Ali BAYRAMOĞLU
Ülkenin de siyasetin de bugün en önemli sorunu, Başbakan'ın özerklik fikrine sahip olmamasıdır.
Demokratik düzen ve zihniyetin bu kurucu unsurunun eksikliği son dönemlerde karşımıza sıkça kah demokrasi krizi kah kimlikçi siyaset krizi olarak çıkıyor.
Başbakan basının, kültürün, sporun, üniversitenin, hatta bilginin kendi iç dinamikleri üzerinden özerk olmasını kabul etmediği, buna müsaade etmediği gibi, bu alanlara yakınlık ve sadakat esasına göre 'mikro-işletmecilik' düzeyinde müdahalelerde bulunuyor.
Böyle olunca kaçınılmaz olarak siyasi iktidarın kurumsal kararları değil, Başbakan'ın kişisel görüşleri, değerleri tüm alanlara yayılma eğilimi gösteriyor. Ve ortaya bir yandan artan oranda 'totalci bir görüntü', öte yandan 'iktidarın şahsileşmesi' hali çıkıyor,
Başbakan ve çevresi bunu, alınan oyun meşruiyetine ilişkin bir durum olarak algılıyor.
Oysa bu hiç bir şekilde böyle değil ve hiç bir şekilde doğru değil...
Bu konudaki son örnek oldukça açık ve açık olduğu oranda vahim...
Konu yurtlar ve üniversiteli gençlerin kiraladıkları evler meselesi. Finlandiya gezisi öncesi şunları söylüyordu Tayyip Erdoğan:
'1. Kızlarla erkeklerin aynı yerlerde kampüsü paylaştıkları yurtlar, aynı yerlerde kalmalarına fırsat verecek yurtlar bundan sonra olmayacak.
2. Kişilerin özel müstakil evlerinde bir farklı kız, bir farklı genç ikisinin aynı evde kalması ne denli acaba uygun olabilir. Siz kızınıza, oğlunuza böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabiliyor musunuz? Ama eğer bir yasal düzenleme olması gerekiyorsa biz, bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi de yaparız. Şu anda valiliklerin bu konuda inisiyatifleri varsa bu inisiyatifleri de kullanması gerekir...'
Tüm muhafazakarlaşma tartışmalarında olduğu gibi Başbakan'ın yurtlarla ilgili söyledikleri hoşa gider ya da gitmez, ancak bu siyasetin doğal müdahale alanında, siyasi iktidarın tercihleriyle ilgili, meşru sınırlar içinde bir durumdur. İktidarda muhafazakar bir siyasi parti varsa, kamusal alana ilişkin 'muhafazakar' uygulamalar kaçınılmaz olur.
Ancak müstakil evlerle ilgili söyledikleri muhafazakarlık meselesini aşan, inanılmaz ve kabul edilemez bir durumdur.
18 yaşını bitirmiş reşit kişiler, kimlerle nasıl, nerede yaşayacaklarının kararını kendileri verirler. Kamu ahlakına ters durumlar varsa, zaten buna müdahale edecek yasal düzenlemeler mevcuttur.
Dört öğrencinin ya da iki sevgilinin aynı evde oturması bir bireysel tercih ve özgürlük meselesidir, tümüyle özel alanla ilgilidir, demokratik düzende devletin buraya müdahalesi düşünülemez.
Gençlerin kimi davranışları Başbakan'ın hoşuna gitmeyebilir, ancak Başbakan kendi bakış açısını, devlet gücü üzerinden yasa çıkararak devreye sokarsa bu kabul edilmez bir durum oluşturur.
Bırakın bunu hayata geçirmeyi bunun telaffuz edilmesi bile ciddi bir sorun oluşturur, nitekim oluşturuyor.
Kaldı ki, bu sözlerden vazife çıkaracak vali ve kaymakamlar muhtemelen alesta bekliyor.
Başbakan gençler 'bize emanet' diyor konuşmasının bir yerinde...
'Hayır' bir kere Başbakan Türkiye'nin babası, gençlerin vasisi değildir.
'Hayır' reşit insanlar bu açıdan siyasi iktidara emanet değildir. Siyasi iktidar gençlere bu açıdan eğitim ve aile politikaları ötesinde müdahale edemez. İktidarın asli görevi gençlerin güvenliğini sağlamak, özgürlük ve hak alanlarını açık tutmaktır.
Kimin kiminle oturacağına müdahale, özel konutlarda kız-erkek ayrımı, özel alana, özel hayata müdahalenin daniskasıdır. Bu tür düzenlemeler, düşünceler siyasetin toplum üzerinde tahakkümüne yol açar, aynı zamanda totalitarizme kapı açar.
Mesele ve dert ahlaksa, bunu yasaklayan ve müdahale eden politikalarla değil, farklı girişimlerle, sosyal politikalarla, aile işbirliğiyle çözme yoluna gitmelidir siyasi iktidar...
Unutmamak gerekir, Gezi olaylarının büyümesinde, hatta patlamasında bu ataerkil bakış ve üslup önemli bir rol oynamıştır.
Ve son söz: Demokratikleşme sadece sivilleşme değildir. Demokratikleşme aynı zamanda bireyin özgürlük alanının genişlemesi, toplumsal alanın devlet karşısında özerkleşmesi demektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026