Ahmet ALTAN
Trajikomik sözü daha önceden bulunmuş olmasa herhalde Türkiye’de son zamanlarda yaşadıklarımıza bakarak insanlar bu sözü icat ederlerdi.
Her şey kanlı bir şakaya döndü burada.
Askerî bir keşif uçağı “Suriye karasuları” içinde düştü.
Suriye sahilinden 8.5 mil açıkta sulara gömüldü.
Başbakan’la Dışişleri Bakanı hemen bir açıklama yaptılar:
“Suriye uçağımızı füzeyle uluslarası sularda düşürdü.”
Türkiye’nin yöneticileri bu açıklamayı yapınca dünyada bir sessizlik oldu, “müttefiklerimiz” bu tezi desteklemedi.
Rusya, “bizde uçağın nasıl düşürüldüğünün belgeleri var, isterseniz verelim” dedi, biz istemedik.
Suriye ise, “uçağı biz düşürdük ama kendi karasularımızda uçaksavarla vurduk” dedi.
Wall Street Journal, “uçağın Suriye karasuları içinde vurulduğunu” bir “Amerikalı yetkiliye” dayanarak yazdı.
Başbakan o gazeteyi “namert,” uçağın nasıl düşürüldüğünü soran gazetecileri de “satılmış kalemler” olarak etiketledi.
Dışişleri Bakanı, “füzeyle vuruldu diyorum bizim gazeteciler bana inanmıyorlar” diye yakındı.
Dün, bizim Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaparak, “uçağın bulunan parçaları üzerinde” füzeyle vurulduğuna dair bir belirti olmadığını söyledi.
Genelkurmay açıklamasına göre, uçağın sadece füzeyle değil başka herhangi bir silahla “vurulduğunu” gösteren bir işaret de yoktu.
Ee, uçak nasıl düştü?
Başbakan’la Dışişleri Bakanı “uçağımızı Suriye füzeyle vurdu” diyor, Genelkurmay “bulgularımıza göre kimse uçağımızı vurmadı” diyor.
Suriye ise “biz vurduk, biz vurduk” diye bağırıyor, “biz kendi karasularımızda uçaksavarla vurduk”.
Suriye ayrıca, “uçaksavar mermilerinin izi olan parçaları da Türkiye’ye gösterdiğini” iddia ediyor.
Gencecik iki pilot hayatını kaybetmemiş olsa bu yaşadıklarımızdan bir “vodvil” çıkar.
Başbakan günlerce “füzeyle vurdular” diyor, Genelkurmay “valla uçağın vurulduğuna dair bir belirti yok” diyor, Suriye, “hiç olur mu canım biz vurduk işte” diye inat ediyor.
Başbakan’la Dışişleri Bakanı’ndan başka, kendi ülkemiz de dahil dünyada hiç kimse uçağın” füzeyle vurulduğunu” söylemiyor.
Başbakan “sadece kendisinin bildiği” bu değerli bilgiyi nereden aldı acaba?
Pilotların ölümüne mi yanarsın, dünyada alay konusu olmamıza mı yanarsın, bütün ülkeler uçağın nasıl düştüğünü bilirken bir tek bizim ülkenin yöneticilerinin nasıl düştüğünü bilmemesine mi yanarsın, Suriye’nin ısrarla “ben vurdum” diye meydan okumasına mı yanarsın?
Neye yanarsın?
Bizim siyasi iktidara genel bir şaşkınlık hâkim.
Akılları iyice karıştı.
Yoruldular mı yoksa “cihan imparatorluğu kuruyoruz” hayalleriyle her istediklerini yapabileceklerine inanıp her şeyi ellerine yüzlerine mi bulaştırıyorlar, bilemiyorum.
“Ülkenin ve bölgenin tek hâkimi ben olacağım” derken hiçbir şeye hâkim olamaz hale geldiler.
Türkiye uzun zamandır böyle şaşkınlaşmamıştı.
Neye dokunsan dökülüyor.
İstanbul trafiğinden alev alev yanan hapishanelere,
TOKİ’nin dere yataklarına ev yapıp insanların boğulmasına neden olmasından Uludere’de kaçakçıların bombalanmasına, Ankara’da metro inşaatının çökmesinden denetimsiz atölyelerin birer birer infilak etmesine, Suriye’nin uçağı nasıl vurduğu konusunda saçmasapan konuşup rezil olmaktan Esed’i “kanlı diktatörlükle” suçlarken Sudan’ın soykırımcı diktatörüyle askerî anlaşma yapan dış politikaya kadar dört bir yanından su alıyor memleket.
İktidar ise MHP’lilerle anlaşıp “yedi çocuğun katilini” serbest bırakmakla, BDP’lileri hapiste tutup Ergenekoncuları salıvermekle, Alevileri kızdırmakla, Kürtleri küstürmekle, orduya yeni ayrıcalıklar tanımakla, Çamlıca’ya cami yapmakla meşgul.
Tabii, asıl büyük tehlike Doğu Akdeniz’den üzerimize geliyor.
Dünya, Türkiye’nin “gücünü abarttığını, şaşkınlaştığını” fark etti, Suriye’yle bile başedemezken “Ortadoğu için tasavvurlarımız var” deme böbürlenmesinin ortada “açık bir yara” gibi durduğunu gördü.
Şimdi bundan yararlanmaya, Türkiye’yi sıkıştırmaya hazırlanıyorlar.
İsrail ve Rusya, Davutoğlu’nun “tasavvurlarının” bulunduğu Doğu Akdeniz’e gemilerini çıkardı.
Bizim yöneticiler, “Doğu Akdeniz’le ilgilenme hakkına sahip olduklarını” söylemişlerdi, şimdi orada iki donanma duruyor, ne yapacaklar?
Ya laflarını yutup Doğu Akdeniz’i unutacaklar ya oraya gemi gönderecekler.
Oraya gemi gönderirsek bir gemimizin “yanlışlıkla” vurulması ihtimali çok yüksek, benim korkum İsrail ile Rusya’nın böyle bir “yanlışlık” için beklediği, böyle bir yanlışlığa “cevap veremeyeceğimizi” de biliyorlar artık.
Hürriyet ’e konuşan bir Amerikan Dışişleri yetkilisi ise Obama’nın Erdoğan’ı ocaktan beri aramadığını söyleyip “Amerikan seçmeni için tek önemli mesele İsrail’in güvenliğidir” diye tehditkâr bir mesaj veriyor.
Amerika, Rusya ve İsrail’i Doğu Akdeniz’de “karşısına” alma başarısını gösteren Erdoğan’la Davutoğlu’nun “dış politika yeteneklerini” kutlarım.
Şimdi “tasavvurunuz nedir” acaba?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Ümitliyim, çünkü…
26.05.2020 - Bir Cinayet, bir Cenaze
21.01.2020 - Bu akşam Pariste babam, Malraux ve ben şampanya içeceğiz
6.02.2019 - Biz söylemeyeceksek kim söyleyecek?
28.11.2019 - ÜÇ CAM KUTU
23.11.2019 - Kâğıttan flüt
11.11.2019 - Rüyalar ve milliyetçilik
21.03.2020 - Yargıdaki çöküntüyü tamir etmek elinizde!
25.09.2018 - Milliyetçilik ve Aydınlar
19.09.2018 - Şatodaki Çiçek
26.08.2018
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























ali veli
esadın devrilmesinden rahatsız değiliz. ve marguliesin eleştirileri yerinde. chp adaletin eğleşmediği partidir. hatay da ipsiz sapsızlar dolaşıyor diye günlerce haber yapıldı ne numaralar çekildiği sonra ortaya çıktı. yazıktır. zulüm var. ve solcuyum diyen insanlar bunun karşısında değil. Müslüman her halükarda zulmün karşısındadır. karşısındayız.
Rize Hemşinli-Başhemşin Ermenisi
Tabiiki türklerin büyük çoğunluğu aslında esadın yıkılmasını istemez.esad sonrası bölge iyice karışır vede orda bir Kürdistan kurulursa tc ninde sonu demektir.onun için bu faşist Türkler ve çerkezler bu kadar sinirli esadın devrilmesine.akp de iki arada bir derede kaldı, esadın yıkılmasını aslında akp de istemez fakat bir yandanda akp esadı istemiyor.esadın alevi olması vede akp nin sünnici olması sebebiyle esad yönetimine olan nefretleri de ortada.
hayri irdal
ali bey siz acaba hatay halki adina mi yaziyorsunuz, hatay`da mi oturuyorsunuz? sokakta bahsedilen insanlari goruyor musunuz, hic tecrubeniz oldu mu yoksa benim gibi uzaktan mi yaziyorsunuz? dunyanin dort bir yanindan toplanmis sunni seriatci militanlari cok seviyorsaniz evinizde agirlayabilirsiniz. dusuncesini asil ifade edemeyen hataylilardir. daha bugun "izinsiz gosteri" diye dayak yiyen, kendi yurdunda ikinci sinif muamelesi goren onlar.basbakanin hataylilari "serefsiz" ilan etmesi de yakin.
m.ali okay
savaştan çoluğunu çocuğunu kaçırmak zorunda kalan kardeşlerimizden hiç de rahatsız değiliz..rahatsız olan diktatör ün devrilecek olmasından rahatsız olanlardır.roni,ellerin dert görmesin..antakya nın sağduyusuna da tercüman oldun...halkının düşüncelerini ifade etmesine izin vermeyen tüm faistlerin karşısında olmak sadece solculuğun değil insanlığın gereğidir.hayri irdal beyefendi siz saatleri ayarlama enstitüsüne geri dönüp , köprüde milletin saatlerini düzeltmeye dönseniz; iyi olacak..
hayri irdal
kimse 80 bin kişi çoluk çocuk hepsi terörist demiyor ki onu sen uyduruyorsun. bir devlet komşu ülkenin hükumetini devirmek isteyen militanlara kamp kurup destek verebilir mi mesele bu. ayrıca hatay halkı ortalıkta dolaşan ipsiz sapsız yabancılardan rahatsız olmuşsa bunda eleştirecek bir şey yok. çok seviyorsanız doğan tarkan şenol karakaş ve sen birkaç aileyi evinize alın besleyin. uzaktan atıp tutmak kolay tabii..