Ali BAYRAMOĞLU
Benzer bir durum 2008'de yaşanmıştı. Üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasına yönelik tasarı, o güne kadar AK Parti'yi destekleyen sol ve liberal kesim tarafından ani bir tepkiyle karşılanmıştı.
Talepleri 'mütekabiliyet'ti.
'Dindarlara yönelik böyle bir düzenleme tek başına yapılamazdı. Bu düzenleme ancak başka kesimlere yönelik iyileştirilmelerle birlikte olmalıydı.'
Bir özgürlüğün kullanılmasını koşula bağlıyorlardı. Kimlikçilik eleştirisi yaparken güvensizlik üzerine oturan 'karşı kimlikçi' pozisyonu tabi ve doğal görüyorlardı.
O günlerde bu durumu 'Kemalizme göz süzmek' olarak tanımlamıştım. (Bu tasarının AK Parti'ye yönelik kapatma davasında, gerekçe olarak kullanıldığı hatırlatmadan geçmeyelim).
Bir kaç gün önce Türkiye değişim, normalleşme ve demokratikleşme sürecinin en önemli aşamalarından birisine tanıklık etti.
Başörtülü milletvekili 1935'den bu yana ilk kez meclis genel kurulunda yerini aldı.
Toplumda olanı doğal karşıladı. Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, 1999'daki Ecevit'in DSP'sine oranla daha makul davrandı, 'engelleme gösterisi'ne girişmedi.
Ancak hepsi bu değil...
CHP engellemeye kalkışmadı ama çıkışlarıyla, 'hakim ve seçkinci zihniyet sorununun başka kurucu bir boyutu'nu ortaya koydu:
Kibir...
Şafak Pavey'in günlerdir tartışılan konuşması bu açıdan açık ve tipik bir örnek.
CHP Genel Başkan Yardımcısı, konuşmasında önce başörtülü milletvekillerinin mecliste yer alması gerektiğini belirtiyor, ancak bu 'lütuf'tan sonra siyasi kibri ve buyurganlığı dışa vurmaktan geri kalmıyordu.
Sarfettiği şu cümlelerin altını özellikle çizmek gerekir.
'Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında, sevgilisiyle öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemal'e borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum...'
'Türbanla özgürlük ilişkisi bıçak sırtı gibidir. Bir yandan inanç özgürlüğünü temsil eder, öte yandan inanç baskısını. Birçok kadın inanarak örtünürken, birçok kız kendilerini kontrol eden aile güçleri tarafından zorla kapatılırlar...'
Pavey mantığı ya da elitist mantık başörtü ve inanç unsurunu o denli dışlıyor ki, başörtülü genç kızların, farklı değer sistemleri kadar, kendi kimlikleri ve inançlarıyla ilişki içinde yol aldıklarını, kişileştiklerini görmeyecek, hala Mustafa Kemal referansı verecek kadar toplumsal tasavvurdan ve öyküden uzakta duruyor. Kimin neden, nasıl örtündüğünü bilen, başörtüsü ve zorlama ilişkisini yumuşatarak tekrar tedavüle sokan 'kemalist hakem' konumundan sıyrılamıyor.
Pek çok çalışma göstermiştir ki, başını açmak zorunda bırakılan memurlar, öğrenciler, milletvekilleri kendilerini kendi değerlerine, inançlarına oranla aşağılanmış, kirlenmiş hissetmişlerdir. Araştırmalar bir yana, bir laik için biraz empati biraz vicdan bu duyguya dokunmaya yeter de artar.
Ne var ki, Pavey'in temsil ettiği zihniyet, kendisinden o kadar emindir, evrensel değerleri kendi yaşam biçimine o denli uyarlamış durumdadır, empati duygusundan o kadar yoksundur ki, bunu bile algılayamıyor.
Nitekim bir milletvekilinin 'başımı açarak, bir daha kirlenmeyeceğim' sözünü (ki muhtemelen bu söylenmemiş bir söz) kendi üzerine alabiliyor, Buradan dindar, dindar olmayanı tahkir ediyor sonucu çıkarabiliyor.
Etyen Mahçupyan bu konuşmayı ve arkasındaki zihniyeti can evinden yakalamış, şöyle diyor:
'Eğitimli, üst klas bir laik sofistikasyon olarak tasarlanmış bu sunuş, maalesef insana dokunmayan, insani bir durumu hesapçı bir edebi gösteriye dönüştüren nitelikteydi. Tarihe not düşme kaygısının, yaşanmış olanı elinden ve gönlünden kaçırdığını ortaya koyan bir eforizmdi. Sahici ve samimi olmayan bu tür yaklaşımların toplumun geniş kesimlerinin damağında bir çığlık olarak kalması şaşırtıcı olmaz (...) CHP'nin ve belki de laik kesimin esas anlaması gereken Meclis'in bir bienal, siyasetçinin ise bir enstalasyon olmadığı...'dır.
Mesele sadece Pavey ve CHP değil.
Mesele aynı zamanda Gezi sonrası başgösteren AK Parti karşıtlığı dalgasında, kemalist olmayan katmanların bile, karşıtlık duygusu içinde bu konuşmaya sahip çıkmasında...
Mesele aynı çerçevede AK Parti'ye sadece hakketiği konularda değil, her adımında, özgürlükler noktasında bile eleştiri getirme çabası ve yarışmasında...
Bu siyasi ortam, siyasi iktidarın kimi otoriter vurgularının ötesine geçen, iktidar takıntılı, vahim, hastalıklı ve savaşçı bir ortamdır.
Unutmayalım: Demokratik eleştiri ile hastalıklı ve seçkinci muhalefet arasında ince bir çizgi vardır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026