Ali BAYRAMOĞLU
Çözüm süreciyle ilgili Diyarbakır'da bugün yapılacak Çalıştay'a basın dikkat kesildi.
Bunun tek nedeni var: Umut.
Kürt sorununda sağdan soldan yükselmeye başlayan gerginlikler karşısında, barış sürecinin yeni girdilerle ivme kazanması beklentisi ve umudu.
Türkiye alışık olduğu üzere, bir süredir seri bunalımlar yaşıyor.
17 Aralık baskını ve sonrası, gerginlik ve seçim gürültüsü içinde 2014 Nevroz'u, Öcalan'ın Diyarbakır'daki meydanda 1 milyon kişi önünde okunan ikinci mektubu bile yeteri kadar tartışılmadı, yerini bulamadı.
Ancak umudun ilk işareti o günlerde geldi.
Barış sürecinde girilmesi beklenen yeni safhanın hazırlıklarının seçim öncesi yapıldığını kestirmek gerçekten de pek zor değil.
İlkinde olduğu gibi Öcalan'ın ikinci Nevroz mektubunun da doğrudan Başbakan'ın onayını aldıktan sonra okunabildiği açık.
Açık: Bu tür mektuplar bir tür mutabakat metni işlevi görüyorlar.
Barış sürecine inanç, AK Parti'ye ve istikrara destek, müzakere talebi bu mektubun üç esasını oluşturuyordu. Ayrıca BDP'liler Öcalan'la yaptıkları görüşmelere istinaden seçimlerden sonra yeni adımların atılacağını, yeni görüşmelerin başlayacağını ifade ettiğini söylüyorlardı.
Sanırız bunların zamanı geldi ya da yaklaşıyor.
Görüşmeler, Kürt hareketi açısından olmazsa olmaz koşul ve alan haline gelen Rojava, hükümetin atmayı planladığı adımlar gibi konular masa üzerinde duruyor.
Elbet esas olan Kürt sorununun çözüm istikametinde, demokratik bir entegrasyon projesi içinde yol alması.
Bunun yanında Kürt sorununun Türk demokrasisi açısından bir işlevi var.
Yeni safha arifesinde bunun altını da özellikle çizmek gerekiyor.
Ülke olarak biliyoruz ki, barış projesi ciddi ve istikrarlı biçimde harekete geçtiği an Türkiye tekrar demokratik iklimle temas imkanlarına kavuşur ve demokratik istikrar sürer.
Ancak aynı istikrar işlevi ve Türk siyaseti açısından da geçerli.
Bu açıdan önce şunu teslim etmek gerek:
Kürt siyasi hareketi barış sürecinin başladığı günden bu yana sistemi zorlayıcı değil, tersine destekleyici bir rol oynadı.
Ardından da şunu farketmek gerek:
Bu rol Kürt haraketini adım adım siyasal sistemin kurucu ve içkin bir parçası haline getiriyor, onu yeni bir aktörleşme sürecine tabi tutuyor.
Bu son derece önemli bir gelişmedir...
Kürt hareketinin Gezi olaylarında geride durup, hükümet karşıtı dalgada yer almaması, cemaatin saldırı ortamında, bu ortamı meşrulaştırmayarak istikrarı sağlayan bir unsur olması siyasi dengelere şu ana kadar önemli ve belirleyici katkıda bulunmuştur.
Öcalan'ın son Nevroz mesajı bu tavrı açık olarak göstermişti.
Demirtaş, Mart seçimlerinden hemen önce 'AKP karşıtı cephe, eğer 'cemaat-MHP-CHP' cephesiyse biz o cephede değiliz. Öcalan yaptığı Nevroz açıklamasıyla o cephede olmadığını deklare etmiş oldu' diyordu.
Kürt faktörü iç siyasi dengeler açısından önümüzdeki dönemde de ciddi bir rol oynamaya adaydır.
Kürt hareketi herşeyden önce cumhurbaşkanlığı seçimi için önemli bir oy oranını temsil ediyor.
En nihayet sokak istikrarı açısından Kürt hareketinin önemli bir gücü bulunuyor. Kürtler sokağa inmedikçe, sokak siyasetinin çapı ve sınırlarının ölçülü kalacağı açıktır.
Barış yolu tek istikamet olmalıdır.
Aksi halde yukarıdaki satırları tersten okumamız da gerekebilir.
İstikrar yerine tahrip gücü yüksek bir hareket, dalga ve işlev...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026