Ahmet TAŞGETİREN
Tarihin garip bir cilvesi midir acaba?“Devlet kadrolarında dindar, dine saygılı, din ve dindar düşmanı olmayan insanlar bulunsun” saikiyle hareket eden bir motivasyonun gelip, dindar bir siyasi kadro, devleti yönetmeye başladığında onunla savaşa tutuşması... Millete, devlete ihanete dönüşmesi?
Cumhuriyet, dini alanı denetim altına alan devrimler silsilesi ile geldi ve bu operasyonu yürüten kadroların, dine mesafeli insanlar olması tercih edildi.
Bundan dindar toplum kesimlerinin rahatsız olması ve bunun sonucu “toplumla problemli bir devlet manzarası”nın ortaya çıkması kaçınılmazdı.
Demirel devrim dönemlerindeki manzarayı “Millet devlete küstü” diye tanımlamıştı. Tek parti gerçeği, devletin toplumuna yabancılaştığı bir durumdu.
Çok partili hayata geçiş, devlet kadrolarının milletle barışma sürecinin başladığı süreç gibi okunabilir. Menderes’in ilk icraatının “Ezanın asli ifadelerine döndürülmesi” olması bu barışın sembolik ifadesidir. Menderes bu icraatıyla “devlet içindeki millet adamı” olarak tarihe geçti ama bunu canıyla ödedi.
Millet, devletin farklı kademelerinde, yargıda, emniyette, hastanede, eğitimde vs... dindarlara -ki onlar halkın genel topluluğunu oluşturmaktaydı- güler yüzlü davranacak, en azından aşağılamayacak adamlar aradı. Askeriye’de de en azından milletin seçtiklerine müdahale etmeyecek kadrolar olması önemliydi. Çünkü Asker darbe yapıyor ve ülkeyi hep “Devrim şartları”na döndürüyordu. Bu da, dini alanın yeniden yeniden baskılanmasıydı. “Dindar asker” bulma ümidi neredeyse yoktu da toplum “Demokrat asker” bulsa öpüp başına koyuyordu.
Menderes asıldı. Demirel “İrticanın üç ayağından biri” diye suçlandı, Özal “Takunyalı” idi, hep kerhen razı olundu bu siyasetçilere. Erbakan yüzde 22 oy alıp Başbakan olduğunda “Devlet şeriatçılar tarafından ele geçirilmiş” muamelesi yapıldı. 28 Şubat geldi, “Siyasette, ekonomide, eğitimde, bürokraside İslam’ı azaltma operasyonu”nu devreye soktu.
Başörtülü milletvekilinden, başörtülü kamu görevlisinden geçtik, başörtülü öğrenci bile istenmiyordu. İmam Hatip’li çocukların devletin savcısı, hakimi, doktoru, mühendisi olması büyük tehlike olarak addediliyordu.
Soru şu idi:
Millet millet olarak bütün maddi-manevi hüviyetiyle devlet bünyesinde yer alabilir miydi?
Bu hep gerilim konusu oldu.
Buna “ideolojik devlet” dedik. İdeolojinin özü Kemalizmdi.
“Kemalist kodlar”a uymadıkları düşünülen insanların devlette görev alabilmesi, “Devleti ele geçirme” olarak nitelendi. Hatırlayalım, Haşim Kılıç, yıllarca Anayasa Mahkemesi’nde “Aykırı hücre” muamelesi gördü. Kuşkusuz Özal’ın Haşim Kılıç’ı AYM üyeliğine getirmiş olması da, “Devletin yargıyı çarpık kullanıyor olması”na karşılık bir hamleydi.
Şunu söyleyebiliriz:
- Devlet ele geçirilecek bir yapı olmasın. Hiçbir toplum kesimi devletin gadrine uğrayacağından endişe etmesin.
Ama bu ne zaman ve nasıl gerçekleşir? Bunun cevabını vermek kolay değil.
Ne diyordu Huntington Türkiye’yi tanımlarken?
- Kimliği parçalanmış ülke ya da devlet.
Devletin hala stabil hale geldiğini söylemek mümkün değil.
Tarihin garip cilvesi, dedim. Devlette dindar bir kadro var ve “dini saik”le yola çıktığını iddia eden bir yapı ona karşı darbe girişiminde bulunuyor, bunun için de “devletin stratejik noktalarına soktuğu kadrolar”ı harekete geçiriyor.
Bu, o yapının “devlette bulunma saiki”yle alakalı olamaz. Bir ekip, zaten devleti yönetmekte olan millete saygılı bir kadroyu tasfiye için yola çıkmışsa, bu başkalaşımdır. Bu, “Türkiye’de İslam çok oldu”nun bir başka versiyonudur. Ben “Türkiye’de İslam çok oldu”dan yola çıkan “28 Şubat’ın hiçbir zaman “yerli” bir hareket olmadığı”nı yazarak geliyorum. Bu kalkışma, “İslam Ortadoğu’da da çok oldu” diye düşünen uluslararası odakların, Mısır’da, Suriye’de işledikleri cinayetin bir uzantısıdır.
O yapının bağlıları kendilerine nerede nasıl rol verildiğini anlayabilecek mi bilmiyorum. Ama bu rol asla ve asla “Müslümanca” bir rol değil. Dün “Alnı secdeye gelenler”e alan açanları vurmaya kalkanlar, “alnı secdeli insanlar” olabilirler mi?
Çıldırdınız mı siz?
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026