Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye 'büyüme-istikrar-demokrasi üçlüsü' üzerinde şekillenen, diğer ifadeyle demokrasi çıtasının yükseldiği, ekonomik refahın arttığı, güven ikliminin ülkeyi kapladığı bir dönemi tamamladı. Sorunlu, krizli, inişli yeni bir dönemi solumaya başladı...
Hangi iç ve dış faktörler sonucu?
Bu köşe, hemen her gün bir ucundan tutatarak bu soruların yanıtlarını arıyor.
Yanıt aramanın farklı yolları var.
En hızlı yol 'siyasi konuma göre tavır alarak durumu açıklamaktır'tır.
Örneğin bir 'dönem geçişi' olmadığını söyleyerek, eğer emareleri varsa 'muhaliflere', 'komplocular'a fatura ederek açıklamak en kestirme ve yaygın bir yoldur.
Ya da tersine; bu durumu faturalandırmak, faturayı siyasi taşıyıcıya, örneğin AK Parti'ye, liderine çıkarmak diğer yoldur. Tüm iniş çıkışları, demokrasi çıtasındaki oynamaları tek aktöre, tek kişiye ve davranışına bağlarsınız. Bu da kestirme ve yaygın bir yoldur.
Siyasi tavır almak, siyasi önsezilerle, siyasi öncüllerle ve konumlarla, olması gerekenin altını çizerek 'neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmek ve söylemek işlemi' siyasi açıdan konforludur.
Ne var ki, bu işlem zaman zaman olup biteni kavramayı, anlamayı, dolayısıyla yönlendirmeyi (kimilerinin deyişiyle siyaset yapmayı, etkili siyaset yapmayı) zorlaştırır.
Anlamak, daha müşkül, daha riskli, daha karışık bir iştir...
Katmanlara ve iç dinamiklere bakmaya yönelmeyi içerir. Doğru ve yanlış, haklı ve haksız gibi ikiliklerin ötesine geçerek, durumu tek tek aktörlerden hareketle ele almayı, daha çoğul olarak bakmayı gerektirir.
Olması gerekeni olanı kavrayarak söylemek siyaseten daha gerçekçidir.
Etyen Mahçupyan'ın 'Mesele Budur' başlıklı yazısı, anlama kodları kuvvetli bir zihnin bu açıdan merceğini koyduğu yeri gösteriyordu.
Şöyle diyordu Etyen:
'Cumhuriyet'in başından bu yana ilk kez iktidar olanaklarını önünde bulan, kamusal alanı belirleme ve şekillendirme gücüne kavuşan bu kesim, henüz kendi içinde 'kurumsal konuşma' yeteneklerine sahip olmadığını ortaya koydu. Laik cemaatle, devletle, askerle nasıl yaşanacağını bilen Türkiye'nin dindarları, bu unsurların siyaseten zayıflayıp çepere çekildiği bir ortamda kamusal alanı birlikte inşa etmeyi beceremediler. İktidarın paylaşılamayan bir alan haline gelmesiyle birlikte alanın güçlü iki aktörü AKP ve Hizmet Hareketi birbirlerini tehdit olarak algılamaya başladılar. Karşılıklı tehdit algısı, içinde yeterince 'mühimmat' barındıran eski defterlerin açılmasına neden oldu ve bir anda dizginlenmesi mümkün gözükmeyen, zaten belki de durması istenmeyen bir çatışma, giderek ahlaki sınırların altına inilen bir dövüş ortamına gelindi...'
Etyen'in bıraktığı bu noktadan devam edelim ve şu soruyu soralım:
Peki neden? Neden böyle oldu? Neden bir iktidar deneyimi böyle seyrediyor?
Yanıtı tavır alarak, işletme ve mantık hataları bularak, özgürlükler açısından olması gerekeni tek eksen kılarak veremezsiniz...
Ancak biraz ısrarlı bakarsanız şunu görürsünüz:
Ortada bir becereksiziklik, demokratik bir eksiklik, bir çatışma ve onu takip eden bir kriz vardır. Ama bu kriz sadece siyasi aktörlerle ilgili değil, aynı zamanda onların üzerinde hareket ettikleri zeminiyle ilgili bir krizdir, dolayısıyla bu zemin üzerinde hareket eden herkesi, kuşatan bir durumdur.
Cemaat, sadakat, dayanışma, siyasetin tahakkümü gibi ataerkil doku araçlarıyla, bu araçların demokratik düzene yedirilmesiyle Türk siyasal sistemi gelebileceği uç noktalardan birisine kadar gelmiştir.
Gelinen noktada bünye bu sentezi başka sorunlar üreterek dışarı kusmaktadır.
O zaman yaşadığımız aktörlerden görece bağımsız, 'demokratik zeminin sığlığı'yla ilgili bir haldir
Bir önceki dönemi yeni girdiğimiz dönemden ayıran muhtemelen budur.
Elbettte, bu noktada daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük olabilir ve olmalıdır.
Siyasi tavırlar bu noktada şekillenip, karşı karşıya gelebilir.
Ancak öz, değişmez.
Ve bu öz sadece AK Parti'nin, cemaatin meselesi değildir, sağdan sola Kürtlerden liberallere bir siyasi tasavvur ve bir siyasi zihniyete uzanmaktadır...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026