Ahmet ALTAN
Doğrusunu isterseniz, bu “yemin etti etmedi” meselesi bana çok ciddi gözükmüyor, CHP’nin şaşkınlığı ne yazık ki BDP’nin tavrını da aynı matrak torbanın içine attı.
Süheyl Batum’un aklı, Kılıçdaroğlu’nun kararsızlığıyla ana muhalefet partisi kendini siyasetin eğlencesi haline getirdi.
Olup bitenleri izliyorum elbette ama ciddi bir sonuç beklediğim için değil, siyasi mizahın şaheserlerinden birini seyretmenin çekiciliğinden kendimi kurtaramadığım için.
On milyon oy aldığı halde tek başına Meclis’e girmeyi beceremeyip Cemil Çiçek’ten yardım bekleyen CHP, Meclis’e girse de girmese de büyük bir fark yaratmaz.
Bu partinin yönetiminin çapı bu kadar.
Türkiye’nin ise CHP’yi çok aşan ciddi sorunları var.
Yeni bir devlet ve yeni bir toplum kuracağız.
Bu yeni düzeni kuracak aktörlerden biri belli.
Yüzde elli oyu ve 327 milletvekiliyle AKP.
AKP’nin bu yeni ülkenin inşasında bir “yol arkadaşına” ihtiyacı var.
Bizim bugün temel sorumuz budur bence.
AKP’nin yol arkadaşı kim olacak?
AKP, kiminle birlikte inşa edecek geleceği?
Başbakan Erdoğan bir ara “MHP’yle yapacaklarını” söylemişti.
Bu mümkün mü?
MHP de CHP gibi Ergenekon’a sahip çıkan, Ergenekon sanıkları arasından kendine aday belirleyen bir parti.
Kesin olarak söyleyebileceğimiz tek bir gerçek var, Ergenekon’a sahip çıkan hiçbir parti bu ülkenin geleceğinde varlığını sürdüremeyecek.
Ergenekon geçmişe ait.
Geleceğimizde Ergenekon yok.
Peki, AKP bir yandan Ergenekon’u tasfiye etmeye çalışıp, bir yandan da Ergenekon’u savunan partilerle çalışabilir mi?
Böyle bir tercihte bulunursa AKP de, CHP gibi kendi kendini kitler.
Hiçbir değişimi gerçekleştiremez.
MHP’yle el ele verip bir şeyi değiştirmeye çalışıyorlarmış gibi yaparlar ama hiçbir şeyi değiştiremezler.
AKP, böyle bir “değişim” gösterisiyle statükoya bağlı kalmayı tercih eder mi?
Edebilir.
Ama AKP tabanı bunu kabullenmez.
AKP, bu ülkedeki değişimin motoru olan muhafazakâr kesimi temsil ediyor, bu kesim AKP’yi iktidar yapmak için uğraşmıyor, bu kesim “iktidar” olmak için uğraşıyor.
AKP, muhafazakâr kesimin iktidarı için siyaset alanında kullanılan bir araç.
Statüko içinde bir iktidarı tercih ederse, tabanına ihanet etmiş olur ve muhafazakârların desteğini kaybeder.
Muhafazakârlar zenginleşiyor, dünyaya açılıyor, güçleniyor ve iktidarı istiyor, bu zenginliğin ve iktidarın ancak demokrasi içinde mümkün olacağını deneyimleriyle öğrendi.
Değişimden vazgeçmez.
Bu değişimi, Ergenekon’un önlemeye çalıştığını da bilir ve Ergenekon’la her türlü bağı reddeder.
Bu yeni atılımda, AKP’yi sürekli olarak geriye çekmeye çalışan CHP ve MHP ile amaçlarına ulaşamayacağını bilir.
Türkiye’nin geleceğini oluşturacak iki temel güç, muhafazakârlarla Kürtlerdir ve bunlar doğal müttefiktir.
Burada siyasi bir sorunla karşılaşıyoruz.
AKP ve BDP, Güneydoğu’da birbirlerine rakipler ve birbirlerini o bölgede etkisiz hale getirmek için ölesiye dövüşüyorlar.
Güneydoğu’daki Kürt seçmeni yarı yarıya paylaşan bu iki parti eğer ilişkilerini sadece “Güneydoğu’daki iktidar” kavgası üzerinden sürdürürlerse, ikisi de seçmenin ikiye bölündüğü Güneydoğu’yu ele geçiremez.
Ve, Güneydoğu’yu ele geçiremedikleri gibi ikisi de Türkiye’yi kaybeder.
Güneydoğu’da “kavgayı” ön plana almak yerine, bütün Türkiye’de “ittifakı” ön plana alırlarsa, ikisi de güçlenir ve birlikte yeni bir Türkiye oluştururlar.
Doğru ve doğal olan da budur.
Bugünkü politikaları ve kullandıkları dil, rekabet alanı olarak sadece Güneydoğu’yu seçmeleri, değişim için ittifak yapmalarını önlüyor ama eğer amaçlarını ve politikalarını değiştirip bir ittifaka giderlerse, Kürt meselesi de, Türk meselesi de çözümlenir, eşitlikle birlikte ortak zenginlik artar, yıllarca ezilen muhafazakârlarla Kürtler, yeni Türkiye’nin temel taşları olurlar.
Bunun için iki partinin de karar vermesi gerekiyor.
Güneydoğu’yu mu istiyorlar yoksa Türkiye’yi mi?
Verecekleri karar, bu ülkenin geleceğini belirleyecek.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018