Ali BAYRAMOĞLU
Siyasi alan sert. Kürt sorunu ülkeyi boğuyor. Fiili ve sembolik şiddet her yerde ve şekilde kol geziyor.
Kürt Siyasi Hareketi'nin şiddet hamleleri siyasi iktidarı zora sokuyor, siyasi tutumunu boşa düşürüyor ve savunmaya itiyor. Bu savunma halini hükümet başbakanın sertleşen diliyle savuşturmaya, geçiştirmeye çalışıyor.
İdamı böyle tartışıyoruz, açlık grevlerini böyle tartışıyoruz. Muhtemel ölümleri güçler arası bir bilek güreşini izleyerek böyle bekliyoruz.
Savaş ve silahı bunlar üzerine kurulu kuvvet stratejilerini siyasetten saymazsanız, ki saymamak gerekir, Kürt Siyasi Hareketi'nin yasal ayağı siyasetsizlikle malül.
Siyasi iktidarın son dönemlerde konumu, Kürt sorunuyla başedememe hali, Kürt sorununun sağlık sorununa yaklaşır gibi tek taraflı hizmet mantığı içinde ele alması, bundan sonuç alamaması, mevcut siyasi anlayıştan bile uzaklaşmasına, meydan okuma, resmi şiddet diline savurulmasına yol açıyor. Bu da, tam, bir siyasetsizlik halidir.
Paradoksaldır ancak siyasetsizlik dönemlerinde bu durumu üreten siyasi mekanizma ve güç, toplumu iyice kuşatmaya alır ve adım adım içine hapseder.
Bugün bir anlamda böyle bir dönemden geçiyoruz..
Bu durumu görmeyen, hatta üremesine katkıda bulunan siyasi irade kendisine de, topluma da haksızlık ediyor.
Oysa Türkiye'nin son yılını hala, eksiğiyle fazlasıyla, devlet alanında demilitarizasyon, temel hak ve özgürlükler alanında relatif bir genişleme, toplumsal alanda, İslami kesim açısından modernleşme, laik kesim açısından demokratikleşme eğilimleri temsil ediyor.
Biliyoruz ki, bu hareketliliği sağlayan, uluslarası konjonktür ile ülkenin iç dinamiklerinin üst üste oturmasıdır.
Biliyoruz ki, bir yandan Türkiye'nin AB üyeliği için gösterdiği çabalar, reformcu bir dizi politikayı hakim ulusal proje haline getirmiştir.
Biliyoruz ki, diğer taraftan, farklı toplumsal kesimler arasında ilişkiler, bunların devlet karşısındaki yeni konumları ve talepleri reformcu tutumu derinleştirmiş, dahası farklı kesimler arası yeni sentezlere yol açmıştır.
Biliyoruz ki, bu sentez, muhafazakarlaşma iddiaları hilafına, laik, milliyetçi, dindar, muhafazakar farklı değer sistemlerinin tek tek bireylerin bünyesinde aynı anda yer bulması ya da bireyler tarafından çoğul tüketimi üzerine kurulmuştur.
Başta bu durum olmak üzere, bu gelişmelerin 'toplumsal'ı belirleyici bir güç olarak öne çıkardığını söylemek mümkündür. Toplumsal sahadaki bu hareketlilik, hem siyasal değişime yönelik bir meşruiyet kaynağı oluşturmuş, hem kendi içinde farklı deneyimler üzerinden bir dizi kırılma, yüzleşme, kabuk değiştirme hali üretmiştir.
Kırılma, yüzleşme, kabuk değiştirme…
Altını çizin bu kelimelerin…
Bunları mümkün kılan, sık söyleriz, üç temel karşılama olmuştur. Dindar-laik karşılaşması, askeri değer-sivil değer karşılaşması ve (kökü 1990'lı yıllara uzanan) tarih-kimlik karşılaşmasıdır.
Bu üçüncü karşılama özellikle önemlidir. Ve çok yönlü, çok aktörlü ve çok aşamalı olmuştur. 'Din-kimlik' ilişkisi kadar, 'kök-kimlik', 'demokratikleşme-kök-arınma' ilişkisi şeklinde ortaya çıkmıştır. Gerek dindarlar, gerek Kürtler, gerek Aleviler gerek liberaller için geçmişin güncel bir siyasi ve kurucu bir veri olarak kullanılmaya başlanması hatırlama politikalarının ve alıştırmalarının başlangıcını oluşturmuştur.
Siyasi algıda geçmişe yönelik devlet ve güç algısının yanına toplum, topluluklar, toplumlar hareketler, devlet-topluluk ilişkileri gibi unsurlar kendiliğinden eklenmeye başlanmıştır.
Cumhuriyet öncesi yakın dönem, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başı toplumsal açıdan 'ortaya saçıldıkça' katliamlar, kırımlar, çeteler, göçler, travmalar ve acılar tek tek kimliklerin ve liberal demokratlar nezdinde global Türk kimliğinin dekonstrüksiyonunun ve yeniden oluşumunun araçları olmaya yüz tutmuştur.
Ülkede yaşanan değişim bu unsurlar üzerine inşa edilmiştir ve bunlar Kürt sorununun hem devlet hem Kürtler açısından gitmesi gereken ana yönü işaret ediyor.
Toplumu ve değişimi cendereye almayın…
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026