Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye her döneminde bir dava serisi ile anılır. Bir önceki dönemde Ergenekon-Balyoz davaları yaşandı. Bu davaların özelliği emniyetin, adliyenin, mahkemelerin siyasi kavga sahnesi haline gelmesi ve tasfiye aracı olarak devreye sokulmasıydı. Bu serinin içyüzü çok sonra ortaya çıksa da, kendisini bir değişim süreci dalgaları arasına karışarak gizlese de, gerçek buydu.
2016 darbe girişi sonrası karşımıza yeni bir dava serisi çıktı. Bunlar kalkışma davalarıydı. Gezi olayları, darbe girişimi, casusluk, Çarşı davası gibi parçalardan oluşuyordu. Bu kez işin gizlisi, saklısı, araya sızması yoktu. Bu seri ilk günden itibaren, iktidarın siyasi gücünü tahkim etme aracı olarak ortaya çıktı, devam etti ve devam ediyor.
Tahkim etme nedir?
Siyasi iktidarın kimi uygulamalarına, hukuksuzluğa dayanak yaptığı siyasi söyleminin bu davalar çerçevesinde bir tür ideolojik doğrulanması arayışıdır. İktidar tarafından yakın geçmişe, gelişmelere verilen siyasi anlamın, kesilen ideolojik hükmün, mahkemeler kanalıyla bir tür kanuni bir gömlek giymesi ve gerçeklik haline çevrilme çabasıdır.
O ideolojik okuma nedir?
Öncelikle, toplumun tabii olarak iyi ve temiz olduğu, değişmez bir nitelik taşıdığı, doğal bir denge üzerine oturduğu, onunla uyumlu bir yönetim altında sürekli huzur içinde bulunduğu ön kabulüyle başlar bu okuma.
Birçok otoriter ideolojinin temelini oluşturan bu ön kabul, şu ideolojik önermelerle devam eder:
* Toplum değişmez ve tabi bir dengeye sahipse, sorunların temelinde doğru olmayan bir yönetim veya yönetim anlayışı, siyaset yatar.
* İstenmeyen her değişim, her talep, “doğru, sahici, topluma ait olmayan” bir siyasi arayış ve niyetin bozucu, kirletici etkisidir.
* O zaman doğru bir siyasi yönetim altında, herhangi bir toplumsal talep, herhangi bir toplumsal hareket, herhangi bir toplumsal itiraz, esas olarak maskeli ‘kalkışma’dan ibarettir.
* Bu kalkışma, elbet, toplumun kışkırtılmasının sonucu olarak doğmuştur.
* En nihayet bu mantıkta, ‘kalkışma’lar kaçınılmaz olarak bir dış ayakla açıklanır. Bildiğimiz ‘üst akıl’ yaklaşımıdır bu. Kim olduğu tam bilinmeyen birileri, üst akıl olarak buradaki içerideki küçük akıllar kışkırtır, kullanır ve imkân verirler, onlar da harekete geçer.
Bu kalkışma mantığı, Türkiye’de 2013’ten bu yana uzanan bir söylemsel hegemonyanın temelini oluşturmaktadır.
Bu çerçevede kimi ideolojik uydurmalar, topluma ve bu döneme dair bir hakikatler olarak dayatılmaktadır.
Bu tablo korkunç sonuçlar doğurur.
Hukuku siyasetle ikame eder.
İktidardan yana olanlarla itiraz edenler, yani kalkışmalarda kullanılan ya da kalkışmalara doğrudan doğruya girenler arasında bir tasnife dayanır.
Gezi davası bugün bu bakımdan siyasetin dilini oluşturuyor.
Bu durumun en vahim tarafı toplumda bir karşılık buluyor olmasıdır. Gezi davası sonuçlanmadan önce, kimi anketler Osman Kavala’nın meselesini hiç önemsemeyen hatırı sayılır bir kitlenin varlığına işaret ediyordu.
Bu garip rejim hakikati bir sonraki dönem mutlaka çizilip bozulacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026