Ali BAYRAMOĞLU
Bugün önemli bir gün, 2015’in Nevroz’u. Nevroz 2013’ten bu yana siyasi hayatımızın kritik günlerinden birisini oluşturuyor. Her 21 Mart’ta Öcalan, kamuoyu önünde, dolayımsız olarak, Kürt hareketinin ana yörüngesine son şeklini, çözüm süreciyle ilgili Kürt politikalarına son ayarı veriyor.
28 Şubat günü Dolmahçe’de yapılan toplantı ve açıklama 2015 Nevroz’unu daha da önemli kıldı. Siz bu satırlara göz gezdirirken Diyarbakır’da Öcalan’ın mektubu da muhtemelen okunmuş ya da okunuyor olacak.
Süpriz olmazsa ya da olmamışsa, bu mektubun çerçeve çizen, istikamet tarif eden, geçen yıla göre bir adım daha ileri bir içerikte olması beklenir. 28 Şubat’ta açılan kapının desteklenmesi, barış ikliminin teyidi, silah bırakma hedefinin tekrarı ve o malum 10 madde etrafında bir perspektif üzerine kurulu bir metin okunacatır Diyarbakır’da.
Çözüm süreci nasıl ilerler?
Kritik soru elbette bu.
Biliyoruz, HDP’nin alacağı oy, barajı geçip geçmeyeceği, AK Parti’nin bunun karşısındaki durumu, meclis aritmetiği önemlidir. HDP’nin barajı geçmesi halinde, Kürt hareketi açısından güç, meşruiyet, özgüven yükselişiyle çözüm iklimini pekiştirecek bir sonuç verecektir. Elbette, Kürt hareketinin bu gücü Türkiyelileşme ve ikili siyasi davranıştan (hem devletle eklemlenme hem ayrı koldan devletleşme) vazgeçme istikametinde kullanırsa… Bunun yanında HDP’nin barajı geçmesi halinde, Kürt siyasi hareketi ülkenin yeni kurumsallaşma evresinin, en azından anayasanın kurucu aktörlerinden birisi olma imkanına kavuşacaktır. Böyle bir durumda anayasa hazırlıklarının ve uzlaşma arayışlarının da bir yeni müzakere pistine dönüşmesi kaçınılmaz olur.
Böyle bir tablonun getirileri ve elbette riskleri Türkiye’yi Kürt meselesinin ve Kürt aktörlerinin merkezde yer aldığı yeni bir safhaya sokacaktır.
HDP’nin baraj altında kalması halinde de, kanım, çözüm sürecinin aksayacağı düşünülemez. AK Parti ve Erdoğan’ın bu konuda kararlılığı deneyimle sabittir. Böyle bir durumda hükümetin görüşmelerdeki siyasi muhatabı meclis dışı kalmış bir siyasi parti olur.
Peki çözüm süreci sistematiği nasıl yürüyecek?
Muhtemelen bir süre daha sistematik mevcut iki katmanı üzerinden yürüyecektir.
Malum, ilk katman Öcalan’la devlet görevlilerinin, MİT’in, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın yaptığı görüşmelerdir. Çözüm sürecinin ana akışı, ana konuları şüphe yok ki bu katmanda şekillenecektir, bu katman “karar merkezi”ni oluşturacaktır.
İkinci katman ise siyasi iktidar ve siyasi yetkililerle Kürt Hareketi’nin yasal ayağının yapacağı görüşmelerdir. Bu katman ise alınacak kararlar açısından “meşruiyet merkezi”ni oluşturacaktır. Yasal ayağın İmralı’yla, bürokrasinin siyasi iktidarla ve cumhurbaşkanıyla iç içe geçmişliği bu iki katmanı da fiilen iç içe sokmaktadır ve sokmaya devam edecektir.
Sıcak sorulardan birisi şudur:
Bu iki katmanın yeni aktörleri olacak mıdır?
Örneğin, Öcalan’ın sekreterya talebi nasıl karşılık bulacaktır?
Örneğin, İzleme Komitesi kurulacak mıdır? Kurulursa nasıl bir işleve sahip olacaktır? Öcalan’la temas kuracak mıdır? Görüşmeleri izleyecek midir?
Bu soruların henüz kesin yanıtları yok.
Öcalan’ın İzleme Komitesi ve sekreterya konusunda ısrarlı olduğu biliniyor. Hükümetle bu çerçevede bir hazırlık yapıyor. Ancak bu yapıların işlevleri henüz tanımlanmış değil. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün İzleme Heyeti’nin İmralı’ya gitmesi konusunda yaptığı açıklama bunun bir kanıtıydı, şöyle diyordu:
“Ben olumlu bakmıyorum. Başbakanlığım döneminde de akil insanlar içinden bir grubun gitmesini nasıl buluyorsunuz diye sorulduğunda, bunları doğru bulmadığımı söylemiştim. Bunlar doğru şeyler değil. Bu konuda işin başından itibaren her ülkede olduğu gibi istihbarat teşkilatları bunun birinci derecede süreci yönetenleridir. Bu işin yönetimi hükümete üzerine düşeni başlattığı süreç içinde devam ettirmelidir…”
Cumhurbaşkanının bu çıkışı izleme komitesiyle ilgili önemli bir veri olmakla birlikte mutlak bir durumu da ifade etmiyor, daha önceki pek çok örnekte olduğu gibi.
Etkileşim bütün süreçlerde esastir.
Dar yoldaki engeller küçük adımlarla açılıyor.
Ancak büyük resim olumlu ve umut verici…
Esas budur…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026