Ahmet TAŞGETİREN
PKK’nın silahsızlanmasının ilk gündeme geldiği günlerde, Suriye’de de iç savaş yoğunlaşmış, PYD unsuru devreye girmiş, PKK’nın -Türkiye’den çekilse bile- silahlı varlığının oraya intikali söz konusu olmuş, bu arada Aysel Tuğluk “yeni konjonktür”ün bölgedeki tüm Kürt varlığı için yeni imkanlar açtığını yazmıştı.
Hendekler, özyönetimler, barikatlar bu sürecin içinde oluştu.
Ve en son DTK kongresi, Demirtaş’ın da paylaşımı ile Kandil ekseninde buluşmuş oldu. Bu çıkışın Öcalan’a yönelik bir empoze anlamı taşıdığında da kuşku yok.
Gelinen noktanın stratejik anlamını Cemil Bayık’ın Le Monde gazetesine yaptığı açıklama en net ifadelerle ortaya koyuyor. Şöyle ki:
“Yakında Türkiye’deki Kürt kentlerine ek savaşçılar gönderme hakkını saklı tutuyoruz. Mevcut durumda silahlı mücadeleye son vermek için hiçbir neden yok. Aksine gelecek aylarda iç savaş Türkiye’de ağırlaşacak. Bu durum herkesin kendi çıkarlarını sürdürdüğü ve hiç kimsenin bölgeden dışlanamayacağı bölgesel bir savaş ortamında yaşanıyor. Türkiye, İran ve Suriye’deki gelişmeler tek ve aynı çatışmadan çıkıyor. Ortadoğu bu savaş sonucunda yeni bir çağa girecek. Kürdistan Ortadoğu’nun merkezinde, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ın arasındadır. Bu nedenle biz mevcut bölgesel savaşın kalbinin Kürdistan olduğunu ve bu savaşın yeni bir duruma dönüşene kadar yoğunlaşacağını düşünüyoruz.”
Gelinen durumun öncelikle HDP eksenli Kürt siyaseti adına “Ya herru ya merru” cinsinden bir “gemileri yakma” olayı olduğunu tespit etmeliyiz.
Böyle bir tavrın intihar diye yorumlanması da mümkün, büyük oyun diye yorumlanması da.
Bu da ancak bölgedeki konjonktürün ne olduğu, sürecin nasıl gelişeceği, Kandil’in yaptığı konjonktür değerlendirmesinin hangi verilere dayandığı, bölgedeki küresel güçlerin nerede durduğu, nasıl bir Ortadoğu geleceğini öngördüğü ve Türkiye’nin her türlü riske karşı kendini korumaya muktedir olup olamayacağı sorularının doğru cevaplandırılması ile mümkün.
Körfez krizi içine giren Irak’tan Amerika’nın da ebeliği ile bir Kürt yönetimi doğdu. Halen Irak’ın bütünlüğünden ayrılmayan bir yapı Kürt yönetimi. Ancak bağımsızlığı da saklı tutuyor. Türkiye, bir süre kendisini de olumsuz etkiler düşüncesiyle mesafe koydu Kürt yönetimine, ancak zamanla bu tavır değişti ve şimdi, bölgede, en iyi ilişkiler Türkiye ile Kürt yönetimi arasında dense yeri. Öyle ki bir diğer “Kürt hareketi” olan PKK Türkiye için sorun olduğu kadar Kürt yönetimi için de sorun. Belki de Kürt yönetimi, yine o konjonktür sebebiyle uzun vadede bölgeyi PKK’ya kaptıracağı endişesini yaşıyor.
Böyle bir kaygının arkasında Suriye’de PKK’nın ürünü olan PYD’ye küresel odaklar tarafından alan açılması olabilir. Irak krizinden Kuzey Irak Kürt yönetimi doğdu ise Suriye krizinden de “PKK güdümünde Kuzey Suriye Kürt yönetimi”nin doğması muhtemeldir.
Suriye’de doğan bir Kürt yönetiminin, biraz kaygı uyandırsa da uzun vadede tıpkı Kuzey Irak’ta olduğu gibi kabul edilebilir hale gelmesi söz konusu olabilir mi? Bu soru üzerinde duruluyor. Ancak bu soru asıl savaşını Türkiye üzerinde sürdüren ve PYD’yi kontrol eden PKK’dan bağımsız cevaplanamayacağı için, bir dakika soluklanıp PKK’nın Türkiye hesabına bakmak gerekiyor. Cemil Bayık’ın deklare ettiği hesap ise gözünü kapamayanlar için çok açık.
Burada belki asıl okunması gereken şey, mesela “Demirtaş’a Washington’da, Brüksel’de ve Moskova’da ne dendiği”dir. Ya da Cemil Bayık’ı umutlandıran şeyin hangi vaatlere dayandığıdır. Yani ortada bir kendi kendine gelin güvey oluş, kendi kendini dolduruş mu söz konusu yoksa “Siz yola çıkın, artık zamanınız geldi” gibi bir vaat mi?
Bunların hepsi mümkün. Belli ki bölgede taşlar yerinden oynadı, yeniden dizayn söz konusu ve bunu da küresel güçler yapmak istiyor. Kuraldır, küresel güçler bu işleri bölgesel aktörler kullanarak yaparlar. O aktörleri buldukları da ayan beyan görülüyor.
Türkiye için sınav, Kürtleri kucaklayarak, emperyalist hesapların bölge halkları üzerinden devreye sokulmasına izin vermeyerek bu tuzağı aşmak. Aşılır mı, elbette.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026