Ali BAYRAMOĞLU
İstihbarat teşkilatları işleyişleriyle, örtülü yapılarıyla, özellikle bizim gibi ülkelerde uzun oynadıkları 'gizli polis' rolüyle, korku salan, demokratik düzen açısından 'sorunlu' görülen kurumlar arasında yer alır.
'İstihbaratın demokratik denetimi ilkesi'nin Avrupa Birliği gibi yapıların temel standartları arasında yer alması boşuna değildir.
Şüphe yok ki, eylem alanı genişliği ve denetim yokluğunun yol açtığı sorunlara en açık örnek, Türkiye'de 17 Aralık sonrası ortaya çıkan, emniyet istihbarat birimlerinin işi olan dinleme ve tape furyasıdır.
Emniyet İstihbarat, Jandarma İstihbarat, Genelkurmay İstihbarat ve MİT'ten oluşan, 'ayrışmış, gergin ve çatışmalı' istihbarat dokusunda bütünlüğün sağlanması, bu dokunun elden geçirilmesi, yetkilerinin netleştirilmesi ve denetimi uzun süredir Türkiye'nin el atmadığı ya da atamadığı önemli meseleler arasında bulunuyor.
'Cemaat kalkışması' bu meselenin gündeme gelmesini hızlandırdı.
Ve ilk adım yeni MİT yasası olarak karşımıza çıktı.
İlgililer bu yasayla hem MİT'le ilgili bir boşluğu doldurmayı, hem istihbari bir yeniden yapılanmaya girişmeyi hedeflediklerini söylüyorlardı. Yüksek sesle ifade edilmese de bu yasanın aynı zamanda cemaat-hükümet çatışmasında güçlü bir enstrüman, MİT'i güçlendirerek devlet içi kalkışmalara karşı bir tedbir olarak düşünüldüğü ortadaydı.
Ne var ki yasa metni tepkiyle karşılandı.
Muhalefet kulaktan dolma, hızlı ve biraz da abartılı bir değerlendirmeyle MİT yasasını Erdoğan'ın iktidarını şahsileştirme girişimi, bir 'muhaberat devleti' oluşumu olarak lanse etti.
Ancak hemen belirtmek gerekir ki, abartılı olmakla birlikte eleştirilerde pek çok haklı yön bulunuyordu.
Bunlardan üçü özellikle önemliydi.
Yetki alanı: MİT'in (basın dahil) tüm kurum ve kuruluşlarda bilgi, belge, arşiv isteme yetkisi aşırı geniş tutulmuştu, keyfi bir görüntü sunuyor, pekçok hak ve özgürlük alanını tahrip edecek bir nitelik taşıyordu.
Denetim: Yasada istihbarat faaliyetinin denetimi hiç bir şekilde öngörülmemişti.
Siyasi iktidar ilişkisi: En nihayet istihbarat koordinasyon birimine başbakanın başkanlık yapması hükmü, Bakanlar Kurulu'nun MİT görevlendirmedeki sınırsız yetkisi, iktidarın keyfileşmesi ve şahsileşmenin işareti olarak kabul edilmişti.
Bu eleştiri noktalarına Çankaya da dikkat kesildi. Cumhurbaşkanı'nın böyle bir yasa metnini onaylamayacağını bildirmesi üzerine yasa geri çekildi ve seçim sonrasına bırakıldı.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın son açıklamaları eleştirilerin hükümet tarafından ciddiye alındığını ve yasanın elden geçirildiğini gösteriyordu.
Bu tashih hem yasanın içeriği hem eleştirilerle etkileşimi açısından demokratik düzen için sevindirici bir durumdur.
Nitekim yasaya istihbaratın demokratik denetimiyle ilgili bir hüküm eklendiği anlaşılıyor. Bu, Türkiye tarihi açısından da bir ilktir. İngiliz modeline yakın bir düzenlemeyle TBMM bünyesinde 'İstihbarat ve Güvenlik Denetim Komisyonu' adı altında kurulacak, iktidar ve muhalefet milletvekillerinden oluşacak bir komisyonun yıllık denetimler yapması ve bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi denetime ilişkin 'ilk adım' olarak önemlidir.
Geniş yetkiler konusunda ise yasa metni tam tatmin edici olmasa da kimi sınırlar getirilmiş görünüyor. MİT'in bilgi, belge, arşiv talep etme yetkisi en azından 'görev alanı'yla sınırlandırılıyor. Teşkilatın yurt dışı faaliyetlerle ilgili yetki bölümü yasa metninden çıkartılıyor.
En nihayet yasa metninden 'MİT Bakanlar Kurulu'nun verdiği her tür görevi yapar' ibaresinin ve başbakanın koordinasyon birimine başkanlık yapan hükmünün kaldırılması diğer adımlar arasında.
Bu konu ve yasa ülkenin demokratik düzeni açısından önemlidir.
Konuşulacak, eleştirelecek ve değiştirilecek daha pek çok yönü bulunmaktadır.
Ancak şimdiden şu iki hususun altını çizmekte yarar var.
-Türkiye'nin bu konuda 12 Eylül sonrası 1983'te çıkarılmış yetki yerine teammüllerle çalışan keyfilik dozu yüksek bir yasadan kurtulması, AB dönemine ve kurallarına yakın bir düzenlemeye kavuşması önemlidir.
- Siyasi iktidarın gayri meşru dokulara karşı vereceği mücadelenin hukuk sınırlarında olması, bu istikamette çıkacak yasaların hukuk devleti kurallarına uyması demokrasimizin yakın geleceği açısından hayati bir noktadır.
Yeni yasanın bu çerçevede kalması sevindiricidir ve bu çerçeveye daha çok itilmesi gerekmektedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026