Roni MARGULIES
Partim ve ben on beş yıldır ustura gibi keskin bir tartışma ve ayrışmanın hep aynı tarafında kalıyoruz.
Aynı tartışma ve ayrışmayı toplumun bütünü yaşıyor. Herkes taraf oluyor. Ve hiç değişmiyor. Bir konuda o tarafta, bir konuda bu tarafta kalan yok.
Çünkü tek tek somut konular farklı görünse de, gerçekte tek bir süreç yaşanıyor ve gündeme gelen her somut konu aynı sürecin bir yansıması.
Saflaşma konuları
Aşağı yukarı kronolojik sırayla, ama kapsamlı olmaktan çok uzak bir liste yazmayı denersem, tek tek somut konular şöyle şeyler:
Bir komutan Sincan sokaklarında tanklara gövde gösterisi yaptırtabilir mi?
Genelkurmay hükümete muhtıra verip “Şunu şunu yapacaksınız” diyebilir mi?
Orgeneraller eğitim politikaları hakkında görüş bildirmeli midir?
Genelkurmay’a bağlı özel birimler insan öldürebilir mi, sakallı hacı ve hocalara komplo kurabilir mi, askerde kimin namaz kılıp kimin kılmadığını ve kimin eşinin başörtülü olduğunu belgeleyebilir mi?
Özden Örnek’in günceleri gerçek midir, sahte mi?
Ergenekon diye bir şey var mıdır, yoksa bunu AK Parti mi uydurmuştur?
Darbe planları yapılmış mıdır, yoksa bunu vatan hainleri mi uydurmuştur?
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilme hakkı var mıdır? Hayrünnisa Gül başörtüsüyle Çankaya’da oturabilir mi, oturamaz mı?
Cumhuriyet mitingleri vatan evlatlarının özgürlük çığlığı mı, darbenin toplumsal tabanını yaratmayı amaçlayan milliyetçi hezeyanlar mı?
Zırt pırt her yerde İstiklal Marşı söylenmesi saçma mıdır, değil midir? 19 Mayıs törenleri okullarda öğrencilere işkence etmek için kullanılmaya devam edilmeli midir, edilmemeli midir?
Islak imza hakiki midir, sahte mi?
LAW silahı boru mudur, silah mı?
Askerler sivil mahkemelerde yargılanabilmeli midir?
Orhan Pamuk önemli bir romancı mıdır, vatan haini mi?
Anayasa değişikliği referandumunda, tüm eksikliğine ve güdüklüğüne rağmen yine de değişimden yana oy kullanılmalı mıdır?
Dink, Santoro, Zirve Yayınevi cinayetleri devlet eliyle yaptırılmış örgütlü işler midir, basit ve münferit suçlar mı?
Devletin el koymuş olduğu azınlık vakıflarının mülkleri iade edilmeli midir, edilmemeli midir?
Cemevleri ibadethane midir, değil midir?
Anadilde savunma yapılabilmeli midir, eğitim görülebilmeli midir, memlekette rahat rahat Kürt olunabilmeli midir?
Abdullah Öcalan’la görüşülmeli midir, barış için gerekli her şey yapılmalı mıdır?
Silivri’de yatan generaller Türkiye’yi emperyalizm karşısında zayıf düşürmek için mi hapse atılmıştır, millî kahraman mıdırlar, yoksa beceriksiz darbeci midirler?
Türk olmak mutluluk için yeterli bir neden midir?
Türkiye Türklerin midir, hepimizin mi?
Bu soruları soranlar emperyalizme, AK Parti’ye, Gülen Cemaati’ne mi hizmet etmektedir, başka bir şeye mi?
Vs, vs, vs.
İstediğiniz kadar uzatabilirsiniz bu listeyi. Hiç fark etmez. Saflar aynı kalır.
Devleti savunan “sol”
Bir yanda askerî yönetimi yanlış bulan, demokrasiyi tercih eden, devleti değil genel anlamda bireyin özgürlüğünü doğru bulan, Türk’e değil yine genel anlamda insana önem veren, Türklüğü sevse de diğerlerine eziyet edilmesini istemeyenler.
Öbür yanda, mevcut devleti ve mevcut kurumlarını haklı bulan, on beş yıllık süreç içinde bu “haklı bulma” tavrını içgüdüsel hâle getirmiş, Mustafa Kemalli Türk bayrağını bu içgüdünün simgesi olarak balkonuna asan, AK Parti’yi devirmek uğruna demokrasi, adalet, eşitlik kaygısından artık vazgeçmiş olanlar.
Bunlar, her türlü değişime karşı çıkar ve her durumda devletin resmî ideolojisini savunurken, bunu “solculuk”, “ilericilik”, “aydınlanma” adına yaptığını zanneden bir meczuplar sürüsü. En sağcı CHP’liden en keskin TKP’liye kadar uzanan, devlet güçleriyle bazen bilerek bazen farkında bile olmadan işbirliği yaparak devleti her ne pahasına olursa olsun savunan bir sürü.
Bu saflaşmada CHP’nin yeri ilk günden beri belli.
Birgül Ayman Güler, Türkler ve Kürtler hakkında söylediklerinin kendi kişisel görüşleri olmadığını, CHP programında bulunduğunu söyledi.
Muharrem İnce, “CHP’de ulusalcı denilen bir grup yoktur, çünkü CHP zaten ulusalcı bir partidir”dedi.
İkisi de haklı.
Dünyanın tüm normal memleketlerinde bunlara “muhafazakâr”, “milliyetçi” veya “gerici” denir.
“Solcu” zannedilmeleri bize özgü bir komiklik.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Haydi başka gezegene gidelim!
22.03.2023 - Diktatör, komplo ve ölüm
13.03.2023 - “Maşallah şehrin temizliği gayet güzel”
27.02.2023 - Türk erkeği ağlamaz (ben ağlarım)
20.02.2023 - Puslu havayı seven yabancı kurtlar
13.02.2023 - Dört dilde geçinemiyoruz!
6.02.2023 - Yasaklamalı mı, yasaklamamalı mı?
29.01.2023 - İnsan insanın kurdu mudur?
21.01.2023 - Ardahan Umumî Helalar Müstahdemliği ve hukuk
15.01.2023 - Seküler milliyetçilik ve dindar milliyetçilik
15.01.2023
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları



















































Krikor Kıskançyan
Genelde askerde Ermeniler sevilir. Eskiden komutanlar Ermeni askerleri postası yapmak için birbirleri ile kapışırlardı. Hala daha öyle. Neden mi ? Neden Güven! Ne idüğü belli olmayan ite köpeğe mi inanacaksın yoksa Ermeni olduğunu bildiğin Hristiyan Ermeni isimli sözde türk vatandaşı Ermeni askere mi? bence Ermeni Sevag Şahin Balıkçı, Ermeni olmasının yanında KISKANÇLIK sebebiyle öldürüldü.