğrafyası ile özel ilişkisini anlamadı.
Kilis’in Suriye krizi ve IŞID füze saldırıları ile gündeme çıkması “tesadüf” değildir. Biraz bölge tarihini bilenler olası bütün fay hatları kırılmalarında Kilis’in olduğu coğrafyanın ön çıkacağını öngörürdü.
Kilis’in kuzeyindeki tepenin üstünde bugün Şurahbil bin Hasene’nin mezarı bulunur. Şurahbil kimdir? Şurahbil, Peygamber’in vahiy katiplerindendir. Bu mezar tarihsel olarak doğru olmayabilir. Gerçi 17. yy. dönemine ait bazı eserlerde bile bu mezardan söz edilir.
Ancak burada önemli olan şudur: Kilis, tarihsel olarak Arap-İslam devletinin yayıldığı erken dönemde Doğu Roma İmparatorluğu ile ilk askeri temasların yaşandığı yerdir. Başka bir ifade ile Arap alt kıtasından kuzeye doğru siyasi ve demografik hareketler başlarsa bunun doğal gideceği koridorlardan bir tanesi Kuzey Suriye ve doğal olarak Kilis ve civarıdır.
Nitekim yukarıda bahsettiğim Şurahbil türbesinin kapısında bu kişinin cenaze namazını Ebu Ubeyde bin Cerrah’ın kıldırdığı yazmaktadır. Bin Cerrah diğer çok önemli bir kurucu dönem İslam karakteridir.
Ama daha önemlisi Doğu Roma ile Halife Ömer döneminde büyük askeri temaslara girilince atanan büyük komutanlardandır. Halife Ömer bugünkü Suriye ve Lübnan bölgeleri için ordunun başına Amr bin as, Ebu Süfyan, Ebu Ubeyde bin Cerrah ve Şurahbil bin Hasene gibi isimleri atamıştır.
Bugün içinde Kilis’in de bulunduğu coğrafya Arap alt kültür havzası ile daha kuzey bölgesinin siyasal fay hattını oluşturur. Olumlu veya olumsuz bir hareketlenmenin o alanı etkilemesi tarihsel açıdan doğal bir durumdur.
Halbuki, bu tip konular Türkiye’de dikkate alınmamıştır. Kilis son tahlilde krizden önce sanayisi ve ticareti kalmamış, küçük çaplı sınır ticareti ile ayakta kalan bir şehirdir. Peki, Türkiye, komşusu olduğu beşeri coğrafya alanlarına yakın bulunan Kilis gibi kentleri neden bir siyasi araca dönüştüremiyor?
Bu sorun sadece Kilis’in değil. “Şehrin önde gelenlerinin reklam kokan sözlerine” rağmen Gaziantep de aynı durumdadır. “İşler iyi gidiyor mal satıyoruz” dışında tarihsel bir fırsat alanına çevrilecek bu kentlerin hiç bir stratejik planlaması yoktur. Halbuki Gaziantep, bölgedeki Kürt coğrafyasının “yıldız şehri” olabilirdi. Bütün bölgede yetişen yeni kuşak için “yaşanacak bir şehir” teması Gaziantep ile sağlanabilirdi.
Ancak bunları yapmak için Kilis’i, Gaziantep’i sanki Arap ve Kürt coğrafyasına yakın bir kent değil de İç Anadolu’daki Kayseri’den farksız biçimde aynı idari akıl ile yönetirseniz hiç bir yere varamazsınız.
O nedenle IŞİD füzeleri ile hayatın durduğu Kilis için “Neden bunlar oluyor yahu?” sorusunu sormakla birlikte pek çok siyasi stratejiye araç olabilecek nitelikteki bu coğrafyanın nasıl da “israf edildiğine” üzülmek gerekiyor.
Dahası burada fay hatları uzun süre çalışacak, tedbirli olmak gerekiyor ve buradaki şehirlere “farklı bir gözle” bakmak gerekiyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; Jin Jiyan Azadî ve Kadın Özgürlükçü Paradigma... 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİMilliyetçilik Fransız Devrimi ile mi başladı? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKToplumsallaşmayan süreç enfekte olur 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol21. Yüzyılın Hitler’i 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciBu ülke bu pahalılığı taşıyamaz 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaşın mertlikle ilgisi yok… Haberler yalan, operasyonlar çakma… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYEmperyalist Savaşın Gölgesinde 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' Projesi 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANPKK yine çark edebilir! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNVaroluş savaşı! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRSiyanür faciasına yol açan madeni 1.5 milyar dolara Cengiz alıyor 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMolla rejiminde hırsızlık olur mu? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye nerede duruyor? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
31.01.2026
25.01.2026
20.01.2026
13.01.2026
7.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
21.12.2025
7.12.2025