Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye coğrafi konumu ve tarihi bagajı itibariyle zor, krizlere açık bir ülke... Toplumsal dokusu açısından da kırılganlık dozu yüksek bir ülke...
Ezelden beridir, farklıların ve farklılıkların kaynadığı, ancak bunların sadece yan yana, aslında ayrı ayrı yaşayabildikleri bir diyar burası...
Burada aradığımız hep aynı şey olmuştur, benzerlerimizle yaşamayı, benzerlerimizi üretmeyi arzu etmişizdir.
Bu yüzden bugün hâlâ, dindar ya da laik, solcu ya da sağcı, çoğumuz bir cemaat içinde yaşar, bunu yüceltir ve bu yaşam tarzının kavgasını veririz.
Bu yüzden 'siyaset tanımımız' başka diyarlardan farklıdır.
Siyasetten anladığımız bir yanıyla 'kendi topluluğumuzu ve değerlerini değişime kapamak, en katıksız haliyle muhafaza etmek'tir.
Pek çok konuda değişiyoruz, 'devrim üzerine devrim' yapıyoruz, ama bu 'ataerkil kültür'ün ağırlığından kurtulduğumuz söylenemez...
Teslim etmek gerekir ki bu konuda topluluklar arasında 'yarış'ta, 'beyaz-laik cemaat' açık farkla önde gitti, gidiyor...
Çağdaşlık ve demokratlığı, 'kendisine benzeyeni talep etmeye ve yüceltmeye' indirgeyen, kendisinden farklı olanı ise 'ilkellikten gericiliğe kadar uzanan bir skala içinde yargılayan ve dışlayan' bir kültür, bu ataerkil ve köktenci kültür, daha bir süre başımızı ağrıtacak gibi duruyor...
Önümüzdeki seçimlerin önemi az, asıl önemli ve anlamlı olan anayasa yapımına doğru ilerlememiz...
Böyle olunca bu yapım sırasında asıl soru, özgürlük fikri ve ortak demokratik değerler etrafında ne kadar buluşulabileceğimiz olacaktır.
Bu açıdan da en önemli engel, 'toplulukçu yaşam biçimi politikası'dır.
Ve zorluğun asli merkezi laikçi-otoriter beyaz dokudur. Bu doku, dindarlık meselesinden Kürt sorununa kadar, ayrılıkçı denebilecek bir hatta ilerlemektedir.
Kabul etmek gerekir ki, 'toplulukçu yaşam biçimi politikası' CHP'yi, genel olarak solu yok edip bitiren, kendi özünden uzaklaştıran, Türkiye'yi tek partili hale getiren bir meseledir... 'Toplulukçu yaşam biçimi politikası', o topluluğun iç bunalımının tezahürü olarak karşımızdadır.
Bu topluluğa has ayrımcı ve ayrılıkçı anlayışın, laiklik, çağdaşlık, batılılık, modernlik gibi kavramların arkasına saklanması, bu kavramların salt biçimsel sembollerine sarılıp, özünü devre dışı bırakması, artık görüntüyü bile kurtaramaz hale gelmiştir.
Nitekim bu iç bunalım, ikiye bölünmüş kişilikler üretmektedir.
Bu ikili yapı, kendisine demokrat ötekine otoriter bakış ve muamele, hakları tekel altına alan, koşullara bağlayan bir tutuma kapı açmakta, 'üçüncü dünyalı bir elit görüntüsü'nü git gide kuvvetlendirmektedir.
Kuvvetlendirmektedir zira, bu grubun mensupları 'demokrasiyi sadece kendileri için istedikçe onu bir ayrıcalık sistemi olarak dönüştürmek'te, demokrasinin farklı değerler karşısında bir tutum olduğunu unutup, dahası 'onu kendi değer sistemleriyle özdeşleştirmekte'dirler.
Yıllardır, 'Türkiye'nin değişmesi için muhafazakar kesimin değişmesi gerekir' denirdi. Formül açık ara tersine dönmüştür. Muhafazakar kesim değişmektedir, artık ön tıkayan değişmeyen beyaz kesimdir.
Bugün şu aşikar ve hayati bir gelişmedir:
Muhafazakar kesimin taşıyıcı gücü AK Parti Kürt meselesi üzerinden milliyetçiliği dönüştürme hamlesine girişmiş ve böyle bir riski almıştır. Kürt meselesinin çözümü ve siyasi alanın yeniden yapılanmasının kritik noktası burasıdır.
Buna karşın sol mantığın taşıyıcı gücü CHP ise ulusalcı bir itirazın, Kürt meselesindeki teknik homurdanmaların merkezi haline gelmiş, bunun da ötesinde MHP'yle birlikte kendisini her tür dönüşümün önündeki fiili ve zihni engel adayı tasavvur etmeye başlamıştır.
Kürt sorunu ve barış sürecinin yedeğinde yaşanan mesele işte budur.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026