Gökhan BACIK
Günlük ve komplocu düşünmeye alışan zihin, her olayı bir aktörün eseri olarak görmek istiyor. Halbuki dış politikada makro sonuçlar karmaşık süreçlerin sonucudur. Mesela 20. yüzyılın başında Osmanlı topraklarındaki Araplar koparak kendi milli devletlerini kurdular. Halbuki bu sonuç, yüz yılı aşkın süre devam eden karmaşık bir karışıklık devrinin sonucudur. O nedenle “Arap devletinin kurulmasının sorumlusu kim?” sorusu anlamsızdır. Yüzlerce karar, binlerce hata ve dinamik sonucunda zaman, bir Arap devletini doğurmuştur.
Kürt devleti olgusu da siyasilerin hatası/sevabı olmaktan ziyade böyle bir karmaşık sürecin sonucunda bir gün kaçınılmaz olarak karşımıza çıkar mı? Önce Arap örneği olayına devam edelim. İyi okuyan birisi 19. Yüzyıl Arap-Osmanlı ilişkilerini okuyunca şunu görür: Bir sürü gelişme, bir sürü yerde isyan, Osmanlı’nın karşı atakları, öldürülen insanlar, devreye giren büyük güçler ve özellikle İngiltere, daha sonra değişen Osmanlı idarecileri ve bu değişime göre soruna güya çare olacağı düşünülen yeni ajandalar…. Bütün bunlar yüzyıl sürmüş ama sonunda Araplar, Osmanlı devletinden kopmuş ve devletlerini kurmuştur. Bu ayrıntı karmaşası içinde hep sabit giden bir çizgi vardır: Bu gidişli gelişli, inişli çıkışlı zaman seyrinde bir sabit Arap devleti gerçeğinin hızla ortaya çıkmasıdır.
19. Yüzyıl tarihindeki Araplar kelimesi yerine Kürtleri koyarsanız büyük bir benzerlik görürsünüz. 1980’ler, isyanlar, PKK olayları, yeni siyasetler, uzlaşı, tekrar savaş, kent savaşları, Suriye krizi, şu bu derken süreç her geçen gün daha zor bir aşamaya gelmektedir. Hal böyle olunca bir gün artık “Bütün bunlara kim yol açtı?” sorusu anlamını yitirir ve asıl mesele, devletleşme aşamasına gelmiş Kürt gerçeği olur.
Pakistan’dan başlayan ve Libya’ya kadar uzanan bir alanda devletler çökmüştür. Bu gelişme sonucu büyük etnik gruplar, etnik kimliklerine geri dönüyor. Bu dönüşü ters yönde ikna edecek bir ulus devlet örneği yok. Suriye böyle bir örnek değil, Irak da değil. Artık Irak, merkezi bir Şii devlet. Sünnilerin ve Kürtlerin ne yapacağını bilmiyoruz.
Dolayısıyla Kürtlerin hangi siyasi kalıp içinde kalacağı sorusuna cevap vermek gittikçe zorlaşıyor. Hem Suriye’de hem Türkiye’de Kürt nüfusun yaşadığı yerlerde ordular, tanklar boy göstermekte. Bu büyük bir kriz demektir. Normal bir devlet, vergi memuruyla, trafik polisiyle yahut hemşire, öğretmen gibi aktörlerle varlığını ispat eder. Bir kentin sokaklarında, çocukların oyun oynadığı parklarında tanklar boy gösteriyorsa büyük bir kriz var demektir.
Türkiye projesinin, Kürtlere yönelik ikna edici argümanları artık nedir? Refah mı, güvenlik mi, istikrar mı? Demokrasi mi? Yoksa sonsuza kadar sürecek bir çatışma ile korkutmak mı?
Daha önemlisi şudur: 2016 yılında Kürt sorununun vardığı eşik artık büyük ölçüde geri dönülmesi mümkün olmayan bir yolun sonudur. Tekerleği buradan geriye götürmek artık çok zor hatta imkânsızdır. Burada bir durup “siyasal ve sosyal düşünce kampı” yapılmazsa bu tekerlek büyük ihtimalle eşiğin öbür tarafına doğru yuvarlanmaya devam edecektir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; Jin Jiyan Azadî ve Kadın Özgürlükçü Paradigma... 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİMilliyetçilik Fransız Devrimi ile mi başladı? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKToplumsallaşmayan süreç enfekte olur 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol21. Yüzyılın Hitler’i 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciBu ülke bu pahalılığı taşıyamaz 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaşın mertlikle ilgisi yok… Haberler yalan, operasyonlar çakma… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYEmperyalist Savaşın Gölgesinde 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' Projesi 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANPKK yine çark edebilir! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNVaroluş savaşı! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRSiyanür faciasına yol açan madeni 1.5 milyar dolara Cengiz alıyor 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMolla rejiminde hırsızlık olur mu? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye nerede duruyor? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
31.01.2026
25.01.2026
20.01.2026
13.01.2026
7.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
21.12.2025
7.12.2025