Ahmet ALTAN
Güneydoğu’daki çatışmalarda on ayda dört yüzden fazla asker ya da polis ölseydi ya da dört yüzden fazla PKK’lı hayatını kaybetseydi Türkiye altüst olurdu, hızla bir iç savaşa doğru ilerlerdik, nutuklar, demeçler, öfkeli gösteriler, tepkiler birbirini izlerdi.
Ama ölenler “işçiler” olunca hiç ses çıkmıyor.
Bunların hepsi, askerler de, polisler de, gerillalar da, işçiler de insan, neden bazılarının ölümleri bizi diğerlerinin ölümlerinden daha fazla sarsıyor?
İnsanların ölümünden acı çeken bir toplum olsak, işçilerin de ölümüne isyan ederiz.
Etmiyoruz.
Bizi üzen, öfkelendiren, “birisinin ölümü” değil, biz insanların ölümüne üzülmüyoruz.
Biz, o “ölümleri” kendi adımıza, ırkımız adına bir “yenilgi” olarak değerlendirdiğimizde ayaklanıyoruz.
Irkçılığın böylesi zor görülür.
Irkımız, insanlarımızdan daha değerli.
İnsanları değil, “ırkımızın” yenilmezliğini korumaya çalışıyoruz.
Hastalanmak budur işte.
İnsanı unutmaktır.
En korkunç, en acı veren ölümler bile, eğer o ölümlerle “ırkımızı” özdeşleştirmiyorsak bizi ilgilendirmiyor.
Türk medyasının da Kürt medyasının da durumu aynı.
Zaten bunlar aynı fotoğrafın siyahıyla beyazı.
Irkçılıkta bir fark yok aralarında.
Hükümetten de bir ses çıkmıyor.
“Benim askerim, benim polisim” diyen hükümet, “benim işçim” demiyor.
Türkiye’de ölen işçilere ağlamayan bir iktidarın, Somali’de, Gazze’de ölenlere gözyaşı dökmesini nasıl içten bulacağız peki?
Bunun samimi bir davranış olduğuna nasıl inanacağız?
Her gün ölüyor işçiler.
Onları korumak için harcamadığımız paraları, götürüp silahlara harcıyoruz.
Öldürmek için para var, yaşatmak için yok.
Sadece hükümet de değil içtenliği kuşkulu olan.
BDP’nin içtenliği de çok su götürür.
Bu parti Kürtler için çok hassas değil mi, gerillalar için açılan taziye çadırlarını mutlaka ziyaret ediyorlar, ölen işçilerin çoğunluğu yollarda hayatlarını kaybeden “mevsimlik işçi” denen Kürtler, peki siz BDP’den bu Kürt işçiler için bir tepki gördünüz mü?
Ya diğer muhalefet partileri?
Başbakan’a laf çakmayı politika zanneden CHP, bir gün kalkıp da ölen işçileri ülkenin gündemine yerleştiriyor mu, hükümetten bu insanların hesabını soruyor mu?
Milliyetçi MHP, ölen işçiler için dertleniyor mu?
Devlet Bahçeli, Kandil’e bayrak çekme derdinde, ülkesindeki işçiyle ilgilenmiyor bile.
Varlığını, onurunu, kimliğini ölümde aramak, aslında varlığından, kimliğinden, onurundan vazgeçmektir.
Öldürterek varolunabilse, herkesten fazla adam öldüren Hitler varolur, bir sığınakta kafasına bir kurşun sıkmak zorunda kalmazdı.
Bugün insanlığın ölçüsü, bir insanın diğer insanların yaşamasına yaptığı katkıdır.
İnsanı, sadece insan olduğu için korumaktır, insana, sadece insan olduğu için sahip çıkmaktır.
Kürt diye sahip çıkmanın, Türk diye sahip çıkmanın bir anlamı yok.
Öyle yaptığında sen birini korumuyorsun, ezilmiş, örselenmiş kişiliğini ölümlerle iyileştirmeye çalışıyorsun sadece; iyileştiremezsin, aksine her ölümde biraz daha hastalanırsın.
Biz, dün “On ayda 400 Türk öldürüldü” ya da “On ayda 400 Kürt öldürüldü” diye manşet atıp bunun belgelerini yayımlasaydık Türkiye birbirine girerdi, bütün televizyonlar, gazeteler bu konuyla ilgilenirdi.
“400 işçi öldürüldü” deyince kimse aldırmadı.
Hâlbuki o işçiler göz göre göre öldürüldüler, onları öldürenler onları korumak için harcamadıkları paraları “maliyetlerinden” düşüp daha ucuza ve daha fazla mal satarak kâr ettiler.
O kanlı paralar elden ele dolaştı.
Umursamadınız.
İnsanlara aldırmıyorsunuz, değil mi?
İnsanınız değil, ırkınız önemli.
“Öldürterek” varolabileceğini zanneden, aklını ve duygularını yitirmiş zavallı hastalarsınız siz.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018