Ali BAYRAMOĞLU
Yıllarca temsil krizinin boğduğu bir siyasi partiler düzenine sahip olduk. Bunun nedenleri arasında vesayetçi yapı ve Kemalist modernist bir anlayış yatıyordu.
Bu düzen 1990 ve 2000'lerde sosyolojik ve politik olarak sarsıldı, hızlı bir değişim baskısı ve bu baskının ürettiği ağır krizlerle karşılaştı.
Ardından bir tür normalleşme ışığı görüldü.
Siyaset mekanizması bir dönem başta AK Parti olmak üzere kimi parçalarıyla toplumu izledi, 'toplumsal' tarafından kuşatıldı.
Ne var ki, bugün farklı bir yerdeyiz.
Geldiğimiz noktada bu kuşatma tersine dönmüş, doku aslına rücu etmiş bulunuyor.
Siyasetin, siyasetçinin toplumu kendi dili, ufku, çatışmalarına hapsetmesi, toplumsal alanı bir tür daraltması halidir bu.
Bu durumda merceğin altına ilk yatırılması gereken kurumlar, devlet-siyaset, devlet-toplum arasındaki bağlantı noktaları olan siyasi partilerdir, kuşkusuz.
CHP'den MHP'ye ve diğerlerini siyasi partiler-toplum arasındaki ciddi engebeler Türkiye'yi adım adım tek partili bir demokratik düzene ya da hakim parti düzenine götürdü. Bugün ise hakim parti ile toplum arasındaki ilişkilerde kimi hatlarda kopukluk yaşanıyor.
Ve pek çok sorun yeniden baş gösteriyor.
İlk sorun, partiler açısından toplumsal değişme ve toplumsal dinamikleri okuma konusundaki zafiyettir. Bu zafiyet, toplumsalı kendi iç döngüsüyle anlama, toplumsal dinamiklerin değişken niteliğini kavrama, siyasi dili ve dokuyu sürekli olarak yeniden yapılandırma eksikliğiyle kendisini gösteriyor.
Örnek mi?
Gezi olaylarının arkasındaki 'toplumsal dalga'yı ele alalım. Parlamentoda temsil edilen hangi siyasi parti bu dalgaya dokunma çabasına girmiştir.
MHP her zaman olduğu gibi toplumsalı teğet geçmektedir.
CHP ise olana faydacı yaklaşma (siyasi iktidarı yıpratma vesilesi ve yerel yönetimlerde kendisine hiç çaba sarf etmeden oy çekme) dışında bir anlama yetisine sahip değildir.
BDP'nin aklı başka yerdedir.
Siyasi iktidar açısından yaşanan temel olarak tepkisel, tehlikeli ve organize nitelikte, esasen kendi varlığını hedefleyen bir sokak hareketidir. AK Parti bu çerçevenin dışına çıkmaya niyetlendiği zamanlarda ise olanı, yeniyi anlamlandırmakda zorluk çekmektedir. Nitekim iktidar çevrelerinde 'ne istedikleri belli değil', 'muhatap kim belli değil…' cümleleri sık telaffuz edilmiştir, edilmektedir.
Kabul etmek gerekir ki siyasetçi için yeni toplumsal nüveleri anlamak kolay değil.. Çünkü yerleşik zihniyetten, bu zihniyetin siyaset tasavvurundan oldukça farklı temeller üzerine kurulular. Nitekim esnek, çoğulcu ve parçalı, itiraz üzerine kurulu, kendi alanına sahip çıkmak isteyen bir siyasallaşma türüne işaret ediyorlar. Talep kadar, bir memnuniyetsizliğe işaret ediyor, bir eksiklik duygusunu ifade ediyorlar. Bu bakımdan, 'iktidar', çoğul ifade edelim üniversiteden kamusal alana 'iktidarlar' karşısındaki tepkisel tutumlarıyla ve artan katılma arzularıyla belirginleşiyorlar.
Anlamak belki zor ama bu zorluk sorunu ortadan kaldırmıyor ve sonucu değiştirmiyor.
Anlamayınca ıskalıyorsunuz.
Iskalayınca asayiş nesnesi olarak tanımlıyorsunuz.
Asayiş nesnesi olarak tanımlayınca toplumsal bir durum karşısında bizzat siz bir asayiş nesnesi haline geliyorsunuz.
Bu yolda ilerledikçe yeni toplumsal durumu, tek doğru ilan ettiğiniz kendi siyasetinizin içine hapsetmeye çabalıyorsunuz.
Sorun sadece 'yeni'yle sınırlı değil...
AK Parti kurduğu siyaset ve hakikat ilişkisiyle tüm muhafazakar ve dindar kesimi de kendi dilinin içine sıkıştırıyor. O alanda yaşanan devasa toplumsal değişimin karşısına bilerek ya da bilmeyerek siyasi ve ideolojik duruşu dikiyor.
Hal bu...
Bu aralar değişeceğe benzemiyor.
Bir kenara not edin, bu, siyasi defterimizdeki yeni sayfadır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026