Ahmet TAŞGETİREN
Geber” bir ruh hali yansıması. “Ölsün” bir ruh hali yansıması. İkisi de bu dönemde ortaya çıktı. Biri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul il müdür yardımcısının dilinden, diğeri TBMM’de Ak Parti grubunun içinden…
“Geber”i seslendiren görevden alındı, Ak Parti sıralarından gelen “Ölsün” sözü, grup başkanvekili tarafından “kabul edilemez” bulundu.
Her iki refleks iyi, ama iktidarın bir “dil sorunu” daha ötede bir “psikoloji sorunu” olduğunu göstermesi açısından da dikkat çekici.
Görünüşte tek tek örnekler halinde bürokrasiden Meclis’e uzanan bir sorun bu. Ama bunlar böyle Hüdai nabit üreyen şeyler de olmazlar. Genel iklim zayıf halkalarda böyle en pespaye boyutlarda patlar ama genel iklimin üzerine de projektör tutarlar.
Ak Parti grup başkanvekili Özlem Zengin, her iki olayda şaşırmış tepkiler verdi. “22 yıllık devlet memuru nasıl söyler bu sözü?” dedi. Ya da “Meclis’te nasıl söylenir o söz?”
“Çok muktedir” bir psikolojik iklim oluştuğu için söylenir. “Çok her şeye sahip, her şeyi belirleyebilecek güçte…” bir psikoloji oluştuğu için söylenir.
İstanbul’da sokağa çıkma yasağı ilan ediyorsunuz, İstanbul’un “Şehremini”ne haber verme gereği duymuyorsunuz. Büyük şehirlerin 11’i sizin dışınızdaki bir siyasi kadro tarafından yönetiliyor ve onların da “Devlet içinde devlet olmak” gibi bir fesat içinde olabileceğinden “işkilleniyorsunuz.” “İşkillenme”yi bir devlet dili haline getirebilmek için hangi psikolojiye sahip olmak lazım?
“Milletin birliğini temsil eden” sayın Cumhurbaşkanı “sadece” Ak Parti il başkanlarına hitap ediyor, salgın günlerinde, Cumhurbaşkanı olarak bütün belediyelerin seferber edilmesi gerekirken, üstelik bu, “milletin birliği” adına değerlendirilebilecek en uygun vesile iken “sadece” Ak Partili belediye başkanlarına hitap ediyor, onlarca televizyon kanalı “siyasi hüviyeti vurgulanmış bu faaliyeti canlı veriyor.
Ak Parti sözcüsü Ömer Çelik’in basın toplantısı bile saatlerce “Canlı” veriliyor. Medya kendisini buna “mecbur” hissediyor.
Herkes “muktedir.”
Ne düşünüyorsunuz, hele bir “Canlı” vermesinler bakalım halet-i ruhiyesi değil mi?
Bakın bu psikoloji, filanca ilin valisine sirayet ediyor, falanca üniversitenin rektörüne sirayet ediyor, sokaktaki zabıtaya, çevirme yapan polise sirayet ediyor.
65 yaş üstüne yönelik sokağa çıkma yasağının ilk günlerinde sokakta yaşlılar hesaba çekildi, tv muhabirleri “yaşlı avı”na çıktı, sözüm ona gençler, sokakta “yakaladığı” yaşlıları makaraya aldı, sonra belli ki Yukarda “Nereye gidiyoruz?” tedirginliği oluştu da, içine “Şefkat” enjekte edilmiş “Büyüklerimiz” söylemi devreye girdi. Cumhurbaşkanı “Büyüklerimiz” deyince Vali için de, çevirme yapan polis için de de zabıta için de “Büyüklerimiz” oldu.
18 yıl iktidar olununca, sistem “Muktedir” olmayı dizayn edince, ortada “Alternatif” gözükmüyor gibi görününce herkesin içindeki “güç gösterisi” arzı endam ediyor olmalı.
“Gerçek şu ki, insan kendisini ihtiyaçtan uzak görünce azgınlaşıverir.” Oysa “Kesin olan şu ki dönüş Rabbinedir.” (Alak suresi, 6,7,8)
Bu ilahi beyanların psikolojik derinliğini anlamak lazım. Bize ne söyleniyor, bakmak lazım.
İktidarın yönlendirdiği medyanın diline bakın, köşelere yansıyan dile bakın, sosyal medya diline bakın. “Geber” de o iklimden çıkıyor “Ölsün” de… Muktedir, mütehakkim, mağrur, yargılayıcı!
Orada bir yerlerde hala “Ölçüler hassasiyeti” kalmışsa “Bu biz miyiz?” diye sormamak mümkün mü?
Bu dil sadece bir siyasi kadroyu gölgelemiyor. Bütün bir alan gölgeleniyor. Kur’an’ın beyanınca “Güce ulaşınca alnını secdeye koyan insan” olmak (Hac suresi, 41), tevazuun da zirvesini bulmak anlamına geliyor. Kur’an’ın “Kudret azmanı” olarak sunduğu tiplerden üzerimize en küçük bir serpintinin bulaşmaması anlamına geliyor.
Bence iktidardaki herkes “Geber” tipi – dili bizim dönemimizde nasıl türedi sorusunu sormalı. “Ölsün” refleksini gösteren adamı nasıl Meclis’e taşır hale geldik sorusunu sormalı. O adamı
CHP Grup Başkanvekilinden çok önce Ak Parti grubu bulup dışlamalı.
Kimse bana kızmasın, son olarak derim ki, şu salgın günlerinde herkes otoriteryen dil üretmek yerine, ölümlü dünyanın farkına varıp kendini hesaba çekmenin bilincini kuşanmalı…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026