Ahmet TAŞGETİREN
Önce açıklamam gerekiyor, başlıkta yer verdiğim “Yürek” halk dilimizde “Cesaret” anlamına kullandığımız “Yürek” değil. Yani “Türkiye’yi yönetmek cesaret ister” demek istemiyorum “Yürek ister” derken…
“Cesaret ister” desem yanlış olur muydu, hayır yanlış olmazdı, hakikaten Türkiye’nin yönetimine talip olmak mangal gibi yürek ister. Zor bir coğrafyada, İmparatorluk bakıyesi pek çok sorunla yüklü bir ülke Türkiye ve onun yönetimine talip olmak, taşınması zor bir yüke talip olmak demektir. Evet, cesaret ister.
Benim kastettiğim “Yürek” “kalp – gönül” anlamı taşıyor daha çok.
4 Mart’taki yazımın başlığı “Geride bir Aliyamız kalır mı?” şeklindeydi ya, onu kastediyorum bir bakıma. Aliya yüreği… Avrupa’nın ortasında, her türlü Batı iklimini yaşayan bir toprak parçasında herkesi kucaklayan bir yürek…
“Siyaseten yarılmış bir ülke”den söz ettik Bayram’a girerken… Müslüman bir ülkede bayram böyle bir iklimle mi karşılanır?
“Müslümanlık” Türkiye’nin genel kimlik tanımı. Ama sırf “Müslümanlık” açısından bakıldığında bile bin tür renkten söz edilebilir. Ben “Dolmuşa binerken ‘bismillahirrahmanirrahim’ diyen bir insanın ‘Müslümanlık kalitesi’”nden söz ederim zaman zaman. Sadece Bayram namazına gelen insanın Müslümanlığı… Farklı mezhepler, farklı cemaat – tarikatlar, farklı kültürel aidiyetler… Bunların içinde Müslüman oluş halleri… Nasıl bir yüreğe sahip olacak ki tüm bu renkler aynı mesafede olacaklar yöneticinin dünyasında?
Karadeniz uşağu bir sanatçı, Volkan Konak göçtü bu dünyadan… Birilerine göre aykırı ama kendine göre dobra bir adam. Onun tartışıldığı alan, Türkiye adına sağlıklı bir alan mı? “Müslümanlık adına” toplumsal alana yansıyan nefret söylemi, Volkan Konak’a ne kaybettirir, Türkiye’nin Müslümanlığına ne kazandırır?
Aynı ailenin içinde çocuğun birisi şu yöne gitti, diğeri şu yöne? Her türlü savrulma mümkün? Bir anne yüreği ne yapar böyle durumlarda, baba yüreği ne yapar? Çocukları sile sile sıfıra müncer hale getirir mi aileyi?
Öyle bir zeminde ülkeyi yönetenlerin kalbi nasıl çalışır?
“Siyaseten yarılmış ülke…” dedik ya, ülkeyi yöneten kişinin yüreği nasıl ayrışır bu yarılmada ve yüreğin dışına düşen toplum kesimi ne hisseder ona karşı?
Sünni’si var bu ülkenin, Alevi’si var…
Türk’ü var bu ülkenin, Kürt’ü var, Laz’ı, Çerkez’i, Rum’u, Ermeni’si, Yahudi’si var…
Türkiye’de 168 siyasi parti var. Her parti bir farklılaşmayı temsil ediyor.
Cumhurbaşkanı bile partili. Partisinin çıkarlarını önceliyor. Diğer partilere mesafeli olmak işin tabiatı gereği. Nasıl olacak o zaman “Cumhur’un başkanı?”
Öyle olmasını istiyoruz, demek bu.
Bir süredir toplumun çok geniş bir kısmı meydanlarda Cumhur’un reisinin kendilerine yaklaşımını onaylamadığını ilân ediyor.
Bunu nasıl okur bir Cumhurbaşkanı?
Bu insanların yeri nedir Cumhurbaşkanı’nın yüreğinde? Bayramda cezaevine konan gençler için “Evlatlarım” hissi geçer mi orada?
“Siyaset bu!” diyerek her şeyi normalleştiriyoruz. Oradan da kitlesel dışlamalar ve siyasi yarılmalar çıkıyor.
Silivri, Silivri, Silivri… Ülkenin dünyada en tanınmış ismi oldu bu, normal mi?
Ülkenin en kapsayıcı aidiyeti olan “Müslümanlık” bile birilerinin birilerini dışlama aracı haline dönüşüyor.
Ben bir ara “Ülkede Müslümanlık oranı yüzde 50 artı 1’e düşürüldü” diye yazdığımda, “Türkiye’nin yüzde 99’u Müslüman” diyenlerimiz dahil kimsenin kılı kıpırdamadı. Çünkü “Siyasi Müslümanlık” çok tabii hale gelmiş, hatta o Müslümanlık aidiyeti “gurur gerekçesi” bile oluşturulmuştu. “Müslümanlık kıvamı” ne kadar az insana nasip olursa onlar o kadar kıymetli hale gelirdi ne de olsa…
Volkan Konak’a “Geberdi” diye yazmak önce bu ülkenin “Müslüman yüreği”ni dağlamalı değil mi?
“Derya gönüllü” diye bir ifade var tasavvuf dünyasında… Her şeyi içine alabilen ve yine kendisi kalan gönül kıvamı bu.
Mevlânâ’nın “Ne olursan ol gel” çağrısını okuduk, okuduk ama içselleştiremedik. Çünkü yüreğimiz daraldı, biraz farklısını içimize alırsak ona dönüşeceğimiz, yani kalbimizi kaybedeceğimiz kaygısına kapıldık. Uyuşturucu kullanan kızını evden kovan anne mi olmak, onu bağrına basıp yüreğinin sıcaklığı ile tedavi etmek isteyen anne mi? Ne dersiniz hangisi olabiliriz?
“Yürek ister!”
Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye tavsiyesini okur dururuz: “Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..” Ne güzel tavsiyelermiş bunlar… Helâl olsun uygulayana…
Oysa her şey “Yürek ister!”
Bazı şeyleri yapabilmek yürek ister. Türkiye’yi yönetmek de yürek ister. Bence siyaset yapıp ülkenin yönetimine talip olan veya halen o görevde bulunan herkes yüreğine bakmalı? Kaç kişi alıyor orası? Kaç rengi barındırabiliyor? Kaç farklılığa tahammül edebiliyor? Kaç öfkeyi söndürebiliyor?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026