Ahmet TAŞGETİREN
Ramazan’ı yeme - içme ile ilişkisi sebebiyle bedeni bir “diyet mevsimi” olarak değil, asıl bir aylık “kişilik diyeti” zamanı olarak değerlendirmek gerekiyor.
Eğer bedenimiz için de bir kendini yineleme söz konusu ise, bunu kişiliğimize yönelik “onarım”ın ikramı gibi görmek lazım.
Kur’an’da 48 yerde geçen bir kelime var: “Kellâ” kelimesi. “Öyle değil” anlamına geliyor. Bu kelimeyi “Bakın, iş bildiğiniz gibi değil” şeklinde anlamak daha doğru olur. Bir tür zihniyet onarımı.
“Şöyle şöyle düşünürsünüz, insan öyle düşünme eğilimindedir ama iş bildiğiniz gibi değil, asıl şöyle bakın o meseleye…” gibi bir anlam.
İnsan hayatında böyle o kadar çok hadise vardır ki. Öyle düşünmeye alışmıştır, suyun akışına göre akıp gitmektedir, şartlanmışlık vardır, öylesi kolay gelmiştir, “Kendine yontma” eğiliminde olduğu için öylesi işine gelmiştir, işte insan Kur’an’da “Kendine gel, iş bildiğin gibi değil” diye uyarılıyor.
Ramazan bir “Kendine bakma” ayı. Evet “İbadet hayatı”na bakma ayı Ramazan, ama asıl, bütün hayatını süzme ayı olarak görmek lazım Ramazan’ı.
Belki ilk önce görülmesi gereken de, İslam’ı sadece “ibadet dini” olarak telakki etmenin eksik bir İslam anlayışı olduğunu bilmektir. Eğer “İbadet”i, kişinin nefes alıp vermesi dahil yapıp ettiği her şeyin Allah ile ilişkisinin farkında olmak anlamına kullanıyorsak, o zaman İslam külli bir ibadet disiplinidir. Ama sır Namazı, Oruc’u, Haccı, Zekat’ı ibadet kapsamında değerlendiriyor,
İslam’ı da bunlardan ibaret gibi görüyorsak, işte o, İslam’ın kapsama alanını daraltmak demek oluyor. Birisinin bize “Kellâ – iş bildiğin gibi değil arkadaş” demesi gerekiyor.
Bir Kur’an ayetinde şöyle buyurulur:
“Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın...” (Münafıkûn, 9)
Bir başka ayet ise şöyledir: Onlar, ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.” (Nur, 37)
Ayetlerde geçen “Allah’ın zikrinden alıkoymasın” ifadesini “Malınız mülkünüz, ticaretiniz, alış verişiniz size Allah’ı unutturmasın” diye anlamak lazım. Yani “Hayatın içine girdiğinizde Allah ile ilişkinizi unutmayın” demek bu. “El kârda gönül Yarda olsun” demektir. Yani “Allah’ı görüyormuş gibi yaşayın” demektir.
İslam’la Müslümanın ilişkisi gerçekten de bu niteliktedir.
Ve evet, hayatın girift çarkı içinde insan kendini dahi unutur. Ölçüyü mölçüyü kaybeder. Gardı düşer. Savrulur. “Kısa günün kârı” öne çıkar. “Evlâdü ıyal” öne çıkar. Statüler öne çıkar. Asıl, “Allah’ı unutmak” felakettir.
Aslında “Namaz” gibi kişinin vaktini tanzim eden “İbadet”ler bile hayatın içinde Allah ile ilişkiyi diri tutmak babında temel disiplinlerdir.
Ramazan bize bir ay süreyle kişilik diyeti fırsatı sunuyor. “Çöz kendini” diyor.
Hani genelde Ramazan’ın son 10 günü icra edilen “İtikâf” diye bir disiplini var ya İslam’ın, o da bir “İçe yöneliş”, “kendini tamir” çabasıdır. “Hesaba çekilmeden önce kendini muhasebe etme” çabası. Hesabı da unutur insan çünkü.
Hani bu yıl, salgın dolayısıyla evlere kapatılmış durumdayız ya, nerede ise hayatın tüm diğer alanları kısıtlanmış durumda ya, sanki bize “İşte size zorunlu itikâf günleri, süzün kendinizi, arının, bakın kendinize, insanlığınıza, Müslümanlığınıza bakın… İçinizde kimi duvarlar çökmüşse, kimi yıkılmalar olmuşsa onarın onları” gibi bir mesaj sunulmuş oluyor.
Hayatın içinde her nerede isek…
“Müslümanlığımız insanlığımız kadardır” denir ya.
Müslümanlık insanlıktır, demek bu. Bir insanlık kalitesidir.
Hayatın içinde her nerede isek evet…
Elimiz kirli namaza duramayız. Kalbimiz kirli ise…
Müslümanlığımız hayatın her neresinde isek oradaki ilahi ölçüyü yaşamak demektir. Orada “Allah’ın bizi görmek istediği gibi görünmek” demektir.
Merhum Ali Galip Cenkciler Hocaefendi “Zengin adamın tesbih çekmesi, parmaklarıyla para sayar gibi yapıp ihtiyaç sahiplerine ikramda bulunmasıdır” derdi.
Devlet adamının hukuku ile garibanın hukuku aynı değildir ki…
Köşe yazanın hukuku ile okuyanın hukuku da aynı değildir. Sosyal medyayı çamura bulayan bir gün hesaba çekilmeyeceğini mi sanır? Ya da bala şeker karıştıran, süte su katan? İşçisinin emeğinden, patronunun mesaisinden çalan?
“Kellâ! İş bildiğimiz gibi değil dostlar!”
Müslüman Allah’ı unutmadan yaşayan insandır. Ramazan’da asıl bu bilinci onarmaya ihtiyacımız var. Aman ha!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026